| Senin aileni katleden aklında
| In your mind that murdered your family
|
| Konuşma ki fark eder hakkında
| Don't talk about it makes a difference
|
| İçindeki şeytanın sırtında
| On the back of the devil inside
|
| Sürekli diyor sana, «Hadi ama!»
| He keeps telling you, "Come on!"
|
| Nasıl olması gerekiyorsa öyle yapalım
| Let's do it the way it should be
|
| Ben sade geceleri işime bakarım
| I just mind my business at night
|
| Durumlar ortada hayli kalabalık
| The situations are pretty crowded.
|
| Hayat aynı bi' şarkıyı diyor bana bakıp
| Life sings the same song looking at me
|
| Kanamadı düşünce bir yerim
| I couldn't bleed, I'm a place
|
| Üç sene kovalayıp bulamadım diyelim
| Let's say I chased it for three years and couldn't find it.
|
| Sokakta grevim, uzakta ve yoksul
| My strike in the street, far and poor
|
| Korkak olmaktansa film kopsun
| Instead of being a coward, let the movie break
|
| Hala diri hala dimdiğim
| I'm still alive
|
| Karalarım kaderime kaybedip silgimi
| My scribbles lost to my destiny and my eraser
|
| Eksik etmem cebimden birliği
| I don't miss the unity from my pocket
|
| Ben moruk ODB gibi kirliyim
| I'm dirty like old man ODB
|
| Bu meditasyon ve de yüksek tansiyon
| This meditation and high blood pressure
|
| Tehlikeli silahlar elimde sinyor
| Dangerous weapons in my hand
|
| Misyon zordu hepte zoru denedik
| Mission was hard, we always tried hard
|
| Kimimiz holigan kimimiz de fanatik
| Some of us are hooligans, some of us are fanatics
|
| Rap bi' genetik bizde genleri
| Rap bi' genetics we got the genes
|
| Senin genin kayıp ara gez gezegenleri
| Your gene is lost, wandering planets
|
| Kemküm edenleri gördüm gidenleri
| I've seen those who go away
|
| Kördüm gidenlere törpüyüm ömrüne
| I was blind to those who left
|
| İnsan beşer şaşar ama kaşar
| Humans are surprised, but squint
|
| Çakal asortik dayıların alayı da pedal
| The procession of jackal asortic uncles also pedal
|
| Herkes sinemacı sokaklar butafor
| Everyone is a filmmaker, the streets are butafor
|
| Teste gerek yok, yüksek efor
| No testing needed, high effort
|
| Kafam karışık alışımım çalışır
| I'm confused, my intake works
|
| Alışmaya bünyene karışmaya
| don't get used to getting involved
|
| Yanaşmayan zehir gibi vücuda saklanan yanar döner bi dağ bu lan
| This is an iridescent mountain that hides in the body like an unapproachable poison.
|
| Çalışırım huzura kavuşmaya
| I try to find peace
|
| Ruhum bu dünyadan ayrılmadan
| Before my soul leaves this world
|
| Yaşa bütün olanlara aldırmadan
| Regardless of age
|
| Kışa kömür atan bi' maşa yangın bulan buna
| A tong that throws coal into the winter, finds a fire to it
|
| Saygım kadar kinim de var
| I have as much hatred as my respect
|
| Bana düzgün duran insan yarar
| People who stand straight will benefit me.
|
| Şaka yakını yakala lokalim o kadar bak içine
| Just catch a joke, my local, so look inside
|
| Tamam hep ölene kadar, ölene kadar
| All right until I die, until I die
|
| Senin aileni katleden aklında
| In your mind that murdered your family
|
| Konuşma ki fark eder hakkında
| Don't talk about it makes a difference
|
| İçindeki şeytanın sırtında
| On the back of the devil inside
|
| Sürekli diyor sana, «Hadi ama!»
| He keeps telling you, "Come on!"
|
| Senin aileni katleden aklında
| In your mind that murdered your family
|
| Konuşma ki fark eder hakkında
| Don't talk about it makes a difference
|
| İçindeki şeytanın sırtında
| On the back of the devil inside
|
| Sürekli diyor sana, «Hadi ama!» | He keeps telling you, "Come on!" |