| Gözlerin keman çalardı, dudakların darbuka
| Your eyes were playing the violin, your lips were drumming
|
| Toplumsal içerikliydin liberal alaturka
| You were socially content, liberal alaturka
|
| Komünist yaklaşımlıydın, kapitalist biçimli
| You were communist, capitalist way
|
| Her bakımdan verimli
| Efficient in every way
|
| Soyut somutlaşırken değiştirdik havayı
| We changed the air while the abstract became concrete
|
| Sak üstünde damdağan vur beline kazmayı
| Hit your back
|
| Tavus kuşu gibiydin, dönüp dönüp baktıran
| You were like a peacock, turning and staring
|
| Oturup konuşunca felsefeyi saptıran
| The one who perverts philosophy when he sits and talks
|
| Mürekkebi yalamış yutmuş gibi bakardın
| You looked like you licked the ink
|
| Kitabı ters tutunca gözlerimi kapardım
| I used to close my eyes when I held the book upside down
|
| Bir garip ambalajdın dört tarafı fiyonklu
| It was a strange package with bows on all four sides
|
| Obsesif bir içerik nevrastenik boyutlu
| An obsessive content with a neurasthenic dimension
|
| Anlaması zordu biraz tanımazdım Memduh’u
| It was difficult for him to understand, I did not know Memduh a little
|
| Zaten doldurmak gerekti diyalektik boşluğu
| It was necessary to fill the dialectical gap anyway.
|
| Gözlerin keman çalardı, dudakların darbuka
| Your eyes were playing the violin, your lips were drumming
|
| Toplumsal içerikliydin liberal alaturka
| You were socially content, liberal alaturka
|
| Komünist yaklaşımlıydın, kapitalist biçimli
| You were communist, capitalist way
|
| Her bakımdan verimli
| Efficient in every way
|
| Soyut somutlaşırken değiştirdik havayı
| We changed the air while the abstract became concrete
|
| Sak üstünde damdağan vur beline kazmayı
| Hit your back
|
| Hedefimiz mutluluktu iki çiçek bir böcek
| Our goal was happiness, two flowers, one insect.
|
| Tek göz olmuş evimizde tüketim tükenecek
| Consumption will run out in our one-eyed home
|
| Düşlerimiz satılmadan şarkı olup gidecek
| Our dreams will become songs without being sold
|
| Besbedava sersefil çocuklar dinleyecek
| Evil free children will listen
|
| Issızlığım ağlaşırken yalnızlığım gelecek
| My loneliness will come as my desolation cries
|
| Tutup ellerimden beni bir yere götürecek
| Take my hands and take me somewhere
|
| Has bahçenin elmasından ısırıklar alırken
| While taking bites from the apple of the orchard
|
| Paradoksal bir anlamda ilk ayvayı yiyecek
| In a paradoxical sense, he will eat the first quince.
|
| Gözlerin keman çalardı, dudakların darbuka
| Your eyes were playing the violin, your lips were drumming
|
| Toplumsal içerikliydin liberal alaturka
| You were socially content, liberal alaturka
|
| Komünist yaklaşımlıydın, kapitalist biçimli
| You were communist, capitalist way
|
| Her bakımdan verimli
| Efficient in every way
|
| Soyut somutlaşırken değiştirdik havayı
| We changed the air while the abstract became concrete
|
| Sak üstünde damdağan vur beline kazmayı
| Hit your back
|
| Erkeğin olmuştum artık radikal bir emniyet
| I was your man now a radical safety
|
| Feminist akımların boş bulduğu zihniyet
| The mentality that feminist movements find empty
|
| Bütünleşmek bu diyordun hadi koçum aslanım
| You were saying this is integration, come on, my coach, my lion
|
| Pratikte sen olmuştum kendime bir varsayım
| I've practically been you, an assumption to myself
|
| Belki hayat tümüyle eylemin kendisiydi
| Maybe life was all action
|
| Ama bunu tek tek anlamak boyut meselesiydi
| But understanding it one by one was a matter of size
|
| Diyordun ki aptalım evde kalıyor diye
| You were saying that because my idiot is staying at home
|
| Bak ne güzel satıyor şarkıları Zülfü'ye
| Look how well he sells his songs to Zülfi
|
| Gözlerin keman çalardı, dudakların darbuka
| Your eyes were playing the violin, your lips were drumming
|
| Toplumsal içerikliydin liberal alaturka
| You were socially content, liberal alaturka
|
| Komünist yaklaşımlıydın, kapitalist biçimli
| You were communist, capitalist way
|
| Her bakımdan verimli
| Efficient in every way
|
| Soyut somutlaşırken değiştirdik havayı
| We changed the air while the abstract became concrete
|
| Sak üstünde damdağan vur beline kazmayı
| Hit your back
|
| Haftasonu dediğin gazetenin adıydı
| It was the name of the newspaper you said on the weekend
|
| Senin için hayatın vazgeçilmez tadıydı
| It was the indispensable taste of life for you
|
| Tutuşturup eline üç gün rahat ederdim
| I'd put it in your hand and relax for three days
|
| Geri kalan dört günde ben de walkman dinlerdim
| I used to listen to Walkman in the remaining four days.
|
| Adlear reaksiyonu antifreud sentezi
| Adlear reaction antifreud synthesis
|
| Doğrusu muydu acep bizim Nisa Suresi
| Was it true, acep our Surah An-Nisa
|
| Sabır, namus ve erdem şarkıların maması
| Patience, honor and virtue are the food of songs
|
| Aç kalıyorsa eğer evden kaçar karısı
| If he is hungry, he runs away from home, his wife
|
| Gözlerin keman çalardı, dudakların darbuka
| Your eyes were playing the violin, your lips were drumming
|
| Toplumsal içerikliydin liberal alaturka
| You were socially content, liberal alaturka
|
| Komünist yaklaşımlıydın, kapitalist biçimli
| You were communist, capitalist way
|
| Her bakımdan verimli
| Efficient in every way
|
| Soyut somutlaşırken değiştirdik havayı
| We changed the air while the abstract became concrete
|
| Sak üstünde damdağan vur beline kazmayı | Hit your back |