| Kaldı mı şimdi o eski aşk, eski tat?
| Is that old love, old taste left?
|
| Uçup da gitti, gençlik denen fırsat
| It flew away, the opportunity called youth
|
| Bilse ki insan, o günlerin hazzını
| If only people knew the pleasure of those days,
|
| Böyle siyah-beyaz geçer mi hayat?
| Does life pass like this in black and white?
|
| Yağmur yağsın, güneş açsın
| Let it rain, let the sun shine
|
| Gökkuşağı insin başına
| rainbow per human
|
| Gül biraz bugün sen
| Laugh a little today you
|
| Giriyorsun yeni yaşına
| You are entering your new age
|
| Gül biraz bugün sen
| Laugh a little today you
|
| Giriyorsun yeni yaşına
| You are entering your new age
|
| Mumları üfle, bir dilim kes hayattan
| Blow out the candles, cut a slice of life
|
| Hatırla beni, gideceğim yanından
| Remember me, I'll go away
|
| Gidişim öyle bir gidiş ki, hep yanındayım
| My departure is such a departure that I am always with you
|
| Birleşip ayrılan yolun farkındayım
| I'm aware of the way that joins and diverges
|
| Yağmur yağsın, güneş açsın
| Let it rain, let the sun shine
|
| Gökkuşağı insin başına
| rainbow per human
|
| Gül biraz bugün sen
| Laugh a little today you
|
| Giriyorsun yeni yaşına
| You are entering your new age
|
| Gül biraz bugün sen
| Laugh a little today you
|
| Giriyorsun yeni yaşına | You are entering your new age |