| Azizim bu zil çalar uzakta
| My dear, this bell rings far away
|
| Kendini bırakma hayatımız rampa
| Let go, our life is a ramp
|
| Bi' izdir bizi uyanan salakta
| It's a fool who wakes us up
|
| Bugün güneş bize doğacaktır şafakta
| Today the sun will rise to us at dawn
|
| Bu bi' iş, bilinmeyen yollara zor bi' giriş
| It's a 'job, a 'hard' entry into unknown paths
|
| Belki bi' fırsat, aklını fırlat hırsızı harca
| Maybe an opportunity, throw your mind and waste the thief
|
| Kendini bolca bu zorluğa harca
| Spend a lot of yourself on this challenge
|
| Bedel uyanınca, havan kararınca, yalandan olunca bu
| When the price wakes up, when it gets dark, when it's a lie
|
| Korkular anca
| Fears only
|
| Kararttığı can gibi yaktığı çokça
| So much that it burns like the soul it darkens
|
| Arkanı kolla ve de cebini yokla bi' şansını harcama düşmanı harca
| Watch your back and check your pocket, don't waste your chance, spend the enemy
|
| Etrafta çok koku onca kokarca
| So many smells around, so many skunks
|
| Bu insanlar kötü niyetli bolca
| These people have plenty of malicious intent.
|
| Başım da ağrıyor uyku kaçınca
| My head hurts too when I sleep
|
| Kötü düşünceler hepsi başımda
| Bad thoughts are all in my head
|
| Aklım yanıyor benim savaşımda
| My mind is burning in my war
|
| Ayaklar ağrıyor yolda kalınca
| Feet hurt when staying on the road
|
| Şafakta yatmıyor aklı kalanlar
| Those who do not sleep at dawn
|
| Ara sokakta bak ayakları kapkara kimisinin aklı da askıda markada
| Look in the alley, their feet are black, some people's minds are on the brand.
|
| Pas verir aklına gaz verir az ve hemen geri bas bi' sorun yapıcaz
| He gives a pass, gives his mind a little gas and presses back immediately, we'll have a problem
|
| Durmadı korkunuz gelmedi uykusu, uyumadı sorgusu, kaybolan algısı
| Your fear did not stop, his sleep did not come, he did not sleep, his lost perception
|
| Komik elemelerimi yeni sindirip, yeni projelerimi sana bildirir
| It just digests my funny qualifiers and notifies you of my new projects
|
| Yeni kelimelerimin içeriği budur
| This is the content of my new words
|
| Tanır beni eskisi gibi tabi kudur
| He knows me as before, of course he is mad
|
| Düşmanlarımın tek amacı nedir?
| What is the sole purpose of my enemies?
|
| İstediğin bu ve kendini kemir
| This is what you want and
|
| Biticek ömrüm ve bugün değil
| My life will end and not today
|
| Kendini bitirme gel beni bitir
| don't end yourself come finish me
|
| Her satırım yine darbeli gelir
| Each of my lines is pulsed again.
|
| Kafamda roket harbici benim
| I'm a rocket fighter in my head
|
| Git kocakarı gibi hakkımda laf yap
| Go talk about me like a crone
|
| Gel bıcı bıcını yap aklını aliyim
| Come on, do your damn thing, I'll blow your mind
|
| Holigan rapçiler aklımı sikti
| Hooligan rappers fucked my mind
|
| İşim gücüm bu ve ben napiyim?
| This is my job and what am I doing?
|
| İsmini bilmediğim hakkımda laf çıkar
| Make a joke about me that I don't know your name
|
| Hepsinin tek tek ben amına koyim
| I'll fuck them all one by one
|
| Azizim bu zil çalar uzakta
| My dear, this bell rings far away
|
| Kendini bırakma hayatımız rampa
| Let go, our life is a ramp
|
| Bi' izdir bizi uyanan salakta
| It's a fool who wakes us up
|
| Bugün güneş bize doğacaktır şafakta
| Today the sun will rise to us at dawn
|
| Her gece kayboluyorken ruhunu teslim edersin mahvoluyorken
| You surrender your soul every night when you disappear
|
| Katlanıyorsan gözleri matem özveri madem yok yok
| If you are enduring, the eyes are mourning, since there is no self-sacrifice
|
| Üstadım Salvo, hiç!
| My master Salvo, none!
|
| Benim abim Firar, yes!
| My brother Firar, yes!
|
| Senin abin adi, piç!
| Your brother's name, bastard!
|
| Benim abim hakiki!
| My bro is genuine!
|
| Kafam allak bullak ya!
| I'm so confused!
|
| Vurcam vallah İstanbul’da
| I swear I'm in Istanbul
|
| Saltak burda «pa pa»
| Saltak here «pa pa»
|
| İsyanlarda bizden patlar
| It explodes from us in riots
|
| Fark eder mi hiç? | Does it make any difference? |
| Caddelerdeyim
| I'm on the streets
|
| Soğuk ve pislik karakteristik
| Cold and filthy characteristic
|
| Çıkar balistik savcısı belli
| Interest ballistic prosecutor is clear
|
| Yüzdesi elli (ya ya ya ya)
| Fifty percent (either either)
|
| Boş kovalarsın ortama baksan
| If you look around, you would chase empty buckets.
|
| Çoktan yazdım ortam ararken
| I've already written while searching for media
|
| Gözleri kanlı daha vakit erken
| It's too soon with bloody eyes
|
| Ölebilirim ve harbi denerken
| I could die and while I'm really trying
|
| Gözlerim kırmızı olabilir hatta
| My eyes may even be red
|
| Üstelik hastayken
| And when you're sick
|
| Hiç trip atma! | Don't ever trip! |
| (ya)
| (ya)
|
| Sözlerim gaddar! | My words are cruel! |
| (fuck)
| (fuck)
|
| Azizim bu zil çalar uzakta
| My dear, this bell rings far away
|
| Kendini bırakma hayatımız rampa
| Let go, our life is a ramp
|
| Bi' izdir bizi uyanan salakta
| It's a fool who wakes us up
|
| Bugün güneş bize doğacaktır şafakta
| Today the sun will rise to us at dawn
|
| Azizim bu zil çalar uzakta
| My dear, this bell rings far away
|
| Kendini bırakma hayatımız rampa
| Let go, our life is a ramp
|
| Bi' izdir bizi uyanan salakta
| It's a fool who wakes us up
|
| Bugün güneş bize doğacaktır şafakta | Today the sun will rise to us at dawn |