| İçimde Ölen Biri (original) | İçimde Ölen Biri (translation) |
|---|---|
| Bana birşeyler anlat | tell me something |
| Canım çok sıkılıyor | I'm so bored |
| Bana birşeyler anlat | tell me something |
| İçim içimden geçiyor | I'm passing through |
| Yanımdasın susuyorsun | You are next to me, you are silent |
| Susuyor konuşmuyorsun | You are silent, you do not speak |
| Bakıyor görmüyorsun | You look, you don't see |
| Dokunsan donacağım | I will freeze if you touch |
| İçimde intihar korkusu var | I have a fear of suicide |
| Bir gülsen ağlayacağım | If you smile, I will cry |
| Bir gülsen kendimi bulacağım | If you smile, I will find myself |
| Depremler oluyor beynimde | Earthquakes are happening in my brain |
| Dışarda siren sesi var | There's a siren outside |
| Her yanımda susmuş insanlar | People who are silent all around me |
| İçimde ölen biri var | There's someone dead inside of me |
| Hadi birşeyler söyle | come on say something |
| Çocuk gözlerim dolsun | My child is full of tears |
| İçinden git diyorsun | You say go inside |
| Duyuyorum gülüm | I hear my rose |
| Gideceğim, son olsun | I will go, let it be the last |
| İçimde soluyorsun | You're fading inside me |
| İki can var içimde | I have two souls inside of me |
| Korkular salıyorsun üstüme korkular | You put fears on me |
| Her an başka biçimde | Anytime in a different way |
