| On altımda ailemden ayrıldım bi valizle
| I left my family at sixteen with a suitcase
|
| Patronumdan zam iste sövüp kapitalizme
| Ask my boss for a raise, swear at capitalism
|
| Olan biteni garipse (garip) kıssadan hisse
| If what's going on is strange (weird)
|
| Gözlüksüz dolaşmıyo'z tıpkı Edgar Davids
| We don't go around without glasses like Edgar Davids
|
| Dostum oyun değişti artık; | My friend, the game has changed now; |
| hit bi' şarkı kaydeden
| hit bi' song recorder
|
| Search ediyor Google’da iştihamlı daireler
| Searching for high-end apartments on Google
|
| Olmucam bi' kaybeden geldim cani hale ben
| I won't be a loser, I've become a murderer
|
| Piyancı’dan öğreniyom hep ticari hamleler
| I always learn from Piyancı, commercial moves
|
| Üstümüzde bakışlar biz arabayla geçince (skrt!)
| Glances above us as we drive past (skrt!)
|
| Netice bu yaşıyoruz delice (skrt!)
| The result is that we live insanely (skrt!)
|
| Yeşillendir, söz et bana paradan (skrt!)
| Green up, tell me money (skrt!)
|
| Çalışıyom kafamdaki araba (spor!)
| I'm working the car in my head (sport!)
|
| Geçen yıl çekiyordum geçim derdi (geçim derdi)
| Last year I was pulling livelihood trouble (living trouble)
|
| Şimdi ise yıllık kiramı peşin verdim (peşin verdim)
| Now I paid my annual rent upfront (upfront)
|
| Yani moruk hayalinin peşinden git (peşinden git)
| So follow your old fart dream (follow it)
|
| Yeşil varsa ben de varım yeşillendir (yeşillendir)
| If there's green, I'm in, make it green (green up)
|
| Yeşillendir (yeşillendir) yeşillendir (yeşil yeşil)
| Green (green) green (green green)
|
| Yeşil varsa ben de varım yeşillendir
| If there's green, I'm in, make it green
|
| 1−0 yeniktim şimdi eşitlendim (eşitlendim)
| I lost 1−0 now I'm leveled (leveled)
|
| Yeşil varsa ben de varım yeşillendir (yeşillen)
| If there's green, I'm in, make it green (green up)
|
| Yeşil varsa ben de varım
| If there's green, I'm in too
|
| Yeşillendim, yeşillendim
| I'm green, I'm green
|
| Altımda mercedesim yeşil mermi, yeşil mermi
| My Mercedes under me green bullet, green bullet
|
| Açarım üstünü gezerim çekinmem ki
| I'll open it, I'll go over it
|
| Aşarım hız sınırını ceza mı kesin gelsin (kesin gelsin, kesin, kesin)
| Do I exceed the speed limit?
|
| Yeşillendim, menüde en pahallı seçenek nedir getir gelsin (gelsin, gelsin)
| I'm green, what's the most expensive option on the menu?
|
| En özel tarifi isterim şefim merci (şefim)
| I would like the most special recipe my chef merci (my chef)
|
| Yaşarım hayatı yeter ki bana keyif versin (keyif versin)
| I live life as long as it gives me pleasure (enjoy)
|
| Çünkü süründük hep parasız
| 'Cause we've always been broke
|
| Bisiklet isteyen bi' çocuk almıyordu babası
| His father wasn't buying a child who wanted a bike.
|
| Sürekli evde kavga
| Constantly fighting at home
|
| Gürültü, ağlar anası
| Noise, mother of cries
|
| Yırtık ayakkabısı, bi' sokak arası
| Torn shoes, alley
|
| Şimdiyse bi oda dolusu Airmax’im
| Now I'm a room full of Airmax
|
| Henüz giymediğim onca model delireceksin
| All the models I haven't worn yet you'll go crazy
|
| Başardım, sıfırdan onca şeyi ne diyeceksin
| I succeeded, what will you say about all that from scratch?
|
| Kaderin yüzüne bi fıçı bira içip de geğireceksin
| You will drink a draft beer and burp in the face of destiny
|
| Geçen yıl çekiyordum geçim derdi (geçim derdi)
| Last year I was pulling livelihood trouble (living trouble)
|
| Şimdi ise yıllık kiramı peşin verdim (peşin verdim)
| Now I paid my annual rent upfront (upfront)
|
| Yani moruk hayalinin peşinden git (peşinden git)
| So follow your old fart dream (follow it)
|
| Yeşil varsa ben de varım yeşillendir (yeşillendir)
| If there's green, I'm in, make it green (green up)
|
| Yeşillendir (yeşillendir) yeşillendir (yeşil yeşil)
| Green (green) green (green green)
|
| Yeşil varsa ben de varım yeşillendir
| If there's green, I'm in, make it green
|
| 1−0 yeniktim şimdi eşitlendim (eşitlendim)
| I lost 1−0 now I'm leveled (leveled)
|
| Yeşil varsa ben de varım yeşillendir (yeşillen) | If there's green, I'm in, make it green (green up) |