| Her dakika yanarsan çok geçmeden sönersin
| If you burn every minute, you'll go out soon
|
| Başını alıp gidersen başını alıp dönersin
| If you take your head and go, you will take your head and come back
|
| Benim gibi kesintisiz yanarsan tez sönersin
| If you burn uninterruptedly like me, you will quickly go out.
|
| Başını alıp gelirsen başını alıp dönersin
| If you come with your head, you will come back with your head
|
| Bazıları bazen küfürü hakeder
| Some people deserve cursing sometimes.
|
| Ama onlar için bir günahı haketmem
| But I don't deserve a sin for them
|
| Seni böyle sevmek küfür ahlakende
| Loving you like this is blasphemy morally
|
| Başka küfür bilmem merak etme
| I don't know any other swear words, don't worry
|
| Küfür de olsa üfür, dökülsün küfüm
| Blow even if it is a curse, let my mold pour out
|
| Ecelin körü oldu kalmadı püfüm
| My death has gone blind
|
| Üzerinden yıl geçti gelmedi sükun
| Years passed, the silence did not come
|
| Üzerinden yıl geçti saklama süpür
| It's been years since storage vacuum cleaner
|
| Benden artık sana hayır gelmez
| No more good for you from me
|
| Benden hala sana üç evet gelir
| You still get three yeses from me
|
| Onlar diyorlar ki evet gelir
| They say that yes it will come
|
| Onlara diyorum ki hayır gelmez
| I say to them, no it won't come
|
| Gururumdur en etkisiz
| My pride is the most ineffective
|
| Yaşıyorsun ne tiksinç
| what a disgusting thing you are living
|
| Ölüm silahı tetiksiz
| death weapon without trigger
|
| Yaşamıyorken etiksin
| You're ethical when you're not living
|
| Allah evine ateşler salsın, malum kış üşütmez ısınırsın
| May God set fire to your house, you will be warm as soon as winter is cold
|
| Allah yuvanı dağıtsın, yuvasız kal belki bana sığınırsın
| May God destroy your home, stay homeless, maybe you can take shelter in me
|
| Bana herkesten yakın olabilirsin
| You can be closer to me than anyone
|
| Herşeyden yakın olman mümkün değil
| You can't be close to everything
|
| Şah damarımda dolanabilir misin?
| Can you roam in my jugular vein?
|
| Bu yüzden kandıramaz mülkün beni
| So your property can't fool me
|
| Sanıyor musun ki ülküm yeni
| Do you think that my ideal is new
|
| Senin uğruna sürgün yedim
| I was exiled for your sake
|
| Çaresizlik beni ürkütmedi
| Desperation didn't scare me
|
| Yaralarıma sürdüm seni
| I drove you into my wounds
|
| Ölüm kokuyor dert yine zincirim
| It smells of death, trouble is my chain again
|
| Hep seni attım içime nasıl olurda bencilim?
| I always threw you inside me, how can I be selfish?
|
| Gözlerin kumar, içim kaybettikçe incinir
| Your eyes are a gamble, it hurts when I lose
|
| Aşkı anlat bana hüzün mü, inci mi?
| Tell me about love, is it sadness or pearl?
|
| Hüzün mü, inci mi? | Sadness or pearl? |
| Ben kaybettim bilincimi
| I lost my consciousness
|
| Hep seni tutmak için yitirdim direncimi
| I always lost my resistance to hold you
|
| Susma, gözlerin konuşsun
| Don't be silent, let your eyes speak
|
| Anlat! | To explain! |
| Aşk kör mü, dilenci mi?
| Is love blind or beggar?
|
| Ölüm kokuyor dert yine zincirim
| It smells of death, trouble is my chain again
|
| Hep seni attım içime nasıl olurda bencilim?
| I always threw you inside me, how can I be selfish?
|
| Gözlerin kumar, içim kaybettikçe incinir
| Your eyes are a gamble, it hurts when I lose
|
| Aşkı anlat bana hüzün mü, inci mi?
| Tell me about love, is it sadness or pearl?
|
| Hüzün mü, inci mi? | Sadness or pearl? |
| Ben kaybettim bilincimi
| I lost my consciousness
|
| Hep seni tutmak için yitirdim direncimi
| I always lost my resistance to hold you
|
| Susma, gözlerin konuşsun
| Don't be silent, let your eyes speak
|
| Anlat! | To explain! |
| Aşk kör mü, dilenci mi?
| Is love blind or beggar?
|
| Sen aşk ne bilemezsin
| You don't know what love is
|
| Ağır yüküm omzuma binemezsin
| You can't get on my heavy load
|
| Dokunma! | Do not touch! |
| Ha bir de yorulma ha
| Oh, and don't get tired, huh
|
| Artık gözyaşımı sen bile silemezsin
| Even you can't wipe my tears anymore
|
| Sus, hayat sana pembe
| Hush, life is pink to you
|
| Gitmek istiyorsan buyur, kalmak istiyorsan gelme
| If you want to go, come, if you want to stay, don't come.
|
| Başımı vurduğum duvarlar şahidim ki
| The walls I hit my head on are my witness
|
| İstemem eğer aşk buysa sevme
| I don't want if that's love then don't love
|
| Gözlerim hüzün, biz bittik üzül
| My eyes are sadness, we are finished, sad
|
| Adına kaldırdığım kadehlere sözüm
| My word to the glasses I raise in your name
|
| Unut kalbime defnettiğim sözü
| Forget the word I buried in my heart
|
| Sus çünkü yalan kokuyor diğer yüzün
| Shut up because your other face stinks of lies
|
| Bu ara farkettim ölmüşün
| This time I realized that you are dead
|
| Kalbimi gizli bir yere parkettim görmüşün
| You see I parked my heart in a secret place
|
| Dert bizi boğar, soru sorma geç
| Trouble suffocates us, don't ask questions late
|
| Henüz birşey görmedin bu benim sönmüşüm
| You haven't seen anything yet, this is me
|
| Sözlerin sıcaklığına aldanıpta kısa giyinip
| Being deceived by the warmth of your words, dressed short
|
| Yollarına düşüp, üşüttüğüm sahte bahar bekle biraz
| Wait a while for the fake spring that I fell in your way and got cold
|
| Doğudan batıya, kuzeyden güneye
| East to west, north to south
|
| Sana geldiğim bütün yollarım kanar bekle biraz
| All the ways I come to you bleed, wait a minute
|
| Sanki çok tekin bu yaz
| It's like this summer is so lonely
|
| Sanki biraz daha ters, bir tık daha ayaz
| It's like a little more reverse, a little more frosty
|
| Biraz daha üşü, biraz daha yalnız kal
| A little colder, a little more alone
|
| Biraz daha bensiz, biraz daha yas
| A little more without me, a little more mourning
|
| Ölüm kokuyor dert yine zincirim
| It smells of death, trouble is my chain again
|
| Hep seni attım içime nasıl olurda bencilim?
| I always threw you inside me, how can I be selfish?
|
| Gözlerin kumar, içim kaybettikçe incinir
| Your eyes are a gamble, it hurts when I lose
|
| Aşkı anlat bana hüzün mü, inci mi?
| Tell me about love, is it sadness or pearl?
|
| Hüzün mü, inci mi? | Sadness or pearl? |
| Ben kaybettim bilincimi
| I lost my consciousness
|
| Hep seni tutmak için yitirdim direncimi
| I always lost my resistance to hold you
|
| Susma, gözlerin konuşsun
| Don't be silent, let your eyes speak
|
| Anlat! | To explain! |
| Aşk kör mü, dilenci mi?
| Is love blind or beggar?
|
| Ölüm kokuyor dert yine zincirim
| It smells of death, trouble is my chain again
|
| Hep seni attım içime nasıl olurda bencilim?
| I always threw you inside me, how can I be selfish?
|
| Gözlerin kumar, içim kaybettikçe incinir
| Your eyes are a gamble, it hurts when I lose
|
| Aşkı anlat bana hüzün mü, inci mi?
| Tell me about love, is it sadness or pearl?
|
| Hüzün mü, inci mi? | Sadness or pearl? |
| Ben kaybettim bilincimi
| I lost my consciousness
|
| Hep seni tutmak için yitirdim direncimi
| I always lost my resistance to hold you
|
| Susma, gözlerin konuşsun
| Don't be silent, let your eyes speak
|
| Anlat! | To explain! |
| Aşk kör mü, dilenci mi? | Is love blind or beggar? |