| Hani büklüm büklüm boynunda
| I'm twisted around your neck
|
| Hani paramparça ruhunda
| In your shattered soul
|
| Hani soran gözlerle kapında
| At your door with questioning eyes
|
| Bekleyen dargın anıların gibi
| Like your resentful memories waiting
|
| Hani büklüm büklüm boynunda
| I'm twisted around your neck
|
| Hani paramparça ruhunda
| In your shattered soul
|
| Hani soran gözlerle kapında
| At your door with questioning eyes
|
| Bekleyen dargın anıların gibi
| Like your resentful memories waiting
|
| Ay ışığı bu gece
| moonlight tonight
|
| İkimizin dolu sayfası boş
| Our full page is blank.
|
| Seni bekleyen yok mu ki köşede
| Isn't there anyone waiting for you around the corner?
|
| Çok oldu benim umudum biteli
| It's been a long time my hope is gone
|
| Gittiğin gün gibi aynısı bu gece
| It's the same as the day you left tonight
|
| Bir umut gece lambamın yanması
| One hope is my night lamp burning
|
| Ah… benim aynımsın bu gece
| Ah… you are the same as me tonight
|
| Gözünde yaş çok
| There are so many tears in your eyes
|
| İçinde yara kalmasın bu gece
| May there be no wounds in you tonight
|
| Benim hüznüme varmak zor
| It's hard to reach my sadness
|
| Biliyorum sabahı yok gibi bu gecenin
| I know this night seems to have no morning
|
| Ama var, bir de boş
| But there is, there is also an empty
|
| Üzerime vebali kalmasın bu gece
| Let it not be a plague on me tonight
|
| Acılar senin varisi yok
| Pain is your heir
|
| Biliyorum pişmanlık kurşun bir kalbe
| I know regret is a lead heart
|
| Ama bahanesi yoık
| But there's no excuse
|
| Özlemek düşünülen en zorlu gece
| The most difficult night to miss
|
| Yıkılan yere dönüşün yok
| There's no turning back to the place that was destroyed
|
| Yazılanı çizileni iyi oku bu gece
| Read well what is written and drawn tonight
|
| Alnına yazılana silgi yok!
| There is no eraser for what is written on your forehead!
|
| Ve talihin bahtına küsmesi bu gece
| And the embarrassment of fortune tonight
|
| Kaybolan yıllara kadehim bol
| I have a good glass for the lost years
|
| Alışırsın, acına acımıyor geceler
| You get used to it, it doesn't hurt your pain at night
|
| Burada gökyüzü yok
| no sky here
|
| Sanki seni boğar gibi
| Like it's choking you
|
| Sanki yeniden doğar gibi
| As if reborn
|
| Sanki zaman zaman ölür gibi
| It's like he dies from time to time
|
| Acısını, çilesini çekmediysen
| If you didn't suffer your pain
|
| Masanın birisine sakiyim bu gece
| I'm in love with someone at the table tonight
|
| Bir o kadar asil ve sakin
| So noble and calm
|
| Ne siyah ne beyaz hakiyim bu gece
| I'm neither black nor white right tonight
|
| Arada kaynıyor katil
| Meanwhile, the murderer is boiling
|
| Demiş ki madem faniyiz bu gece
| He said that if we are mortal tonight
|
| Sarılalım ölmeden önce
| Let's hug before I die
|
| Dedim ki
| I said
|
| Sarmak yanlışı
| Wrong to wrap
|
| Taşımak hatanı
| carry your mistake
|
| Aşkta yaşam gibi bitecek
| Love will end like life
|
| Zor olan aklıma düşmesi bu gece
| The hard thing is to fall on my mind tonight
|
| Yolları dikenli, civelek
| The roads are thorny, civelek
|
| Gözleri sürmeli yarime hür mü ki geceler
| Should the eyes be blind, are the nights free?
|
| Kokusu burnuma tütecek
| Its smell will be in my nose
|
| Ne bana ne sana hayırlı geceler
| Good night neither to me nor to you
|
| Uyumamak en ünlü seçenek
| Not sleeping is the most famous option
|
| Susarım, kalbe dumur olur geceler
| I'm silent, the heart becomes dull at night
|
| Ayrılık en acı seçenek
| Separation is the most painful option
|
| Hani büklüm büklüm boynunda
| I'm twisted around your neck
|
| Hani paramparça ruhunda
| In your shattered soul
|
| Hani soran gözlerle kapında
| At your door with questioning eyes
|
| Bekleyen dargın anıların gibi
| Like your resentful memories waiting
|
| Hani büklüm büklüm boynunda
| I'm twisted around your neck
|
| Hani paramparça ruhunda
| In your shattered soul
|
| Hani soran gözlerle kapında
| At your door with questioning eyes
|
| Bekleyen dargın anıların gibi | Like your resentful memories waiting |