| Susamış suların akışı gibi
| Like the flow of thirsty waters
|
| Çaresiz gözlerin bakışı gibi
| Like the look of helpless eyes
|
| Kapının ansızın çalışı gibi
| Like the door suddenly knocking
|
| Akrebin ateşte yanışı gibi
| Like a scorpion burning in fire
|
| Vazgeçip uzaktan senin yanında
| Give up and be by your side from afar
|
| Kendime cevapsız soru sormuşum
| I asked myself an unanswered question
|
| Kaybolup giderken fırtınalarda
| Disappearing in storms
|
| Gönlümce bir ıssız ada bulmuşum
| I found a deserted island
|
| Farketmeden senin olmuşum
| I became yours without noticing
|
| Güneşin gölgede kalışı gibi
| Like the shade of the sun
|
| Uykunu düşlere dalışı gibi
| Like falling asleep into dreams
|
| Kalbimin nabzımda atışı gibi
| Like my heart beating on my pulse
|
| Bir yolun bir yere varışı gibi
| Like a road arriving somewhere
|
| Vazgeçip uzaktan senin yanında
| Give up and be by your side from afar
|
| Kendime cevapsız soru sormuşum
| I asked myself an unanswered question
|
| Kaybolup giderken fırtınalarda
| Disappearing in storms
|
| Gönlümce bir ıssız ada bulmuşum
| I found a deserted island
|
| Farketmeden senin olmuşum | I became yours without noticing |