| Dondun kaldın öyle öküzün trene baktığı gibi
| You froze, like an ox looking at a train
|
| N’oldu ki sana, Digga?
| What happened to you, Digga?
|
| Sokaklar adamı zorlar demiştim ama
| I said the streets force the man, but
|
| Pes etmeyi tanımaz bilmez harbi Krieger
| Krieger doesn't know how to give up
|
| Ama sen resmen peslerdesin
| But you're officially giving up
|
| Sıkışmış köşeye son nefeslerdesin, Bone
| You're on your last breaths stuck in the corner, Bone
|
| Yakalandın kaldın tutuklusun
| you're caught, you're under arrest
|
| Captured in the Twilight Zone
| Captured in the Twilight Zone
|
| Kendi düşen ağlamazmış dostum
| The one who falls does not cry, my friend
|
| Sen niye zırlamaya başladın ki be şefim?
| Why did you start whining, my chief?
|
| Killa olmak istedin sardın bandajları
| You wanted to be a killa, you wrapped the bandages
|
| Çıktın sokaklara sokaklardı hedefin
| You went to the streets, your target was the streets
|
| Şimdi yandı ağzın sütten yoğurdu üfleyerek yesen de geç kaldın biraz geçti
| Now your mouth is burned, even if you ate the yogurt by blowing it, it's late, it's a little late
|
| Sen istedin resmen sokaklarda bunu gördü seni seçti
| You wanted it, he saw it on the streets, he chose you
|
| Big trouble var hep heyecan kelebekler melekler
| Big trouble has always excitement butterflies angels
|
| Es rappelt in der Kiste
| Es rappelt in der Kiste
|
| Çoluk çocuğu topla ortada kalmasın hiç kimse pistte
| No one is on the track
|
| Ofisten çıkar
| get out of the office
|
| Merak etmeyin, Killa hiç kimseyi unutmaz
| Don't worry, Killa never forgets anyone
|
| Aklında yazılı kara liste
| Blacklist written in your mind
|
| Sıkarım, ben sıkarım
| I squeeze, I squeeze
|
| Yanlış yapanı görür ve bi' yumrukta yıkarım
| I see the wrongdoer and wash it with a fist
|
| Bu işler böyle işte bi' bakarsın şans üzerine doğru geliyor
| This is how things are, you'll see, luck is coming towards you.
|
| Yaklaşır
| approaches
|
| Birden bi' bakarsın uzaklaşır
| All of a sudden you look away
|
| Derin bi of çekersin dersin «ah be»
| You say you'll take a deep sigh «oh man»
|
| İşkence gibi hayat bazen
| Sometimes life is like torture
|
| Çile çektiriyor insana kahpe
| It makes people suffer, bitch
|
| Uzanın, burası sokaklar koçum
| Lie down, this is the streets, coach
|
| Sıcak kucağı değil sevgilin Suzan’ın
| Not the warm embrace of your lover Suzan
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Buz gibi havalarda üşürsün bak
| See if you get cold in icy weather
|
| Sıkı giyin, kalın giyin, üzerini ört
| Dress tight, dress thickly, cover up
|
| Bekle gelsin ateş kuşu nam-ı değer Fire Bird
| wait, fire bird aka Fire Bird
|
| Bölüşün yarı yarıya
| split it in half
|
| Hakkı bozmadan ikiye böl
| Divide without breaking the right
|
| Hakka göre ortadan bölüş kır ama
| Divide and divide according to the right, but
|
| Sonra kimse kimseyi üzmesin bak
| Then no one will hurt anyone.
|
| Yaşarsınız yaşanmasın drama
| You will live, no drama
|
| Herkes kendi yoluna bakarmış sonunda
| Everyone goes their own way in the end
|
| Herkes kendi yolunda sonda paran yoksa
| Everyone in their own way unless you have money at the end
|
| Çabuk yutulursun ortamda sokakla aran yoksa
| You get swallowed quickly, if you don't have a relationship with the street
|
| Batarsın
| you will sink
|
| Birden birini çeker çamura yatarsın, çamur atarsın
| All of a sudden you pull someone, you lie in the mud, you throw mud
|
| Yalanlar
| Lies
|
| Kuduz olmuş gibi etrafa saldırırmış ezilmiş ortada kalanlar
| Those who were crushed and smashed around as if they were rabid
|
| Flick flow show teknikler
| Flick flow show techniques
|
| Sokak arası hep dikler tough ya
| Streets are always steep, tough ya
|
| Gangster teknik ritimler
| Gangster tech beats
|
| İtemler sitemler harbi krass, ya
| Items reproaches real krass, ya
|
| Tutma beni rahat bırak, bırak beni burası tam yeri sırası ya
| Don't hold me, leave me alone, this is the right place
|
| Gangster flowlar kırasıya
| Gangster flows at full speed
|
| Gangster flowlar sırası ya
| Gangster flows row
|
| Azgın nehir gibi akıyor geçiyor zamanlar
| Times are flowing like a raging river
|
| Görebilirsin ama uzaktan
| You can see but from afar
|
| Almanca derler «Du kannst es seh’n, aber nur vom Weiten»
| They say in German «Du kannst es seh’n, aber nur vom Weiten»
|
| Taşıyanlar bizleriz yani belalılar, die Toten weihten, esse
| We're the bearers so troublemakers, die Toten weihten, esse
|
| Fazla konuşma mangalları çıkar
| Too much talk barbecues
|
| Çıkar gelsin kesse
| Let it come out and cut it
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Çok akıllı olabilirsin
| you can be so smart
|
| Smart, mutlu
| smart, happy
|
| Göklerdesin sevinçten lucky
| You are in the sky, lucky with joy
|
| Sana bi' hediye bırakayım o zaman
| I'll leave you a gift then
|
| Hani o katil oyuncak bebek var ya adı Chucky
| You know that killer doll, it's called Chucky
|
| Bol bol hatırlarsınız beni
| you remember me a lot
|
| Oynarsınız çılgınlar gibi, deli deli
| You play like crazy, crazy crazy
|
| Brother
| Brother
|
| Hiç canını sıkma sen şimdi öbürlerine gelecek geldi sıra
| Don't worry, now it's time for the others.
|
| Sırada parmak arası bıçak oyununa başladım yine ben
| Next, I started the game of knives again, me
|
| Akıyor kan ter
| Flowing blood sweat
|
| Ranzam dolu resimler salıverdim içimdeki hayvanı
| I released my bunk full of pictures, the animal inside me
|
| Dedim dursun panter
| I said stop panther
|
| Bazen dilin tutulur bi' söz diyemezsin
| Sometimes you can't say a word
|
| Konuşamazsın, morssun
| You can't talk, you're a walrus
|
| Her şeyden uzak dur
| stay away from everything
|
| Ben dikkatli olayım derken
| I mean be careful
|
| Bi' baktım Tatort’sun
| I looked, you're Tatort
|
| Yani suçun işlendiği yersin
| So you're the place where the crime was committed
|
| Sen bu işe şimdi ne dersin, Sunny?
| How about this job now, Sunny?
|
| İşte bela geliyorum demez
| Here comes trouble
|
| Ummadığın anda hani etkin yok, bekçin cani
| When you least expect it, there is no active, your guard is murderer
|
| Hayat bu işte her gün değişik bir gün öldür bir gün bülbül
| This is life, every day is different, kill a day, nightingale
|
| Nokta koma
| point coma
|
| Türkçe yaz dediğinizin Almanca ismi de «Sommer»
| The German name of what you say to write in Turkish is «Sommer»
|
| Hardcore Koma
| hardcore coma
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim
| I say happy tomorrow
|
| Acınız mı var? | Do you have pain? |
| Bağırın!
| Shout!
|
| Kurtarmaz ısrarınız ağrılar derin
| Your insistence does not save, the pain is deep
|
| O zaman saygı sevgi çağırın ki
| Then call respect love
|
| Mutlu olsun yarınlar derim | I say happy tomorrow |