| Şimdi şöyle;
| Now like this;
|
| Gerçek girizgaha daha sonra yapıca'z
| We'll do the real introduction later
|
| Az kalanla hakkı çok doyan mı haklı?
| Is it right?
|
| Yakında Sans
| Sans soon
|
| İnsanlardan gerektikçe kaçılıcak
| People will be avoided as needed.
|
| Papazsan As’la aynı destedeysen
| If you're in the same deck as Papazsan Ace
|
| Yakında Sans
| Sans soon
|
| Bu sadece birikim ilgilendirmeyen
| This is not only about accumulation.
|
| Kimseyi gör ortasında har pirinin betondan ormanlarda
| See anyone in the middle of har piri in the concrete jungles
|
| Yakında Sans
| Sans soon
|
| Kaza bela olmadıkça
| Unless there is an accident
|
| Gergin uykular çokça kez, bölündü korkularla
| Tense sleeps many times, divided by fears
|
| Korkulu rüyalarla, şeytan yüzlü kolpalar at arkasından ar çalışsın
| With scary dreams, let the devil-faced kolpas work behind the horse.
|
| Sikimde çok çalıştı
| Worked hard on my dick
|
| Çocuk değiliz ama çokça ortalık karıştı
| We are not children but there is a lot of confusion
|
| İş değil değiş bi' artık, göz altlarım kırıştı
| It's not a job, change it now, my under eyes are wrinkled
|
| Silinmeme engel olan misilleme Sans
| Sans the retaliation that prevented me from being deleted
|
| Bi' silliye bakan iş bu çalıştır be yaz
| This is a job that looks at a silli, run and write
|
| Aslanlar da sillelerle yüzleşiyor tabi ki ve bitmiyor mücadele
| Of course, the lions also face the silles and the struggle does not end
|
| Her zaman bu şekilde
| always this way
|
| Yıllar geçtikçe istenen gizlenen bekleyip
| Over the years, the desired hides and waits
|
| Yakında Sans arkadaşım, bekleyin! | Soon my friend Sans, wait! |