| Uykusuz üçüncü günüm hatıralar içtiğim
| My third day without sleep memories I drank
|
| Şarap bardağında kaybolur kanar yaram
| My wound bleeds lost in the wine glass
|
| Kalan kınandığım müdafa…
| What remains is the defense of my condemnation…
|
| Karanlık kaygılar mütabık…
| Dark concerns agreed…
|
| Yarım kalan bi sigaranın ki şansım
| A half-half cigarette that's my luck
|
| Kir tutan bi tek odanın bir köşesi yansır
| A corner of the only room with dirt is reflected
|
| Büyük bi baskının sekansı ve son seansı
| Sequence and final session of a big raid
|
| Düşman oldu tanımadıklarımda Allah’ın belası
| He became an enemy, God damn it when I didn't know him
|
| Kaybolan bi çok insan var var mı istisnası?
| Are there many people who have disappeared, is there an exception?
|
| Böyle karanlık tutar, çeker, yutar gider
| This is how the darkness holds, pulls, swallows
|
| Velhasıl, tanımadığım kadınlar her şeyin devası
| In short, women I don't know are the cure for everything.
|
| Aksi yönde yürüdüğüm bi yolda kaldırım cilası
| Sidewalk polish on a road I walk in the opposite direction
|
| Bi çok gecem sabahla arkadaş
| I have many nights, friends with the morning
|
| Kasıp kavurdu beynimi yavaşça arkadaş
| Whispered my brain slowly friend
|
| Her gün ayrı bi terhane bu sokaklarda gündem oldu
| Every day, a separate shipyard became the agenda on these streets.
|
| Doldu onca pusu. | It's full of ambush. |
| Üzülmem, sevilmem
| I'm not sad, I'm not loved
|
| Şafak vakti uykusuzluk aslım oldu bak
| Insomnia at dawn has become my origin
|
| Kurnazın yalandı gerçeği. | The truth of your cunning was a lie. |
| Bi zor plan
| A difficult plan
|
| Kopartıp at bi geçmişi yarım kalan tirad bu
| This is a tirade with an unfinished past.
|
| Yarım kalan plan bu. | This is the unfinished plan. |
| Falan filan
| BLA bla
|
| Uzun yollar yorgunluk yarattı
| Long roads created fatigue
|
| Sanrılar sarıldı. | Delusions engulfed. |
| şahsımı samimi saydılar
| they considered me sincere
|
| Sarardım akşam üstü uykular çağırdı
| I turned yellow and called for sleep in the evening
|
| Çok bunaldım. | I am very bored. |
| Algım haklı
| my perception is right
|
| Al kararı bak dedim bi aynaya. | I said take the decision and look in a mirror. |
| Kimim neyim?
| who am i
|
| Ordular sarınca kurdular bu çemberi
| When the armies surrounded, they formed this circle
|
| Her tarafta kan tabanca merhametsiz ol derim
| Blood gun everywhere, I say be merciless
|
| Garip korkular, rüyalar aldım hep ziyan benim
| I've had strange fears, dreams, all my waste
|
| İpini koparan iblis oldu buraya yakın uyak bulun
| It was the demon who broke his rope, find a rhyme near here
|
| Bazen uyanık oldum yarına topladığımda pırtımı
| Sometimes I've been awake when I pick up tomorrow
|
| Parıltı yok ve çok bunaltıyor bi çok parıltı ve
| No glitter and it's so overwhelming a lot of glitter and
|
| Sabahlar oluyo böyle fısıldadığım bi şarkı
| There are mornings like this is a song that I whisper
|
| Şarap tamam savaş zamanı limitsiz karartı
| Wine ok wartime unlimited blackout
|
| Liriksiz ıskalardım açıyı. | I would miss the angle without a lyric. |
| Beynimiz belalı
| Our brains are troubled
|
| Tutunduğum param. | The money I'm holding on. |
| Konuştuğum zarar beyanı
| The damage statement I was talking about
|
| Görmezden gelmiş değilim öyle istisnayı
| I did not ignore such exception
|
| Ben bi kanlı kavganın iadesiyim, cevabı
| I am the return of a bloody fight, the answer is
|
| Şafak vakti uykusuzluk aslım oldu bak
| Insomnia at dawn has become my origin
|
| Kurnazın yalandı gerçeği. | The truth of your cunning was a lie. |
| Bi zor plan
| A difficult plan
|
| Kopartıp at bi geçmişi yarım kalan tirad bu
| This is a tirade with an unfinished past.
|
| Yarım kalan plan bu. | This is the unfinished plan. |
| Falan filan | BLA bla |