| Yetişkin birisi, birinden yardım gelemez hacım
| A grown man can't get help from someone, my volume
|
| Onlar acımı bilemez hacım
| They can't know my pain
|
| Yetişkin birisi, birinden yardım dilemez hacım (yeah)
| A grown man don't ask for help, my boy (yeah)
|
| İçten pazarlıklı piçler ortamımıza giremez hacım (giremez hacım)
| Bargain bastards can't get in our circle (no volume)
|
| Mesajım açık ama bu şekilde dinemez acım (ah)
| My message is clear but my pain can't end like this (ah)
|
| Aynadakiyle konuşuyorum, (yeah)
| I'm talking to the mirror, (yeah)
|
| Onlar acımı bilemez hacım (ah)
| They don't know my pain (ah)
|
| Yetişkin birisi, birinden yardım dilemez hacım
| A grown man doesn't ask for help, my volume.
|
| Yatağımıza giren kadınlar hayatımıza giremez hacım (giremez hacım)
| Women who enter our bed cannot enter our lives, volume (not allowed volume)
|
| Mesajım açık ama bu şekilde dinemez acım
| My message is clear but my pain can't end like this
|
| Aynadakiyle konuşuyorum, onlar acımı bilemez hacım
| I'm talking to the one in the mirror, they don't know my pain
|
| Yalan umutlu pozlar hacım
| Lying hopeful poses volume
|
| Hiç mi duvara toslamadık?
| Have we ever hit a wall?
|
| Çünkü bazı dostlar en iyi oyuncu dalında Oscar alır!
| Because some friends get an Oscar for the best actor!
|
| Ve ben alayını postaladım
| And I mailed the regiment
|
| Kalk sikimden yosma karı
| Get off the fuck you bitch
|
| Yiyo’sa konuşup boz kafamı, ben kronik düzeyde sosyopatım
| Yiyo'sa talk and clear my head, I'm a chronic sociopath
|
| Ya şu kafanı kaldır bir ara işten
| Get your head up from work sometime
|
| Ne kadar oldu, özledim Ceg, görüşe'm bi' ara cidden (Cidden)
| How long has it been, I miss Ceg, see you sometime seriously (Seriously)
|
| Seninle bi' bira içmem (İçmem)
| I won't have a beer with you (I won't)
|
| Seninle sigara içmem (İçmem)
| I don't smoke with you (I don't)
|
| Masallarınız içten değil, pazarlığınız içten
| Your tales are not sincere, your bargain is sincere
|
| Akbaba gibi tepeme dizilip fırsat kollar piçler
| The bastards are on top of me like a vulture and look for opportunity.
|
| Ama hiçbirine veremem izin (Yeah), ama hiçbirine veremem izin
| But I can't let any of them (Yeah), but I can't let any of them
|
| Görüyorum art niyetinizi, sözde samimiyetinizi
| I see your ulterior motive, your so-called sincerity
|
| Diyetisyenimin dediği kafayı yememem (Ha, ha)
| I don't go crazy what my dietitian says (Ha, ha)
|
| O yüzden sikeyim sizi
| So fuck you
|
| Paranoyalar, paranoyalar
| Paranoias, paranoias
|
| Paranoya bu her gün olur (her gün olur)
| Paranoia it happens every day (it happens every day)
|
| Samimi mi, yoksa bir dümen mi moruk?
| Sincere or a helm, old man?
|
| Benden uzak dur
| Stay away from me
|
| Bu senin için güvenli olur
| This would be safe for you
|
| Benim prensibim bu; | This is my principle; |
| ahbaplara güvenmiyorum
| I don't trust dudes
|
| Yetişkin birisi, birinden yardım dilemez hacım (Yeah)
| A grown man don't ask for help, man (Yeah)
|
| İçten pazarlıklı piçler ortamımıza giremez hacım (Giremez hacım)
| Bargain bastards can't get into our environment, volume (No, volume)
|
| Mesajım açık ama bu şekilde dinemez acım (Ah)
| My message is clear but my pain can't end like this (Ah)
|
| Aynadakiyle konuşuyorum, (Yeah)
| I'm talking to the mirror (Yeah)
|
| Onlar acımı bilemez hacım (Ah)
| They don't know my pain (Ah)
|
| Yetişkin birisi, birinden yardım dilemez hacım
| A grown man doesn't ask for help, my volume.
|
| Yatağımıza giren kadınlar hayatımıza giremez hacım (Giremez hacım)
| Women who enter our bed cannot enter our lives (I cannot enter)
|
| Mesajım açık ama bu şekilde dinemez acım
| My message is clear but my pain can't end like this
|
| Aynadakiyle konuşuyorum, onlar acımı bilemez hacım
| I'm talking to the one in the mirror, they don't know my pain
|
| Ona ayıkken yazmam
| I don't write to him when he's sober
|
| Onun da gerek yok yazmasına
| There is no need for him to write
|
| Bu konularda hassasım ben, onlar ilgi hastasılar
| I'm sensitive about these issues, they are attention-hungry
|
| Baba paranoid şizo birisi, bana mirası misojinizm
| Father is a paranoid schizo, he inherited misogynism to me
|
| DNA’mda bir bağlanma korkusundan fazlası var (yeah)
| There's more than a fear of attachment in my DNA (yeah)
|
| Pek bir fark yok (pek bir fark yok)
| Not much difference (not much difference)
|
| Standarttan en uçuk kıza birazcık meşhurum
| I'm a little famous from the standard to the most extreme girl
|
| Ben onu o benim kafamı sikiyo' tek suçum hızı
| I fuck her he fuck my head' my only crime is speed
|
| Kafam yüksek ve vücut ısım
| My head is high and my body temperature
|
| Kafam yüksek ve hücum hızı,
| My head is high and attack speed,
|
| soyadım Reacher
| my last name is Reacher
|
| En fazla parayı harcarsın her zaman en ucuz kıza
| You spend the most money, always on the cheapest girl
|
| Ama geçmişe mâni olamam
| But I can't stop the past
|
| Çünkü yok bir zaman makinem
| 'Cause I don't have a time machine
|
| Ama geleceğe mâni oluca’m
| But I will prevent the future
|
| İnanmıyorum sadakatine
| I don't believe in your loyalty
|
| Bafi’den önce otu kabile stili dönüyo'z, kötü kalite
| Before Bafi, we're turning grass tribal style, bad quality
|
| Mentalitesi kötü kaliteli, tek aradığı şey popülarite (yeah)
| His mentality is bad quality, all he's looking for is popularity (yeah)
|
| Paranoyalar, paranoyalar
| Paranoias, paranoias
|
| Paranoya bu her gün olur
| Paranoia this happens every day
|
| Samimi mi, yoksa bir dümen mi moruk?
| Sincere or a helm, old man?
|
| Benden uzak dur
| Stay away from me
|
| Bu senin için güvenli olur
| This would be safe for you
|
| Benim prensibim bu; | This is my principle; |
| kaltaklara güvenmiyorum | I don't trust bitches |