| Eşimi vurulmuş karalar giymiş, karalar giymiş
| Shot my wife dressed in black, dressed in black
|
| Kundağı kucakta ağlar bir gelin, ağlar bir gelin
| A bride cries in her arms, a bride cries
|
| Ceylan bakışını yerlere eğmiş, oy, oy
| Gazelle lowered her gaze, vote, vote
|
| Kucağı kundaklıda ağlar bir gelin, yavrum bir gelin
| A bride cries in swaddle, baby a bride
|
| Antep’in üstünde baş pınar bağlar
| A head spring vines above Antep
|
| Antep’in üstünde de baş pınar bağlar
| Head spring vineyards above Antep too
|
| Girdi aramıza da sıralı dağlar
| Mountains in a row came between us
|
| Sarmış yavrusunu da nenniler çalar, oy, oy
| Nennis steal her wrapped baby, oy, oy
|
| Kundağı kucakta ağlar bir gelin, yavru bir gelin
| A bride cries in swaddling arms, a baby bride
|
| Mahzuni Şerif'im ağlar bu deme, yavru bu deme
| My Mahzuni Şerif cry, don't say this, baby don't say that
|
| Zalım felek artık ömrümü yeme
| Cruel fate don't eat my life anymore
|
| Adını sordum da adı Fadime
| I asked her name and her name was Fadime
|
| Kundağı kucakta ağlar bir gelin
| A bride cries in the swaddling lap
|
| Neyler bu gelin?
| What is this bride?
|
| Öksüz bu gelin
| This bride is an orphan
|
| Yıllar oldu bir yavruyu görmedim
| I haven't seen a puppy in years
|
| Kundağı kucakta ağlar bu gelin
| This bride cries in the swaddling lap
|
| Yavrum bu gelin
| baby this bride
|
| Gardaş bu gelin | This is the bride |