| Koparmak etimden hepsinin planı
| The plan of all of them to pluck my flesh
|
| Bir parça başladım inanmaya
| A little bit I started to believe
|
| Zira yeterince katlandım insanlara
| 'Cause I've put up with people enough
|
| Bulanık sularda yüzerim inatla
| I swim stubbornly in muddy waters
|
| Gelirken peşimden iştahla
| hungrily after me
|
| Yüzlerce pirana (Yüzlerce pirana)
| Hundreds of piranhas (Hundreds of piranhas)
|
| Ağıma düşerken piyasa
| The market falling into my trap
|
| Riyakâr avına tüm çetem civarda
| All my gang is around for the hypocrite hunt
|
| Yüzlerce pirana (Yüzlerce pirana)
| Hundreds of piranhas (Hundreds of piranhas)
|
| Belirir bir anda
| Appears in an instant
|
| Etrafını çevirir imkânlar
| Surrounding possibilities
|
| Çevirdim bilhassa hepsini silaha (Hepsini silaha)
| Especially I turned them all into weapons (All of them into weapons)
|
| Erbabıyım hepsinin ispatlar tekniğim
| I'm a connoisseur, my technique proves them all
|
| En piçi getirir hizaya
| Brings the most bastard to the line
|
| Ki en piçi benimdir burada
| Who's bastard is mine here
|
| Peşimde yüzlerce pirana
| Hundreds of piranhas after me
|
| Peşimde yüzlerce pirana ey! | Hundreds of piranhas after me! |
| (Peşimde yüzlerce pirana)
| (Hundreds of piranhas after me)
|
| Peşimde yüzlerce pirana ey!
| Hundreds of piranhas after me!
|
| Rap’lerim sürükler isyana
| My raps lead to rebellion
|
| Gülümser, sen onu küçümserken sana (Ey!)
| He smiles at you while you despise him (O!)
|
| Eriştik mükemmel orana, kolay değildi
| We reached the perfect rate, it wasn't easy
|
| Günlerce yollara dolan
| wandering the roads for days
|
| Delirdik, çıldırdık, fıttırdık ulan!
| We went crazy, we went crazy, we went crazy!
|
| Yenildik, yıkıldık, yılmadık ama
| We were defeated, we were destroyed, we did not give up, but
|
| Seviştik, sıvıştık, kır-madık
| We made love, we slipped, we didn't break
|
| Yetişkin yılışık kız-ları
| adult year-girls
|
| Et ister hepsi bi' pirana (Pirana)
| Want meat, they're all a piranha (Pirana)
|
| Eminim, ararım bir ara (Ararım bir ara)
| I'm sure I'll call sometime (I'll call sometime)
|
| Çeliştik, çatıştık, zıpladık
| We clashed, we clashed, we jumped
|
| İşledik azılı suç-ları
| We have committed notorious crimes
|
| Kırılır kalemim idama
| My pen is broken to death
|
| Tek isteğimse bi' sigara
| All I want is a cigarette
|
| Sallayın darağacında (Darağacında)
| Shake it on the gallows (The gallows)
|
| Bozulmaz yine de fiyakam
| Incorruptible, yet my air
|
| Beni yaralayamaz (Yaralayamaz)
| Can't hurt me (Can't hurt)
|
| Hakkımda atılan iddialar
| Allegations made against me
|
| Israrla sadık kal yapılan plana (Plana)
| Stick to the plan (Plan)
|
| Hayallerin varsa satın al
| If you have dreams, buy
|
| Takılma fiyata (Fiyata)
| At the price (at the price)
|
| Marka peşinde yüzlerce pirana
| Hundreds of piranhas chasing brands
|
| Yağar yağar, kanıyorum
| It's raining, I'm bleeding
|
| Aynı akıntıda yıkanıyorum
| I'm bathing in the same stream
|
| Saplandım çamura çıkamıyorum
| I'm stuck, I can't get out of the mud
|
| Isırıyorlar ırgalamıyorum
| They bite, I can't grind
|
| Sınırdır adımlar adamım
| Steps are the limit man
|
| Sorun, hiçbirini tanımıyorum
| The problem is I don't know any of them
|
| Kural da, yasa da; | The rule, the law; |
| tanımıyorum yargınızı
| I don't know your judgment
|
| Bulansam da kana
| Even if I find
|
| Hissediyorum yaşamayı
| I feel to live
|
| Yanıyorken canım
| While I'm burning dear
|
| Sanırım sorunun temeli
| I think the root of the problem
|
| Kaçıyor her kadın
| Every woman runs away
|
| Koşulsuz kaçırdım herkesi
| I missed everyone unconditionally
|
| Boğulmak üzere yüzüyorum
| I'm swimming about to drown
|
| Kendimden soğuttum herkesi
| I alienated everyone
|
| Aynada yansıyan aslıma diyorum: «İnanamıyorum.» | I say to my original reflected in the mirror: "I can't believe it." |
| (Ey!)
| (Article!)
|
| İnanamıyorum
| I cant believe
|
| Bu yüzü anımsamıyorum
| I don't remember this face
|
| Düşmanım kim anlamıyorum
| I don't understand who is my enemy
|
| Oluyo' planlamıyorum
| I'm not planning
|
| İnanamıyorum, inanamıyorum, inanamıyorum
| I can't believe, I can't believe, I can't believe
|
| Düşmanlar bi' tarafa dursun
| Enemies stand aside
|
| Kendimi tanıyamıyorum (İnanamıyorum)
| I can't recognize myself (I can't believe)
|
| İnanamıyorum (İnanamıyorum, ey!)
| I can't believe (I can't believe it, ey!)
|
| İnanamıyorum (İnanamıyorum)
| I can't believe (I can't believe)
|
| İnanamıyorum (İnanamıyorum, ey!)
| I can't believe (I can't believe it, ey!)
|
| İnanamıyorum (İnanamıyorum)
| I can't believe (I can't believe)
|
| Düşmanlar bi' tarafa dursun
| Enemies stand aside
|
| Kendimi tanıyamıyorum (Ey!)
| I can't recognize myself (Ay!)
|
| İnanamıyorum (Ey, Ey!) | I can't believe (Ey, Ey!) |