| Kovalıyorsun kendi kendini
| You're chasing yourself
|
| Hayat buysa ben yokum der gibi
| If this is life, it's like saying I don't exist
|
| Dönüyorsun hep aynı yere
| You always come back to the same place
|
| Yeni baştan başlıyormuş gibi
| It's like starting over
|
| Sar yaranı mikrop kapmasın
| Wrap your wound so it doesn't get infected
|
| Varsa bir bardak su iç üstüne
| Drink a glass of water if available.
|
| Geçer geçer biraz aslında
| It passes a little bit actually
|
| Sonra bir bakmışsın, boş bir oda
| Then you look, it's an empty room
|
| Ayartıyor kalbini
| tempting your heart
|
| Dolaşırsa kanında deli deli
| If it circulates in your blood, crazy crazy
|
| Erirsin de çaresi yok
| Even if you melt, there is no solution
|
| İncitiyor dur sakın ses etme
| It hurts, stop, don't make a sound
|
| Bu satırı sen yazdın bu onun suçu değil
| You wrote this line, it's not his fault
|
| Öyle ol istedin, geber istedin
| You wanted to be like that, you wanted to die
|
| Teker teker nasıl yazdınsa
| How do you write one by one
|
| Öylesine bakmışsın
| You looked so
|
| İşte o kadar
| That's it
|
| Kırar gibidir
| It's like crack
|
| Sever gibidir
| is like a lover
|
| Aslında sever gibidir | Actually like a lover |