| Dolaşırım. | I roam. |
| Gelip de sayfalara dalaşırım
| I come and dive through the pages
|
| Bak aklımızda kar kıyamet, önünde yargıdır
| Look, snow is the apocalypse in our minds, judgment is ahead.
|
| Bir MC yağdırır elinde kağıdına
| An MC rains his paper in his hand
|
| Bazen olumlu düşünür kendi hakkında
| Sometimes he thinks positively about himself
|
| Zaman akıp giderken şarkılar çıkar
| Songs come out as time flies
|
| Ve bazen cümle yakalanınca şapkalar çıkar
| And sometimes hats come off when the sentence is caught
|
| Ve sayfalar çıkartır aklım, geçmişten kalan
| And my mind pulls out pages, leftovers from the past
|
| Ve gecelerim dört dönerken bu benim hatamdır
| And it's my fault when my nights are turning
|
| Tahtın altın olsa bahtın yine kaldırım
| If your throne is gold, your luck will still be pavement
|
| Rhyme’ı geldi aynadan kabustan kaldırıp
| He came and lifted Rhyme from the mirror from the nightmare
|
| Hasedimle yazarım bazen yani «hrrr»
| I write with envy sometimes so «hrrr»
|
| Zaten insanların küçümsemesi şarkı yaptırır
| People's disdain makes a song anyway
|
| Kuruntudan kuruk kudurdu, derdi bitmiyor
| He's furious with delusion, his troubles don't end
|
| Artı bir şeyler değişirken kimse görmüyor
| Plus nobody sees when things change
|
| Hatalarımın katkısıyla böyle yazılıyor
| This is how it is written with the contribution of my mistakes
|
| Çünkü zaten zarar veren neyse katkı içeriyor
| Because whatever harms it already contains additives.
|
| Yağmur vuruyor yine defterime
| Rain is hitting my notebook again
|
| Var yol, yol uzun yar hedeflerime. | There is a road, the road is long, to my goals. |
| Sans Uzun Bir Yoldur
| Sans is a Long Road
|
| Kanıyor yine yaram; | My wound is bleeding again; |
| arıyorum ölümü beklemek yerine
| I'm looking for death instead of waiting
|
| Yağmur vuruyor yine defterime
| Rain is hitting my notebook again
|
| Var yol, yol uzun yar hedeflerime. | There is a road, the road is long, to my goals. |
| Sans Uzun Bir Yoldur
| Sans is a Long Road
|
| Kanıyor yine yaram; | My wound is bleeding again; |
| arıyorum ölümü beklemek yerine
| I'm looking for death instead of waiting
|
| Dolaşırım. | I roam. |
| Gelip de sayfalara dalaşırım
| I come and dive through the pages
|
| Bak aklımızda kar kıyamet, önünde yargıdır
| Look, snow is the apocalypse in our minds, judgment is ahead.
|
| Bir MC yağdırır elinde kağıdına
| An MC rains his paper in his hand
|
| Bazen olumlu düşünür kendi hakkında
| Sometimes he thinks positively about himself
|
| Sokaklar kan kokar ve harcanır yetenekler
| Streets stink of blood and wasted talents
|
| Art arda geçen yıllar, aklı pisleten
| Years in a row, mind-blowing
|
| Bocalarken hedefe kitlenen bir türlü olmaz istenen
| While faltering, it is impossible to get locked onto the target.
|
| Herkes listedeyken ölümdür beklenen
| Death is expected when everyone is on the list
|
| Gözleri yerlere bakar, önüne kabuslar çıkar
| His eyes look at the ground, nightmares appear in front of him
|
| Art arda şarkılar çıkar, parçalar parçalar!
| Songs come out one after another, parts to pieces!
|
| Yoluna insanlar çıkar, insanlar yolundan çıkar
| People get in your way, people get in your way
|
| Yorulan oyundan çıkar, parçalan parçalan!
| Get out of the tired game, break your pieces!
|
| Oyundan yorulmam. | I don't get tired of the game. |
| Tamam. | OK. |
| Kovulan oyundan falan
| From a fired game or something
|
| Zor ulan, koyunlar da var anlatsam anlamaz
| It's hard, there are sheep too, they wouldn't understand if I told you
|
| Hesaplar geçmişten kalan. | Accounts are from the past. |
| Sorgular, intikam falan
| Queries, revenge etc.
|
| Doğrular ne kadar yalan kasarsa anlamam
| I don't understand how much lies the truth can be
|
| Yağmur vuruyor yine defterime
| Rain is hitting my notebook again
|
| Var yol, yol uzun yar hedeflerime. | There is a road, the road is long, to my goals. |
| Sans Uzun Bir Yoldur
| Sans is a Long Road
|
| Kanıyor yine yaram; | My wound is bleeding again; |
| arıyorum ölümü beklemek yerine
| I'm looking for death instead of waiting
|
| Yağmur vuruyor yine defterime
| Rain is hitting my notebook again
|
| Var yol, yol uzun yar hedeflerime. | There is a road, the road is long, to my goals. |
| Sans Uzun Bir Yoldur
| Sans is a Long Road
|
| Kanıyor yine yaram; | My wound is bleeding again; |
| arıyorum ölümü beklemek yerine
| I'm looking for death instead of waiting
|
| Dolaşırım. | I roam. |
| Gelip de sayfalara dalaşırım
| I come and dive through the pages
|
| Bak aklımızda kar kıyamet, önünde yargıdır
| Look, snow is the apocalypse in our minds, judgment is ahead.
|
| Bir MC yağdırır elinde kağıdına
| An MC rains his paper in his hand
|
| Bazen olumlu düşünür kendi hakkında
| Sometimes he thinks positively about himself
|
| Mikrofonun karşısında böyle düz hayatı
| Such a straight life in front of the microphone
|
| Aykırıyken kimine, kimine fazla düz hayatı
| When it is contrary to some, to some it is too straight life
|
| Bizde genelde ritimde böyle düz hayatım
| We usually have such a flat life in rhythm
|
| Ondan dolayı olayı tam olarak anlayan az
| That's why few people understand it fully.
|
| Zaten herkes anlayamaz!
| Not everyone can understand!
|
| Baskı altında yazınca line’ı herkes aynı
| When you write under pressure, everyone is the same on the line.
|
| Mikrofonun karşısında yap kazayı, bak hasara
| Make the accident in front of the microphone, look at the damage
|
| Olana bak bi' tam olarak ve baskı yapma
| Look what's up and don't press
|
| Ses çıkarma. | Don't make a sound. |
| Kiminin izliy’ceği kaçıncı karma?
| Which karma to follow?
|
| Kaçın, çıkamam aç. | Run away, I can't go out. |
| Kaçıncı karma maç bu piyasada?
| How many mixed matches in this market?
|
| Şimdi bu yana bak
| Now look this way
|
| Kayda bas sorun çıkartmadan. | Bass recording without any trouble. |
| Kalk
| Get up
|
| Yerinde pas
| rust in place
|
| Yağmur vuruyor yine defterime
| Rain is hitting my notebook again
|
| Var yol, yol uzun yar hedeflerime. | There is a road, the road is long, to my goals. |
| Sans Uzun Bir Yoldur
| Sans is a Long Road
|
| Kanıyor yine yaram; | My wound is bleeding again; |
| arıyorum ölümü beklemek yerine
| I'm looking for death instead of waiting
|
| Yağmur vuruyor yine defterime
| Rain is hitting my notebook again
|
| Var yol, yol uzun yar hedeflerime. | There is a road, the road is long, to my goals. |
| Sans Uzun Bir Yoldur
| Sans is a Long Road
|
| Kanıyor yine yaram; | My wound is bleeding again; |
| arıyorum ölümü beklemek yerine
| I'm looking for death instead of waiting
|
| Defterim, ağzım kan; | My notebook, my mouth is blood; |
| yağmur
| rain
|
| Yazdığım bütün şiirler yalan
| All the poems I wrote are lies
|
| Yalan, acı ya hatam nedir; | What is a lie, pain or mistake; |
| gelir eksik hep
| income is always missing
|
| Cennet yanar, gün yağmalar, dünya zaten yalan
| Heaven burns, the day plunders, the world is already a lie
|
| Hep yalan, hep yalan
| Always lie, always lie
|
| Sans uzun bi' yoldur!
| Sans is a long road!
|
| Rap Genius Türkiye | Rap Genius Turkey |