| Bu yaslandığım terhane, hep belalı pare
| This is the shipyard I lean on, it's always troublesome
|
| Zarar verir bu pare. | This hurts. |
| Pareler piraye
| pares piraye
|
| Lütfedin bu aklıma kinaye. | Please, this is an allusion to my mind. |
| Pare çare
| pare remedy
|
| Pay aldığın bu hakkım aklıma mukayet oldu böyle
| This right that you have received a share of my mind has been like this
|
| Sırtlanıp kırıldım. | I was broken and broken. |
| Bıktım hali
| I'm fed up
|
| Kalbiniz kırılsın. | Let your heart be broken. |
| Aklım hain
| my mind is treacherous
|
| Farkı baki bilmişin. | You knew the difference. |
| İşin içinde ben bişiy
| I'm something in business
|
| Hale nerde bende diil bu böyle yani
| Where is Hale?
|
| Üzgünüm bu geçmişi gelişcek abisi
| I'm sorry, this past will develop, brother
|
| Kendisiyle bazen, çelişcek abisi
| His brother, who will sometimes contradict himself
|
| Kendisine yazdıran gönül viranesi
| The devastation of the heart that dictated to him
|
| Viranenin içinde kendisi çalışcak abisi
| His brother, who will work himself in the desolation
|
| Uzaklarda silah sesi katilin izi
| Gunshot in the distance, the killer's trail
|
| Kendisini silen sesi kendi kendisi
| The voice that erases itself is itself
|
| Açlığın kıskançlığın kudurduğun kadar varım
| I exist as much as your hunger and jealousy
|
| Direk geçildi mavralar şu afra tafranız
| It was directly passed, the corners are right next to you
|
| Hız kesmeden devam eden bu parçalardayız
| We are in these tracks that continue without slowing down
|
| Karartımız kararlı mesafeler aşanlarız
| Our darkness is determined, we are those who cross distances
|
| Uğutlunuzla uykusuz satırların başındayız
| We are at the beginning of sleepless lines with your ugut
|
| Kudurdunuz kudurduğumda. | You were mad when I was mad. |
| Ömür biter mi?
| Does life end?
|
| Aksilikler bitmiyorken hatıralar iğnem
| While the mishaps are not over, memories are my needle
|
| Tabi olduğum hayattı Rap hayatım çarem
| It was the life I was subject to, my rap life was my remedy
|
| Kaybolan bi beş kuruş bu pareler zarar mı?
| A lost penny, is this a loss?
|
| Belki Azrail beklemez beklerim kararını
| Maybe Azrael won't wait, I will wait for your decision
|
| Plandan çıktım arkadaş. | I'm off the plan, friend. |
| Yürek bıraktım
| I left heart
|
| Bak benim bin hasmım oldu onların bir hasmı
| Look, I've had a thousand enemies, one of them
|
| Arkadaş haddini aştı aşkımın bi kısmı çünkü
| Friend crossed the line because some of my love
|
| Haddi aşkı arkadaştan al örümcek hisli
| Come on take the love from a friend with a spider feeling
|
| İz bırakcam hem de bir çok his yüzümde çizgi
| I will leave a trace and many feelings have lines on my face
|
| Ezgiler kadar harami amiyane tabirim
| My term is as haram as melodies and amiyane.
|
| Nedense tane tane çalamıyor misafirim
| For some reason, my guest can't play one
|
| Bu pare pare hatıralarım yerinde yani
| I mean, my memories in this piece are in place.
|
| Zalim ezilmişindi, eskisi yabani
| The cruel was crushed, the old was wild
|
| Sanki öyle tehlikeli öyle cahil
| As if so dangerous, so ignorant
|
| Parçalanmıyorsa geçmişimde napiyim?
| What am I doing in my past if it's not falling apart?
|
| Harda baki sanki anca kar kadar seninle kamil
| Harda is as if it is only as perfect as snow with you
|
| Aşılmayan duvarda var, önümde sanki
| There is an impenetrable wall, as if in front of me
|
| Var tutanda kendini dikilmemiş sürahi
| There is an unsewn jug
|
| Savaşmayan süvariyim bu sözlerim harami
| I'm a non-combatant cavalry, these words are haram
|
| Pare pare hatıralarım yerinde baki | Piece by piece my memories remain intact |