| Ben Değilim (original) | Ben Değilim (translation) |
|---|---|
| Yıllardan sonra | after years |
| Bu akşam ilk defa | For the first time tonight |
| Anılar içinde | in memories |
| Başbaşayız seninle | We are alone with you |
| Yıllanmış mektuplar | Aged letters |
| Sararmış resimler | yellowed pictures |
| Hepsi de birer birer | All one by one |
| Gözyaşlarım gibiler | They are like my tears |
| Dokunmayın bu akşam | Don't touch tonight |
| Gözyaşıyla doluyum | I'm full of tears |
| Artık resimlerde kalmış | Now it's in the pictures |
| Bir sevdanın kuluyum | I am the servant of a love |
| Hayır, ben değilim | No, that is not me |
| Ben olamam yanındaki | I can't be next to you |
| Hayır, ben değilim | No, that is not me |
| Yanı başındaki | next door |
| Böylesine dopdopluyken | When you're so full |
| Bugün gözlerim | my eyes today |
| Nasıl da gülmüşüm | How I laughed |
| Şu resimlerdeki gibi | like in these pictures |
| İçimden geliyor | It's coming from inside of me |
| Her şeyi yakıp yıkmak | burn everything down |
| Ne bir mektup, ne bir resim | Neither a letter nor a picture |
| Hiçbir şey bırakmamak | to leave nothing |
| Bu akşam sana ait | This evening belongs to you |
| Ne varsa yakacağım | I will burn anything |
| Anılarla beraber | with the memories |
| Ben de yok olacağım | I will disappear too |
| Hayır, ben değilim | No, that is not me |
| Ben olamam yanındaki | I can't be next to you |
| Hayır, ben değilim | No, that is not me |
| Yanı başındaki | next door |
| Böylesine dopdopluyken | When you're so full |
| Bugün gözlerim | my eyes today |
| Nasıl da gülmüşüm | How I laughed |
| Şu resimlerdeki gibi | like in these pictures |
