| Çünkü ben içeri düşmeden önce de siyasi değildim, siyasetle uğraşmıyordum
| Because before I was imprisoned, I wasn't political, I wasn't dealing with politics.
|
| Düştükten sonra da olmadım
| I was not even after I fell
|
| Fakat benim siyasi olmam gerekmez ki
| But I don't have to be political
|
| Çünkü ben dünyaya gelirken doğuştan siyasi bir insan olarak geldim
| Because when I was born, I was born as a political person.
|
| Uzun hikaye, bilmediğini bildiğim
| Long story, I know you don't know
|
| Kulaklığını terletir bu bana hitabı müziğin
| This makes your earphones sweat
|
| Sana hayatı çiziyim, bi’yorum yap da göreyim
| Let me draw you life, leave a comment so I can see
|
| Bu seni sıktıysa bile hi-hat'imi diziyim
| Even if it bores you, I'll string my hi-hat
|
| İşin düzünü tersini de dinletiriz neslin bak
| We'll make you listen to the opposite, look, generation
|
| İhtiyacı buydu ülkenin ben de verdim
| This was what the country needed, so I gave
|
| Panzehirdim, acıyı sağlayansan hep zehirdim
| I was the antidote, if you provided the pain, I was always the poison
|
| Metris Cezaevi’nden beri gerekli müziğim
| My necessary music since Metris Prison
|
| Yirmi ışık yılı önde sözlerim, beat verin
| Twenty light years ahead my words, give me a beat
|
| Ben drum ve kick derim lag hoşuna gitti mi
| I say drum and kick lag do you like it
|
| Bi' kenara çekilmişin mücadelen bitti mi
| You've stepped aside, is your fight over?
|
| Anlamazsın tabi abi bu ninninin ritmini
| Of course, you wouldn't understand the rhythm of this lullaby.
|
| Hollywood filmidir o izlediğin klasik
| It's a Hollywood movie, it's the classic you watched
|
| Gerçek hayattan alıntı istediğin bilezik
| The bracelet you want quote from real life
|
| Eski kulağı kesiklerden MC’lerle gezdik
| We toured with MCs with old ear cuts
|
| Biz ne görüp yaşadıysak albüm diye dizdik
| We arranged what we saw and experienced as an album.
|
| Bu zülfikar, zokayı yuttular
| This Zülfikar, they swallowed the bait
|
| Yoluma çıktılar aşırı kaygılar
| Excessive worries got in my way
|
| Bu zülfikar savaş yerinde duran
| This zülfikar standing in the battlefield
|
| Aşırı korkular var elinde duman
| You have extreme fears, smoke in your hand
|
| E tabi korku filmi heyecanlı olmalıydı
| Well, the horror movie should have been exciting.
|
| İdealist olmanın sınırı müzik olmamalı
| Music shouldn't be the limit to being idealistic
|
| Beline kadar uzanmayan yorganları hatırla
| Remember the quilts that don't reach the waist
|
| Yavaş yavaş iflas eden organları hatırlat ki
| Remind me of slowly failing organs
|
| Azınlık olan nesil tüm olanları hatırlar
| The minority generation remembers all that happened
|
| Savaşmaktan yorulmadık dinlemekten sıkılma
| We're not tired of fighting, don't get tired of listening
|
| Senin için yıkılmadık anlıyosun çocuk bak
| We're not down for you, you understand, kid.
|
| Olanlara takılmadan yaşamak gerek biraz
| It is necessary to live a little without getting stuck with what happened.
|
| Tarihin tekerrürü içtenliğin öngörümü
| The repetition of history, the prediction of sincerity
|
| Biyografini kaydetmek, görmek ölümü
| Saving your biography, seeing death
|
| Her şeyden öte nefes almak, kafa salla
| Breathe above all else, nod
|
| Çok konuşup az üreten boş yapıyo çünkü
| Talking a lot and producing less is doing nothing because
|
| Herkesin bilmesi gerekmez beyaz bi' büyüdür bu
| Not everyone needs to know it's white magic
|
| En önden izleyenler görür elbet dünü
| Of course, those who watch from the front will see yesterday
|
| Çatışma alanında görünmeyen görür zaten
| In the field of conflict, the invisible sees
|
| Bu korkak olmanın görünmeyen bi' yönü | It's an unseen side of being a coward |