| Tüm anlamları ve cevapları bulmuşken
| While you've found all the meanings and answers
|
| Bilmem gerekeni bildiğimi sanıyordum
| I thought I knew what I needed to know
|
| Sen dünyaya küfürler saçıyorken
| While you curse the world
|
| Ben toplumcu şiirler yazıyordum
| I was writing socialist poems
|
| Kendime bir söz vermiştim ve sözümde durdum
| I made a promise to myself and I kept my word
|
| Şimdi yalanlar var yamacımda
| Now there are lies on my side
|
| Ah, ben de az değilim, ne dallara kondum
| Oh, I'm not little either, how I landed on the branches
|
| Ama yuvam senin ağacında
| But my home is in your tree
|
| Vursam devirir miyim on adam?
| If I hit, will I knock down ten men?
|
| İlham da, hüzün de bu havadan
| Both inspiration and sadness
|
| Bize bu acılar anadan babadan kalmış, sevgilim
| These pains are inherited from our parents, my darling.
|
| Yüzün aklıma geldi dün akşam
| I thought of your face last night
|
| Tek dal kalmıştı sigaradan
| Only one branch remained from the cigarette
|
| Mutsuz hayatlar bize sıradan olmuş, sevgilim
| Unhappy lives have become ordinary to us, darling
|
| Vursam devirir miyim on adam?
| If I hit, will I knock down ten men?
|
| İlham da, hüzün de bu havadan
| Both inspiration and sadness
|
| Bize bu acılar anadan-babadan kalmış, sevgilim
| These pains are inherited from our parents, my darling.
|
| Yüzün aklıma geldi dün akşam
| I thought of your face last night
|
| Tek dal kalmıştı sigaradan
| Only one branch remained from the cigarette
|
| Mutsuz hayatlar bize sıradan olmuş, sevgilim
| Unhappy lives have become ordinary to us, darling
|
| Aslında uzak gelecekte
| Actually in the distant future
|
| Bir hamakta ve tek başımayken
| In a hammock and alone
|
| Dünyaya en iyi şarkımı susarak söyleyeceğim
| I will sing my best song to the world in silence
|
| Kapına gelemem elde çiçekle
| I can't come to your door with flowers in hand
|
| Benim aram iyi börtü böcekle
| I'm on good terms with bugs
|
| Seviyorsam bir çiçeği, onu bahçeme ekeceğim
| If I love a flower, I will plant it in my garden
|
| Sana bir söz vermiştim ve sözümde durdum
| I made a promise to you and I kept my word
|
| Olmak için doğduğuma dönüştüm
| I've become what I was born to be
|
| Belki fazla değil, ama yine de huzur buldum
| Maybe not much, but still I found peace
|
| Gerekenden fazlasını bölüştüm
| I shared more than necessary
|
| Vursam devirir miyim on adam?
| If I hit, will I knock down ten men?
|
| İlham da, hüzün de bu havadan
| Both inspiration and sadness
|
| Bize bu acılar anadan babadan kalmış, sevgilim
| These pains are inherited from our parents, my darling.
|
| Yüzün aklıma geldi dün akşam
| I thought of your face last night
|
| Tek dal kalmıştı sigaradan
| Only one branch remained from the cigarette
|
| Mutsuz hayatlar bize sıradan olmuş, sevgilim
| Unhappy lives have become ordinary to us, darling
|
| Vursam devirir miyim on adam?
| If I hit, will I knock down ten men?
|
| İlham da, hüzün de bu havadan
| Both inspiration and sadness
|
| Bize bu acılar anadan-babadan kalmış, sevgilim
| These pains are inherited from our parents, my darling.
|
| Yüzün aklıma geldi dün akşam
| I thought of your face last night
|
| Tek dal kalmıştı sigaradan
| Only one branch remained from the cigarette
|
| Mutsuz hayatlar bize sıradan olmuş, sevgilim | Unhappy lives have become ordinary to us, darling |