| Selamın Aleyküm
| Salam Alaikum
|
| Ben Yener Çevik
| Ben Yener Agile
|
| Sokak Kafası
| Street Head
|
| Ve yanımda dostum 9Canlı
| And by my side my friend 9Live
|
| Selam ve sevgilerle
| Greetings and love
|
| Eyvallah
| thanks
|
| Gözümün içine, içine bak
| Look into my eyes, look inside
|
| Çimento, tuğla kaçak bi' kat
| Cement, brick, stray floor
|
| Öğle arası fabrikada harap bitap
| Ruined and exhausted in the factory at noon
|
| Yalancının mumlarına kesik hesap
| Cut account to the liar's candles
|
| Hop, ne dedin? | Hop, what did you say? |
| Anlamıyo’m
| I don't understand
|
| Çıs taka, çıs taka mı patlıyo’n?
| Whistling, zipping, popping?
|
| Soytarı gibisin «moda» diyo’n
| You're like a jester, saying "fashion"
|
| Slm, mrb, tmm, ok
| Slm, mrb, tmm, ok
|
| «Sıcak» diyo', «Sıcak» diyo'
| Says "Hot", says "Hot"
|
| «Kışın soğuk», «Yazın sıcak» diyo'
| He says "cold in winter", "warm in summer"
|
| Manken olacaklar: Atın kilo!
| They will be models: Throw weight!
|
| Yetim hakkını satıyo’lar, kilo kilo
| They sell their orphan rights, kilo by kilo
|
| Ketçap üstü mayoneze tavuk pilav
| Chicken rice with mayonnaise on ketchup
|
| İnsanlar üzdü aldı kuçu, miyav
| People upset the bird, meow
|
| Bu ambiyans tel örgü tetanoz
| This ambience wire mesh tetanus
|
| Çuvaldız, iğne körfeze yakamoz
| We're in the sack, we can't burn the needle to the bay
|
| Doldum, sabah da öğlen de, akşam da bu
| I'm full, in the morning, at noon, and in the evening
|
| Elektrik, telefon, su
| electricity, telephone, water
|
| Sırtında yük
| burden on your back
|
| Baba Yorgun
| Dad Tired
|
| Derin bi yaramız var, sen bunu bilemezsin
| We have a deep wound, you can't know it
|
| Yakına gelin hadi, uzaktan göremezsin
| Come close, you can't see from afar
|
| Yanınca sönemezsin, sönersen ölemezsin
| You can't go out when you burn, you can't die if you go out
|
| Yolundan dönemezsin, hayat bu bölemezsin
| You can't turn from your path, this is life you can't divide
|
| O yüzden bakamazsın, bu beni yakan asıl
| That's why you can't look, this is the main thing that burns me
|
| Reco bu yatan asır, kalkınca yakalasın
| Reco, this lying century, catch it when it gets up
|
| Hayatım şaka nasıl, vitesi geri takıp
| Darling how's the joke, put the gear back
|
| Yaşıyo'm nefes alıp, dibe gelip kapak asıl
| I'm alive, breathe, come to the bottom and hang the cover
|
| Çünkü doğru bu, biliriz sonumuz yok
| 'Cause it's true, we know there's no end
|
| Dünümü hatırlamam ama bugün sorunum yok
| I don't remember my yesterday but today I have no problem
|
| Genelde hepimize yarayan son umut yok
| There's usually no last hope for all of us
|
| Ne kadar adil bu dünya, bi yorumum yok
| How fair is this world, I have no comment
|
| Hep bi' savaş var, çocuklar aç yatar
| There is always a war, children go to bed hungry
|
| Kemikler topraktan çıksa kaç yazar
| If the bones come out of the ground, how much would it write?
|
| İsimsiz kaç mezar yarıldı kaç kıta
| How many unnamed tombs have been split, how many continents
|
| Yüzünü yere eğme, dik ol ve kalk ayağa
| Don't keep your face down, stay upright and stand up
|
| Yanmış ateş, kafalar iptal
| Burnt fire, heads cancel
|
| Düşmüş kimyasala, çeker sinyal
| To the fallen chemical, it pulls the signal
|
| Beyni minyon, fizik taş
| Brain minion, physics stone
|
| Sana av yok, hadi naş
| There is no prey for you, come on
|
| Kreşlerde büyütülen çocuklar
| Children raised in kindergartens
|
| İngilizce bilir, sevgi değil
| speaks english, not love
|
| Düşünü çürüten de bomboş konuşma
| Empty speech that refutes your dreams
|
| Gönlümden verdiğin sevgiyi sil
| Erase the love you gave from my heart
|
| Bir artı bire «üç» der parası olan
| One plus one says "three"
|
| Tayt giymiş erkek marjinal falan
| Male marginal wearing tights or something
|
| Ülkem çok güzel de komşular yılan
| My country is beautiful, but the neighbors are snakes
|
| Koyarım lafı, gocunur yarası olan
| I'll put the word, the one with the hurt wound
|
| Benzin, mazot, doğalgaz dolar
| Gasoline, diesel, natural gas dollars
|
| Hayatın hayatta cebinde olan kadar
| As long as your life is in your pocket
|
| Bekarlığa veda sanki sıfır kilometre
| Bachelorette is like zero kilometers
|
| Soyunan sanatçı kim bilir kime metres?!
| Who knows the undressing artist who is his mistress?!
|
| Baba Yorgun
| Dad Tired
|
| Sokak dili, edebiyatı
| street language, literature
|
| Yeah, baba yorgun
| Yeah, daddy's tired
|
| Sokak kafası
| streethead
|
| Ha-hay
| ha-ha
|
| 9Canlı
| 9Live
|
| Baba Yorgun
| Dad Tired
|
| Nasihat
| Advice
|
| Yener Çevik
| Yener Agile
|
| 9Canlı
| 9Live
|
| Ha-ha-ha
| Hahaha
|
| Rap Genius Türkiye | Rap Genius Turkey |