| Hiçbi' şey yerinde durmuyor, ne yapsam olmuyor
| Nothing stands still, no matter what I do
|
| Flaş çakan mezar taşında fırtınam durulmuyor
| My storm doesn't stop on the flashing tombstone
|
| Tamamladığım zaman yavaştı, şimdi günler an gibi
| It was slow when I completed it, now the days are like the moment
|
| Kaçtığım bi gerçek şeytanım «Tamam» dedim
| I'm a real demon that I ran away I said "OK"
|
| Kimse benle kalmıyor akıp giden zaman gibi
| No one stays with me like time flies
|
| Kendi nezdimde galibim, yüzüm tekti yani
| I'm the winner by myself, so my face was single
|
| Yardıran yanık yürek yalancı yani yâr gibi
| The heart that hurts is a liar, like a lover
|
| Beni kader sever mi? | Does fate love me? |
| Bazı uyanıklar talibi
| Some vigilantes suitor
|
| Yaşanmışlık aştığım kabul etmez bi' haneci
| A householder who doesn't accept that I've been through life
|
| Boğuldum bildiğin, bu gün kafam roket gibi
| You know I've drowned, today my head is like a rocket
|
| Taşra kurnazım yavaşça kaçtı gitti, bitmedi
| My country cunning slowly ran away, it's not over
|
| İnsanların durmayan ve bitmeyen talepleri
| The unceasing and unending demands of people
|
| Arsız onca kahpenin başında yok hesap falan
| There is no account in charge of all those cheeky bitches
|
| Serte bağladığımda bağlı kanunen hesaplarım
| When I connect hard, my legal accounts are connected
|
| Bazen oldu kankayım bu darlayan dumanlara
| Sometimes it happened, my friend, to these narrowing fumes
|
| Verdim er geç aldığın yalan kokan cevapları
| I gave you the answers that smell of lies sooner or later
|
| Bi' kördüğüm bu söküp süründüğüm
| This is what I've been ripping off
|
| Garip bi' kördüğüm, yorulduğum, dövündüğüm
| It's strange that I'm blinded, tired, lamented
|
| Bir çok an demek benim düşüncemin dövündüğü
| Many moments mean that my thought laments
|
| Evet bi' kördüğüm bu, bugün garip bi' gün
| Yeah it's a 'knowledge', it's a weird day today
|
| Kördüğüm bu söküp süründüğüm
| This is what I'm blinded by
|
| Garip bi' kördüğüm, yorulduğum, dövündüğüm
| It's strange that I'm blinded, tired, lamented
|
| Bir çok an demek benim düşüncemin dövündüğü
| Many moments mean that my thought laments
|
| Evet bi' kördüğüm bu, bugün garip bi' gün
| Yeah it's a 'knowledge', it's a weird day today
|
| Kontrolsüz üretirken bitmiyor karanlığım
| My darkness does not end while producing uncontrollably
|
| Zalim olduğum müddetçe tükenmiyor açlığım
| As long as I'm cruel, my hunger is not quenched
|
| Açtığımda cüzdanı yok olmuyor da harçlığım
| My pocket money does not disappear when I open it
|
| Alıştığım durum bu yoksa kimse yok savaştığım
| This is the situation I'm used to, if there's no one else I'm fighting
|
| Kaldığımda yapayalnız bi' şey yok şaşırdığım
| When I stay alone, there is nothing I'm surprised
|
| Veya panik yaptığım, işimdeyim çalıştığım
| Or panicking, I'm at work I'm working
|
| Aldığım bi' darbe değildi kaldırdım da kolları
| It wasn't a blow I took, I lifted my arms
|
| Küçük yaşamlar kaçar ve bi' şey yok başardığı
| Little lives escape and nothing succeeds
|
| Evden eve seyahatler, bi’kaç bindi yaktığım
| Traveling from house to house, I burned a few rides
|
| 2018'de yekten izledim mezarlığı
| I watched the cemetery all over in 2018
|
| Düşmanlarım bitiremez, bi' abazanın domuzluğunda
| My enemies can't finish, in the piggy of a bastard
|
| Yok sürekli gündemimde milletin ne yazdığı
| I don't always have what the people write on my agenda.
|
| Satırlarımı harcadım domuz kanıyken içtiğim
| I wasted my lines that I drank when it was pig blood
|
| Özentiler güldüğüm bi' parti var kıyak bi' gün
| wannabes, there's a party where I'm laughing
|
| Felaketim karmadır bu bitmeyen tiyatroda
| My disaster is karma in this never ending theater
|
| Dörtlüklere döktürür dönen bu döngü kördüğüm
| This loop that turns into quatrains, I'm stuck
|
| Bi' kördüğüm bu söküp süründüğüm
| This is what I've been ripping off
|
| Garip bi' kördüğüm, yorulduğum, dövündüğüm
| It's strange that I'm blinded, tired, lamented
|
| Bir çok an demek benim düşüncemin dövündüğü
| Many moments mean that my thought laments
|
| Evet bi' kördüğüm bu, bugün garip bi' gün
| Yeah it's a 'knowledge', it's a weird day today
|
| Kördüğüm bu söküp süründüğüm
| This is what I'm blinded by
|
| Garip bi' kördüğüm, yorulduğum, dövündüğüm
| It's strange that I'm blinded, tired, lamented
|
| Bir çok an demek benim düşüncemin dövündüğü
| Many moments mean that my thought laments
|
| Evet bi' kördüğüm bu, bugün garip bi' gün
| Yeah it's a 'knowledge', it's a weird day today
|
| Kördüğüm bu | This is what I'm blinded |