| Ortamda dört pussy sekiz uzi ifadenin değişmesi yara izi
| four pussy eight uzi expression change scar
|
| Benim elim bir yerlerinde
| somewhere in my hand
|
| Diğerlerinden intikamcı aklımız
| Our vengeful mind on others
|
| Yavaş bulduğunuz ritimler intihar saplantımız
| The rhythms you find slow are our suicidal obsession
|
| Hakladınız birini de poliste aklandınız
| You got someone, and you were acquitted by the police
|
| Harbi gangsta aklınız hapisteki kankanız
| Real gangsta your mind your in jail bro
|
| Harbi gangsta olsanız göz görürdü yollarınız
| If you were a real gangsta, your roads would see through
|
| Rahat takılmazdınız koltukta bak sırtınız
| You wouldn't be comfortable sitting on the seat, look at your back
|
| Aklınızı mı kaçırdınız? | Are you out of your mind? |
| En kudretli yıldız
| The most powerful star
|
| Mikrofon başında şu an ego saplantımız
| Our ego obsession at the moment at the microphone
|
| Kendimizi yok ederken şahit olan şanssız
| Unlucky to witness as we destroy ourselves
|
| Şu çocuklar kansız, kim rap yapar çıkarsız?
| Those kids are bloodless, who raps without self-interest?
|
| Örneğin çıkartır üstü kızlar aynı hızla devam
| For example, the top girls continue at the same speed.
|
| Davam aman delirecek kadar ciddi tamam
| I'm going crazy serious okay
|
| Kim olduğumu bilenler de kendisine saklasın
| Those who know who I am, should keep it to themselves
|
| Uzun bir ömrün var daha ve tamamen başındasın
| You still have a long life and you are at the beginning
|
| Toz bulutu havalandı
| The dust cloud took off
|
| Az bulunur hava bastık
| We have little air
|
| Kime karabasan bu vokal, kimine yastık
| For whom is this a nightmare, a vocal, for some a pillow
|
| Yazdık astım nefeslerle, toz bulutu havalandı
| We wrote with asthma breaths, the cloud of dust took off
|
| Yas tutulur vefatında vefasızlar yaralandı
| It is mourned, and the unfaithful are injured at his death.
|
| Endişelen aklı çelen kafiyeler gönlü neden çelmediler?
| Why weren't the worrying tempting rhymes tempting the heart?
|
| Çelme takıp dönmediler
| They tripped and didn't come back
|
| Özgüven adı verilen zorbalık
| Bullying called self-confidence
|
| Kocakarılar ortalıkta bocaladılar
| Crones floundering around
|
| Sonrasında hocalarına aslan
| Afterwards, lion
|
| Sansar asla paslanmadı iz tuttukça gönül
| Marten never rusted, as long as it traces
|
| Gösteriyor beni gözler iz buldukça gülüm
| It shows me my smile as the eyes find traces
|
| Söz veriyor herkes ama hep içinden gülüp
| Everyone promises, but always smiling inside
|
| Halımıza yığıldığımızda sakın bakma dönüp
| When we collapse on our carpet, don't look back
|
| Ghettolardan kolejlere servis hattı kurmuşlar
| They set up a service line from ghettos to colleges.
|
| Dolmuşlara dolmuşlar serbest kalıp durmuşlar
| The minibuses were free and stopped.
|
| Can çekişip dört beşini vurmuşlar
| They died and shot four or five of them.
|
| Kalanlar uzaklaşırken sanki dağlar aşmışlar
| As the rest go away, it's like they've crossed mountains
|
| Olanlar çılgınça çalgımlayım aklımca
| What's going on is crazy, I'm playing my mind
|
| Hep yataktan kalkınca muhabbet yok ayrıca
| There is no love when you always get out of bed.
|
| Yükselmen için sırtım olmasa da olurdu
| Even if I didn't have a back for you to rise
|
| Bakışların kor kokuyor, yüreksiz bir domuzsun
| Your eyes smell of ember, you're a heartless pig
|
| (Hey yo! Sansi fazla havalarda toz bulutu havalandı
| (Hey yo! Lucky the dust cloud took off in too much weather
|
| Toz bulutu havalandı, Sansi fazla havalarda toz bulutu havalandı, Biatch!) | Dust cloud lifted, Sansi too much weather dust cloud lifted, Biatch!) |