| Kurumuş boğazım
| my dry throat
|
| Bekliyorlar yol ağzında onlar
| They are waiting at the mouth of the road
|
| Bir gün beni sorarlarsa suscan
| If they ask me one day, you will be silent.
|
| Elin kanlı çünkü abi demir kapı bundan
| Your hand is bloody because bro, this is the iron door.
|
| Ne özlemi hasret suçun doğasında varsa
| What longing is in the nature of the crime
|
| Yoksulun merhameti gasp
| The mercy of the poor is usurped
|
| Elinde saz
| sedge in hand
|
| Hep beklemiş gözlerinde yaş
| Tears in your eyes that have always waited
|
| Sırtında yas
| mourn on your back
|
| Gün gelecek teraziyi bu insanlar tekmeleyecek
| One day these people will kick the scales
|
| Biz tanığız keşmekeşe
| We are witnesses to the hustle and bustle
|
| En önden arz edicez
| You will present first
|
| Ben sesimden fark edicem yaşlandığımı
| I will realize from my voice that I am getting old
|
| Ya da her şarkıyı veda niyetiyle yazdığımdan
| Or that I wrote every song with the intention of farewell
|
| Sana çirkin hazlarımdan aşklarımdan geri kırıntılar kalcak
| Crumbs will be left for you from my ugly pleasures, my loves
|
| Ve bu yalnız olcak
| And it will be lonely
|
| Senin yandığından daha fazla yanan insanları duymuyorsan eğer
| If you don't hear the people who burn more than you burn
|
| Nasıl olcaz arkadaş
| How will you be friend
|
| Böyle avuç kadar üstümüzde borcu kalır
| Such a handful of debt remains on us.
|
| Ve iyimser bir gül açar parklara
| And an optimistic rose blooms in the parks
|
| Unutulacak dünler
| yesterdays to be forgotten
|
| Yaşanılacak günler var
| There are days to live
|
| Öyle günler var
| There are such days
|
| İnan
| Believe
|
| Yalanmış ziyanmış hayat
| wasted life
|
| Deyip gitme
| don't say go
|
| Hep utancın kar kışında kaldık
| We always stayed in the snow winter of shame
|
| Alkışlara kandık
| We fell for the applause
|
| Öyle yorgun öyle beter sabahlara kalktık
| So tired, we woke up to bad mornings
|
| Bir hayalim gözlerinde saklı
| A dream is hidden in your eyes
|
| Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık
| There is neither going nor expected tomorrows anymore
|
| Hep utancın kar kışında kaldık
| We always stayed in the snow winter of shame
|
| Alkışlara kandık
| We fell for the applause
|
| Öyle yorgun öyle beter sabahlara kalktık
| So tired, we woke up to bad mornings
|
| Bir hayalim gözlerinde saklı
| A dream is hidden in your eyes
|
| Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık
| There is neither going nor expected tomorrows anymore
|
| Artı hep anlattım biliyor musun
| Plus I always told you, you know
|
| Dedim ki dili yok bunun
| I said that it has no language
|
| Kimsesi kimi yok onun
| he has no one
|
| Neşesi düşü yok şunun
| There's no dream of joy
|
| Dedi ki düşür omzunu
| He said drop your shoulder
|
| Ne şiiri ne şarkısı
| Neither poem nor song
|
| Yok işte bir şey oldu
| No, something happened.
|
| Öyle değil işte olmalı bir çözümü
| It's not like that, there must be a solution
|
| Biz onca gece uykumuzu yok yere mi böldük
| Have we lost our sleep all night?
|
| Acıları çekip gözlerini silmiş insanları düşün
| Think of people who have suffered and wiped their eyes
|
| Paramparça düşü
| shattered dream
|
| Unutulacak dünler
| yesterdays to be forgotten
|
| Yaşanılacak günler var
| There are days to live
|
| Öyle günler var
| There are such days
|
| İnan
| Believe
|
| Yalanmış ziyanmış hayat deyip gitme
| Don't say it was a wasted life
|
| Hep utancın kar kışında kaldık
| We always stayed in the snow winter of shame
|
| Alkışlara kandık
| We fell for the applause
|
| Öyle yorgun öyle beter sabahlara kalktık
| So tired, we woke up to bad mornings
|
| Bir hayalim gözlerinde saklı
| A dream is hidden in your eyes
|
| Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık
| There is neither going nor expected tomorrows anymore
|
| Hep utancın kar kışında kaldık
| We always stayed in the snow winter of shame
|
| Alkışlara kandık
| We fell for the applause
|
| Öyle yorgun öyle beter sabahlara kalktık
| So tired, we woke up to bad mornings
|
| Bir hayalim gözlerinde saklı
| A dream is hidden in your eyes
|
| Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık
| There is neither going nor expected tomorrows anymore
|
| Mevcut düzen dahilinde ne aşkı
| What love within the current order
|
| Avunduğun her şey sahte yok aslın
| Everything you're consoling is fake, it's true
|
| Geriye ne kalmış
| what's left
|
| Düşlediğim bir yaşam ve utandığım korkular var
| I have a life that I dream of and fears that I am ashamed of
|
| Gönlümü vermişken hem de
| While I gave my heart
|
| Anlıyorken bir halkı
| While understanding a people
|
| Uykusuzluk sende artık
| Insomnia is yours now
|
| Onlar temizlerler vicdanlarını
| They clear their consciences
|
| Açsa karnın yağma artık isyan sayılır
| If you are hungry, plunder is now considered a rebellion.
|
| Bir anne vedasıdır gerçek hicran tanımı
| It is a mother's farewell, true hijran definition
|
| Kazanmak kirlidir kaybedelim insan kalırız
| Winning is dirty, let's lose, we remain human
|
| Kocaman bir sofra düşün mahallenin ortasında
| Think of a big table in the middle of the neighborhood
|
| Dünyanın tam ortasında
| in the middle of the world
|
| Güneşler büyütür üstümüzde sonra
| The suns grow above us then
|
| Kalır burjuva düşlerin yalanlardan arda
| Your bourgeois dreams remain after lies
|
| İyi söz yazarlarının ne kadar hükmü kaldı
| How much power do good songwriters have left?
|
| Ben sana bu çiçekleri mezarlıktan çaldım
| I stole you these flowers from the cemetery
|
| Çok uluslu yalnızlıkların yanında uzandım
| I lay beside the multinational solitudes
|
| Gökyüzü çok yıldızlı
| The sky is very starry
|
| Unutulacak dünler
| yesterdays to be forgotten
|
| Yaşanılacak günler var
| There are days to live
|
| Öyle günler var
| There are such days
|
| İnan
| Believe
|
| Yalanmış ziyanmış hayat deyip gitme
| Don't say it was a wasted life
|
| Hep utancın kar kışında kaldık
| We always stayed in the snow winter of shame
|
| Alkışlara kandık
| We fell for the applause
|
| Öyle yorgun öyle beter sabahlara kalktık
| So tired, we woke up to bad mornings
|
| Bir hayalim gözlerinde saklı
| A dream is hidden in your eyes
|
| Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık
| There is neither going nor expected tomorrows anymore
|
| Hep utancın kar kışında kaldık
| We always stayed in the snow winter of shame
|
| Alkışlara kandık
| We fell for the applause
|
| Öyle yorgun öyle beter sabahlara kalktık
| So tired, we woke up to bad mornings
|
| Bir hayalim gözlerinde saklı
| A dream is hidden in your eyes
|
| Ne giden var ne beklenen yarınlardan artık | There is neither going nor expected tomorrows anymore |