| Üstüm başım toz içinde
| My head is covered in dust
|
| Önüm arkam pus içinde
| My back is in haze
|
| Sakallarım pas içinde
| My beard is rusty
|
| Siz benim nasıl yandığımı
| you how i burned
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim nasıl yandığımı
| you how i burned
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim nasıl yandığımı
| you how i burned
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim nasıl yandığımı
| you how i burned
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Bir fidandım devrildim
| I was a sapling I fell
|
| Fırtınaydım duruldum
| I was the storm
|
| Yoruldum çok yoruldum
| i'm tired i'm so tired
|
| Siz benim neler çektiğimi
| you what i've been through
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim neler çektiğimi
| you what i've been through
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim neler çektiğimi
| you what i've been through
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim neler çektiğimi
| you what i've been through
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Taş duvarı yıkıp geldim
| I broke down the stone wall
|
| Demirleri söküp geldim
| I ripped the iron
|
| Hayatımı yakıp geldim hey
| I burned my life and came hey
|
| Taş duvarı yıkıp geldim
| I broke down the stone wall
|
| Demirleri söküp geldim
| I ripped the iron
|
| Hayatımı yıkıp geldim hey
| I came crashing down my life hey
|
| Siz benim neden kaçtığımı
| Why did you run away
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim neden kaçtığımı
| Why did you run away
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Gökte yıldız söner şimdi
| The star in the sky goes out now
|
| Annem beni anar şimdi
| My mother calls me now
|
| Sevdiğim var kanar şimdi
| I have a loved one bleeds now
|
| Siz benim niye içtiğimi
| why do you drink me
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim niye içtiğimi
| why do you drink me
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim niye içtiğimi
| why do you drink me
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim niye içtiğimi
| why do you drink me
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Bir pınardım kan oldum
| I was a fountain, I became blood
|
| Yol kenarı han oldum
| I became a roadside inn
|
| Yanıldım ah ziyan oldum
| I was wrong oh I wasted
|
| Siz benim neden sustuğumu
| Why do you keep silent
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim neden sustuğumu
| Why do you keep silent
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim neden sustuğumu
| Why do you keep silent
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim neden sustuğumu
| Why do you keep silent
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Ben ardımda yaş bıraktım
| I left my life behind
|
| Ağlayan bir eş bıraktım
| I left a crying wife
|
| Sol yanımı boş bıraktım hey
| I left my left side empty hey
|
| Ben ardımda yaş bıraktım
| I left my life behind
|
| Ağlayan bir eş bıraktım
| I left a crying wife
|
| Sol yanımı boş bıraktım hey
| I left my left side empty hey
|
| Siz benim kime küstüğümü
| Who are you offended by me?
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim kime küstüğümü
| Who are you offended by me?
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim kime küstüğümü
| Who are you offended by me?
|
| Nereden bileceksiniz
| You will know where
|
| Siz benim kime küstüğümü
| Who are you offended by me?
|
| Nereden bileceksiniz | You will know where |