| Maestro, Maes
| Maestro, Maes
|
| İstanbul Trip
| Istanbul Trip
|
| Kadıköy Acil
| Kadikoy Emergency
|
| Aah, hahahaha
| Ah, hahaha
|
| Dinle amına
| listen live
|
| Karala gerçeği yazmazsam
| If I don't write the truth in black
|
| Aga ritmi zıvana yapıp sarcaksam
| But if I'm going to tenon and wrap the rhythm
|
| Hiphop elde, bi' çanta dolusu para yine cepte
| Hiphop in hand, bag full of money in the pocket again
|
| Tabi kaçmazsan
| Unless you run away
|
| Karala gerçeği yazmazsam
| If I don't write the truth in black
|
| Aga ritmi zıvana yapıp sarcaksam
| But if I'm going to tenon and wrap the rhythm
|
| Hiphop elde, bi' çanta dolusu para yine cepte
| Hiphop in hand, bag full of money in the pocket again
|
| Tabi kaçmazsan
| Unless you run away
|
| Toparla tayfanı Cypher kurulu köşede bekliyorum
| Pack your crew, I'm waiting in the corner with Cypher board
|
| Adımın yanına lan aygır ekle ringte pes etmiyorum
| Add a stallion next to my name, I don't give up in the ring
|
| Maes; | maes; |
| King Of Fighter! | King Of Fighter! |
| senin işin ne?
| what's your job?
|
| Verilişinde hata var diplomanın
| There is an error in the issuance of the diploma
|
| Sorun senin beyin gelişiminde!
| The problem is your brain development!
|
| Diriliş bu erişim sağla sokağı basar karanlığım
| Resurrection, provide this access, my darkness floods the street
|
| Sesim kulaklarına ziyafet gecelerin daraldığı an
| My voice is a feast for your ears when the nights get tight
|
| Yaktığın sigarayım dişlerinin sarardığı
| I'm the cigarette you light, your teeth turn yellow
|
| Zehirli yeraltı koğuşunda gözlerinin kapandığı
| Close your eyes in the toxic underground ward
|
| Bi yerdeyim, bilenmeyin!
| I'm somewhere, don't know!
|
| Ödetir dilim bedelini
| Pay the slice price
|
| Boş bakma yüzüme sike sike bana saygı duyacaksın
| Don't look blankly in my face fuck you you will respect me
|
| Liderin karşında! | In front of the leader! |
| diz çöktürür kafiyem
| kneel down rhyme
|
| Lan bu oyunu benim kurallarıma göre oynayacaksın
| Damn you will play this game by my rules
|
| Evinde keyif yaparken sokakta her gün gençler ölüyor
| Young people die every day on the street while having fun at home.
|
| Gözlerim şahit bunları görüyor, kader ağları örüyor
| My eyes see these as witnesses, fate weaves webs
|
| Dönüyom, bilenenlere söylüyom
| I'm coming back, telling those who know
|
| Maes geberttiği zihne yanlı gazete örtüyor
| Maes puts biased newspaper on his mind
|
| Ödül yok yarışma değil yeraltı savaş alanı
| No prize no competition underground battlefield
|
| Komuta artık bende, bilinen derde deva keza
| I'm in command now, a known panacea
|
| Amına koyayım benden nasıl yavşak Norm’u sevmemi bekliyorsunuz
| Fuck you, how do you expect me to love slut Norm?
|
| Ulan yıllardır dinliyorken Ceza!
| While you've been listening for years Punishment!
|
| Mic’ta katil Maes, takılı kafaya beresi
| Killer Maes on the Mic, beret on the head
|
| 34−35 fark etmez söyle mekan neresi?
| 34−35 it doesn't matter, tell me where is the place?
|
| Kadıköye gebesin (AMA SAYKO!)
| You are pregnant with Kadıköy (BUT SAYKO!)
|
| Götü fazla kaşanırsa kaçırırım lan hevesi
| If her ass itches too much, I'll miss her enthusiasm
|
| Hennessy iç boş albüm vaatleri vereceğine
| Instead of Hennessy making hollow album promises
|
| Önce beni bi yık sonra fanlarına ben erkeğim de
| First knock me down, then tell your fans I'm a man
|
| Kalça değil, kafa sallatır bu parça
| It's not a hip, this piece makes heads shake
|
| Salça oldum piyasanıza
| I became a tomato paste for your market
|
| Keyif yapıyorum yakılı elde ganja
| I'm enjoying it, burned hand ganja
|
| Karala gerçeği yazmazsam
| If I don't write the truth in black
|
| Aga ritmi zıvana yapıp sarcaksam
| But if I'm going to tenon and wrap the rhythm
|
| Hiphop elde, bi' çanta dolusu para yine cepte
| Hiphop in hand, bag full of money in the pocket again
|
| Tabi kaçmazsan
| Unless you run away
|
| Karala gerçeği yazmazsam
| If I don't write the truth in black
|
| Aga ritmi zıvana yapıp sarcaksam
| But if I'm going to tenon and wrap the rhythm
|
| Hiphop elde, bi' çanta dolusu para yine cepte
| Hiphop in hand, bag full of money in the pocket again
|
| Tabi kaçmazsan | Unless you run away |