| Çeşitli taleplerle geldi daim karşıma
| He always came to me with various demands.
|
| Sebepten el verirken karşılıksız aşkıma
| While giving my hand for the reason, my unrequited love
|
| Onu görünce dört yanımda koptu daim fırtına
| When I saw him, the storm broke all around me
|
| Ve uçtu kaderin elverişi, ben kazandım sonunda
| And fate flew by, I finally won
|
| Üzücü günler yaşadı bütün o olanların ardında
| He lived sad days behind all that happened
|
| Kalemim onu da yumrukladı Oyunun Anlamı'nda
| My pen punched him too in The Meaning of the Game
|
| Sonra herkes dalga geçti ben de boş yapınca
| Then everyone made fun of me when I made it empty
|
| Kimisi aç gözlüyken ben de fazla salağa yattınca
| When some are greedy and I lie too stupid
|
| Unutamadım olanları, güçlenince birazcık
| I couldn't forget what happened, a little bit when I get stronger
|
| Bence bi'çoğu zararlı, bi'çoğu kancık
| I think a lot of it's bad, a lot of it bitches
|
| İleri düşüyor olanların karşılığı, anladın mı?
| The reward for those who are falling forward, you understand?
|
| Ar yapınca karşılık, zarar verince karşılık
| Response for doing damage, recompense for causing damage
|
| Geçmiş hep başımda dönüyo', olanlar oluyo'
| The past is always spinning around in my head', what's happening'
|
| Zemin katında seviştik ve dünya dönüyo'
| We made love on the ground floor and the world turns
|
| Ben kolayca kaybetmem genelde herkes biliyo'
| I don't lose easily, usually everybody knows
|
| Bunu ve zamanın akan o yönüne bedenim karşılıksız nedense
| For some reason, my body is unresponsive to this and that direction of time.
|
| Aşk dediğin bu hâlde olmuyo'
| This is how you call love
|
| Tek taraflı pencere göstermiyo'
| Doesn't show a one-sided window'
|
| Hayat çiğneyip ona tükürüyo
| Life chews and spit on it
|
| Koltuk altı sevdaları uymuyo'
| Armpit loves don't fit'
|
| Burada kalem geçmişi yazdırmıyo'
| Pen does not print history here'
|
| Küfürden ileri gidilmiyo'
| You can't go further than cursing'
|
| Şişede balık ölmüş solunmuyo'
| The fish is dead in the bottle, it's not breathing.
|
| Ara diyo', olmuyo'
| Call it 'it's okay'
|
| Yalnızlığın ortasında şeytan düştü aklıma
| In the middle of loneliness, the devil fell into my mind
|
| Bak her tarafım kapkaranlık, her bi' düşmanım yavan
| Look, it's dark all around me, each of my enemies is insipid
|
| Nedense sen yaban, alıştım artık korkuya
| For some reason you're wild, I'm used to fear now
|
| Al çok diyarda tutulan işim, bu da bi' hediyedir sana
| Take my job held in many lands, this is also a gift to you
|
| Her şey için suçlu'ca'na kendine baksana bi'!
| Look at yourself as if you're guilty of everything!
|
| Hayat zormuş, harbi mi? | Life is hard, really? |
| Mücadeleymiş, öyle mi?
| It was a struggle, was it?
|
| E, peki hangi yetenek edecek, kırabilecek kalbimi?
| Well, what talent will break my heart?
|
| Sansi artık Sans hayatım, bu aralar ben böyleyim
| Sansi now Sans my life, this is how I am these days
|
| Biraz fazla düşünceliyim, yaşımdan yaşlıyım
| I'm a little too thoughtful, I'm older than my age
|
| Geceler alkol yatağı şimdi ve sabahtan başladım bazen
| Nights alcohol bed now and I started in the morning sometimes
|
| Bazen aramı açtım senle, hırpalandık zaten
| Sometimes I broke up with you, we were already battered
|
| Aynen, hitabın kuralı benim kararım
| Exactly, the rule of the address is my decision
|
| Bu böyle cidden, çöküntü yaşarım
| This is how it really is, I'm having a breakdown
|
| Aşarım dehlizi. | I will cross the corridor. |
| Dur, aşamam aşama aşama başarı. | Wait, my phase is success step by step. |
| Eleştirirler beni
| they criticize me
|
| Çekiştirirler yere, karıştırırlar seni
| They pull on the ground, they confuse you
|
| Sen hasarı aldın, ben yanıldım, sen kazandın | You took the damage, I was wrong, you won |