| Ih, ıh, ıh, ıh, ey
| Uh, uh, uh, uh, ah
|
| Durmadan dolanamam ki
| I can't go around without stopping
|
| Dolanamam ki
| I can't get around
|
| Durmadan dolanamam ki
| I can't go around without stopping
|
| Durmadan dolanamam ki
| I can't go around without stopping
|
| Durmadan
| Non-stop
|
| Durmadan dolanamam ki
| I can't go around without stopping
|
| Tecrübe bu bir hata di’il
| Experience, it's not a mistake
|
| Şunlara bak bok atan tip
| Look at those shits
|
| Bunlardan o kadar var ki (o kadar)
| There are so many of them (so)
|
| Gündemde kalmak çok zararlı
| Being on the agenda is very harmful.
|
| İftira hazırla, yobaza pandik
| Prepare slander, bigot pandik
|
| Atan Rap’im seni çok rahat alır
| My Atan Rap takes you so easily
|
| Ve o dakika bağrımda kopar anarşi
| And that minute anarchy breaks in my heart
|
| Ey! | Article! |
| Ekibimiz hazır!
| Our team is ready!
|
| Çek, elindeki zarı yere bırak
| Pull, put the dice down
|
| «Rap» deyin ona hepimizi tanır
| Call him "Rap" he knows us all
|
| Peh, övündüğü kariyere bi' bak
| Peh, look at the career he's bragging about
|
| Yarasanın kanı gibi kurak
| Dry like bat blood
|
| Can evini vuran
| hit your home
|
| Kalemin mürekkebi ve tuğra
| The ink of the pen and the tugra
|
| Boy aynası ve de bi' mezura
| A full-length mirror and a tape measure
|
| Gerekiyo' sana, sana değil cebimdeki zula
| I need you, not you, the stash in my pocket
|
| Düştüm, kalktım, boktan yalnız yollar yaptım yokken varlık
| I fell, I got up, I made shitty lonely roads
|
| Patlat şarkım çalsın, Tanrı’m zaten kafam çoktan yandı
| Smash my song, my god I'm already on fire
|
| Küskün, dargın, dostlar, kansız düşmanlar var
| There are resentful, resentful, friends, bloodless enemies.
|
| Yardım lazım sandın, kalsın yakmam lazım, zaten kafam çoktan yandı
| You thought you needed help, I have to burn it, my head is already on fire
|
| Düştüm, kalktım, boktan yalnız yollar yaptım yokken varlık
| I fell, I got up, I made shitty lonely roads
|
| Patlat şarkım çalsın, Tanrı’m zaten kafam çoktan yandı
| Smash my song, my god I'm already on fire
|
| Küskün, dargın, dostlar, kansız düşmanlar var
| There are resentful, resentful, friends, bloodless enemies.
|
| Yardım lazım sandın, kalsın yakmam lazım, zaten kafam çoktan yandı
| You thought you needed help, I have to burn it, my head is already on fire
|
| Yarasanın kanı gibi kurak
| Dry like bat blood
|
| Can evini vuran
| hit your home
|
| Kalemin mürekkebi ve tuğra
| The ink of the pen and the tugra
|
| Boy aynası ve de bi' mezura
| A full-length mirror and a tape measure
|
| Gerekiyo' sana, sana değil cebimdeki zula
| I need you, not you, the stash in my pocket
|
| Elindeki numaraları sırala krala
| Sort the numbers in your hand to the king
|
| Kral oyunu zıvanadan çıkar oyun ırak
| The king game is crazy, the game is far
|
| Hayallerin için uyan her adımın sırat
| Every step that wakes up for your dreams is sirat
|
| Bütün kıyaslamaları ve yakamı bırak
| Let go of all comparisons and
|
| Fiyakalı sınav kazananı dram
| Showy quiz winner drama
|
| Acı ile uyanıyo' kafaları kıran
| Waking up with pain
|
| O kötü dileklerini mezarıma bırak (bırak)
| Drop your bad wishes on my grave (drop it)
|
| Soyulan bileklerimi kezzap ile yıkarcasına bi' acı bulamam ilacı
| I can't find a pain as if I'm washing my peeled wrists with cezap
|
| Yazıp görüneni bul ara bir açı
| Find what is visible, search for an angle
|
| Nasıl gülüyorum kurcalama yaşa
| How am I laughing, don't poke live
|
| Çünkü kurcalayanlar hep duman oldu paşa
| Because those who poke around have always been smoke, pasha.
|
| Baskıcı ve aşırı bi' kafa
| oppressive and excessive head
|
| Araftayız taşı hadi bizi de bi' safa
| We are in purgatory, let's move us to a row
|
| Yaşadı piyasa ve başarınız vasat bulan uzun adam
| The market lived, and the tall man who found your success mediocre
|
| Kuzum uzun uzun anlatıyo' masal
| My lamb tells a long tale
|
| Sallanıyo' kafam aranıyor hatam
| I'm shaking 'my head is searched my fault
|
| «Para» diyor inadına «Para» diyor adam
| "Money" says the man out of spite "Money"
|
| Bana niye yok hayırı anlamıyo’m aga
| I don't understand why no no to me
|
| Nasıl cebimden alarak yaratıyo' pazar
| How do I create out of my pocket' market?
|
| Darlanıyo’m atam yakalanamıyo' kafam
| I'm sorry, my father can't be caught, my head
|
| Ana kara krokilerine kan akıyo' daha
| Blood sheds on mainland sketches' more
|
| Para paha senet ve sana daha rahat
| Money is expensive, and it's more comfortable for you
|
| Bi' mezar açabilmek için yaratıyo' savaş
| A 'creating' war to open a grave
|
| Bey’nimi yaktım çektim
| I burned my man
|
| N’apim zaten geçmiş artık geçmiş
| N'apim is already past
|
| Yalnızlaştım yok bir tepkim, çok bir beklentim
| I'm lonely, I don't have a reaction, I have a lot of expectation.
|
| Cinnetlik tripler var
| There are triplets of insanity
|
| İsteksiz gençlik
| reluctant youth
|
| Tek tip eksikleştik
| We're missing one type
|
| Leşlik filmler var izlettik geçtik
| There are scavenger movies, we watched them
|
| Sessiz sedasız estik çöktük piyasana
| We blew silently to your market
|
| Sesimizi kesmek ist’icekler elbet
| Of course they will want to cut our voices
|
| Düşünüz ne cidden?
| What do you think, seriously?
|
| Bi' halkın uyanması mı gücünüze gi’tcek?
| Will the awakening of a people go to your power?
|
| Gelecek güzel günlerin şerefine iç'cez
| Let's drink in honor of the good days to come
|
| Düşünün bi' müddet, düşürülür rütbe
| Think for a while, rank will be lowered
|
| Alamazsın Rap’ten öcünü RTÜK'le
| You can't take revenge on Rap with RTÜK
|
| Değişiyo' toplum gözünün önünde
| The society is changing before your eyes
|
| Dağılıyor korku çok üzülüyor üstte
| It dissipates, the fear is so sad at the top
|
| Bu yeni bi' zümre gerisi lüzumsuz
| This is a new group, the rest is unnecessary
|
| Ve yolundan dönenlerin derisi yüzülsün
| And let those who turn from their way be flayed
|
| İşleri yolunda değilse de gülsün
| Smile even if things are not well
|
| Kurtarıcaz paçamızı değilsek ölümsüz
| We'll get away, if we're not immortal
|
| Evhamımı gizliyor Hip-Hop
| Hiding my delusions Hip-Hop
|
| Şeytan bile istiyor imza
| Even the devil wants a signature
|
| Gerdanıma zincir o vicdan
| Chain to my neck that conscience
|
| Bitti çok imtihan iyi not iyi hal
| It's over, the test is good, good grade, good behavior
|
| Veryansının içkim otumsa
| If your veryan's drink is weed
|
| Dinliyo’sun da bilmiyo’n hiç bi' bok
| You don't listen or you don't know shit
|
| Kim diyo' «Git yap»? | Who says 'Go do it'? |
| bitmiyo'
| isn't it over'
|
| Piç diyo’z «Siktir ol» izliyo' tip tip o illa
| The bastard says 'fuck you' watching 'fuck you' he's the type he must
|
| Evhamımı gizliyor Hip-Hop
| Hiding my delusions Hip-Hop
|
| Şeytan bile istiyor imza
| Even the devil wants a signature
|
| Gerdanıma zincir o vicdan
| Chain to my neck that conscience
|
| Bitti çok imtihan iyi not iyi hal
| It's over, the test is good, good grade, good behavior
|
| Veryansının içkim otumsa
| If your veryan's drink is weed
|
| Dinliyo’sun da bilmiyo’n hiç bi' bok
| You don't listen or you don't know shit
|
| Kim diyo' «Git yap»? | Who says 'Go do it'? |
| bitmiyo'
| isn't it over'
|
| Piç diyoz «Siktir ol» izliyo' tip tip o illa
| The bastard is saying "Fuck you" I'm watching the 'fuck you' type he must
|
| Ararız amacı
| we seek purpose
|
| Para amaca aracı
| money end tool
|
| Sapar arada cabası
| It's worth it by the way
|
| Yapar parayla sanatı
| makes art with money
|
| Yaşa kabaca kafanı
| Live your head roughly
|
| Sana saracak alayı
| procession to wrap you
|
| Sanat açacak arayı
| art will open
|
| Başar hayatta kalmayı
| Succeed to survive
|
| Savaşanlar hasar alır
| Warriors take damage
|
| Adanan hayatta kalır
| The devotee survives
|
| Tamamlayan ayakta rahata varır
| Completion gets comfortable standing
|
| Pastadan fazla pay alır
| Gets more of the pie
|
| Zamanla daha da yağır
| It rains more with time
|
| Sanma kazan-kazan adı
| Sanma win-win name
|
| Sonunda kasa kazanır
| In the end the house wins
|
| Yaşıyo'du züppe yanıyo’ken ülke
| The country was alive
|
| Garibana düşsel üstelemiyo'du kimse
| Nobody
|
| Sabrı taşmıyordu küfret
| He had no patience, cursing
|
| Dalıp bakıyordu düzsen!
| He was staring at you if you were straight!
|
| Aklı akmıyo’du düzelt
| Fix his mind is not clear
|
| Güvenemiyo'du içten
| He couldn't trust, sincerely
|
| Gerekiyo' cidden koyunları gütmem
| I really don't have to herd sheep
|
| Bakıyorum tümden lümpenleşiyordu kitle
| I see that the mass was completely lumpen
|
| Yargı dağıtıyo'du püften
| Judgment was distributing
|
| Cadı avlıyordu Führer
| The Führer was hunting witches
|
| Farklılaşmıyordu dünden
| It wasn't different from yesterday
|
| Aynı kalıyordu gündem
| The agenda remained the same.
|
| Tükür şunun düzenine
| Spit on this order
|
| Ulusunun Yüzü suyu hürmetine
| For the sake of the water of the Face of the Nation
|
| Uzun uzun küçük umut yücel'icek
| Long long little hope will rise
|
| Tükür ufuk hünerinle düzel'icek
| Spit the horizon will straighten with your skill
|
| Bütün kusur ünün ucuz ülkesinde
| In the cheap land of all the faulty fame
|
| Yürür durur sürü bunun bünyesinde
| The flock walks in it
|
| Tümü kuzu büyük uyur dümeninde | All the lamb big sleeps at the helm |
| Bütün suçu süpür hukuk sümenine
| Sweep all the blame on the law pad
|
| Düşün durup üzerine
| think about it
|
| Mühür vurur yüreğine
| seals your heart
|
| Gücü kurur ümmetinde
| His power dries up in his ummah
|
| Çürür ruhun şüphesiyle, ey
| With the doubt of your rotten soul, ey
|
| Düşüp tutun üstlerine
| fall and hold on to them
|
| Çünkü busun
| because you are
|
| Lüksün gurur üstelik hep
| Pride of luxury, always
|
| Üretilen türün huyu tüketim
| The characteristic of the produced species is consumption.
|
| Her günü flu kümesinde
| Every day in the flu set
|
| Gülüp durur türevine, ey
| He laughs at your derivative, ey
|
| Küsüp uçtu güvecinler
| The stews flew away
|
| Üzüp durdu mümessiller
| The agents were upset
|
| Hüküm kurdu hülle ile (ey)
| He ruled with hulle (ey)
|
| Onlarca yaranız var gocunun iki noktanın arası var
| You have tens of wounds, your pain is between two points
|
| Yoklarlar hava cıva çoğunun diss’i boktanın çok altında
| They pollin' air mercury most diss far below shit
|
| Som altından siktim domaldılar
| I fucked solid gold
|
| Girip 16 bar, çok ahtı var
| Enter 16 bars, it has a lot of meat
|
| Bol hasmım yok pahasına sattım koymadım kâr
| I don't have many enemies, I sold it at the expense of it, I didn't make a profit
|
| Azcık bırakın da Tanrıyı oynayayım ha
| Let me play a little
|
| Bolcana parası yoksa da havalı
| Even if you don't have a lot of money, it's cool
|
| Koymaz olmaması kafası high
| The head is high
|
| Tonlarca yalan kolpadan kankanın
| Tons of lies
|
| Toplanan tayfanın arasında
| Among the assembled crew
|
| Ortamlar çakalı Şah aşkı sanatı
| Mediums jackal art of love of king
|
| Yalvarır alayı yazmayınca
| He begs when he doesn't write the procession
|
| Evimi arabamı çalsınlar
| Let them steal my house and my car
|
| Rhymelarımın bi' sigortası var
| My Rhymes have a fuse
|
| Yakın tabakları bakın kadınların tadı nasıl?
| Look at the close plates, how do women taste?
|
| Sayın hataları yarın vardır ayılması
| Mr. mistakes are tomorrow sobering up
|
| Sarıp sarmaladı yanlış yanlışlara batıp batıp
| Wrapped up and sunk into wrong mistakes
|
| Arın alışmaya çalış ya da kayıplara karış
| Bee try to get used to it or get lost
|
| Yalvar yakın bağır çağır yanıyo’ken ağır ağır
| Beg close, shout and call slowly while you're on fire
|
| Sayıklayın adım açar kapıları Tanrı sanıp tapınmayın
| Count, step, open the doors, don't worship as God
|
| Yazıyor el açık açık aynılaşır sanıp sakın kapışmayın
| It's writing, the hand is open, don't fight if you think it's the same
|
| Hip-Hop alın yazım
| Get Hip-Hop spelling
|
| Bazıları darılmasın ama zayıf kalır satırları
| Do not be offended by some, but the lines remain weak
|
| Çatır çatır çalışları
| crunching works
|
| Bayık bayık bakışları
| owl eyes
|
| Yapış yapış tavırları
| sticky demeanor
|
| Yayık yayık yapışları
| churn sticks
|
| Rap’i o günü kotarır
| Rap makes that day
|
| Şov bütün olayı
| The show is the whole thing
|
| Algı yapıp aşıladı
| Perception and instilled
|
| Yaptı cover şarkıları
| Made cover songs
|
| Satın aldı fancıkları
| bought the fanboys
|
| Canım çağır tanıkları
| Call the witnesses
|
| Yatıralım kanıtları
| Let's invest proofs
|
| Ayıkladık tanınmadı
| We sorted it out, it wasn't recognized
|
| Hasımların yapıtları | works of adversaries |