| Sanki başka bir dünyadayım
| It's like I'm in another world
|
| Gökyüzünde bir binadayım
| I'm in a building in the sky
|
| Pembe mavi bir rüyadayım
| I'm in a pink blue dream
|
| Sanki kaptanım gemim saçların
| It's like my captain, my ship, your hair
|
| Aynı renkler, aynı resimler
| Same colors, same pictures
|
| Farklı hisler farklı isimler
| Different feelings different names
|
| Her yer uçan garip cisimler
| Strange objects flying everywhere
|
| Tam bir saçmalık, isyan başlasın
| It's bullshit, let the riot begin
|
| Sorun herkese yanıtlar aynı hep aynı zevk
| Ask everyone, the answers are the same, always the same pleasure.
|
| Yorgun gözlerim bazen gerçek bazen bi' jest
| My tired eyes are sometimes real, sometimes a gesture
|
| Zorluklar gibi geldi geçti birden bire
| It came and passed like difficulties
|
| Doğdum dünyada sonra yaşa dedi yapay bi' ses
| I was born in the world, live later said an artificial voice
|
| Ne doğdum, ne öldüm
| I was neither born nor died
|
| Ne vardım, ne yoktum bilmem
| I don't know what I was, what I wasn't
|
| Buldum, bir boşluk, kocaman evrende doldurduğum bi roldüm
| I found it, I was a void, a role I filled in the huge universe
|
| Kötü alışkanlık gibi söndüm
| I'm extinguished like a bad habit
|
| Başa sardım, yine sardım çünkü boku gördüm
| Rewind, rewind 'cause I saw the shit
|
| Sanki başka bi' gezegene sürgün gibi
| It's like exile to another planet
|
| Sona yaklaşan bi dünyanın
| A world approaching the end
|
| Güneşi batar bugün yarın
| The sun goes down today tomorrow
|
| Gidiyorum dağlara bağırıp
| I'm going to the mountains shouting
|
| Tek tek başıma, tek tek başıma
| alone, alone
|
| Sona yaklaşan bi dünyanın
| A world approaching the end
|
| Güneşi batar bugün yarın
| The sun goes down today tomorrow
|
| Gidiyorum dağlara bağırıp
| I'm going to the mountains shouting
|
| Tek başıma, tek tek başıma
| alone, alone
|
| Yükü omzumda dünyanın
| The weight of the world on my shoulder
|
| Çökersem bugün yarın
| If I crash today tomorrow
|
| Yirmilerim kısa günün karı
| My twenties are a short day's snow
|
| Bu yüzden hiç geçmiyor baş ağrım
| That's why my headache never goes away
|
| Seçmediğim yolu diretme bana
| Don't make me insist on the path I didn't choose
|
| Kendim seçtim kendime yaram
| I chose myself, I'm good for myself
|
| Hepsi benim yüzümden hepsi
| All because of me
|
| Demiyorum asla «kahretsin»
| I never say "damn"
|
| Ödün vermem hiçbir şeyden
| I don't compromise anything
|
| Pervasız hayatım
| my reckless life
|
| Ne olacaksa olsun
| no matter what
|
| (Olsun ne olacaksa olsun)
| (No matter what happens)
|
| Ödün vermem hiçbir şeyden
| I don't compromise anything
|
| Pervasız hayatım
| my reckless life
|
| Ne olacaksa olsun
| no matter what
|
| (Olsun ne olacaksa olsun)
| (No matter what happens)
|
| Ne doğdum, ne öldüm
| I was neither born nor died
|
| Ne vardım, ne yoktum bilmem
| I don't know what I was, what I wasn't
|
| Buldum, bir boşluk
| I found a space
|
| Kocaman evrende doldurduğum bi roldüm
| I was a role I filled in the huge universe
|
| Kötü alışkanlık gibi söndüm
| I'm extinguished like a bad habit
|
| Başa sardım, yine sardım
| I rewind, I rewind
|
| Çünkü boku gördüm
| 'Cause I've seen the shit
|
| Sanki başka bi' gezegene sürgün gibi ama
| It's like exile to another planet but
|
| Sona yaklaşan bi dünyanın
| A world approaching the end
|
| Güneşi batar bugün yarın
| The sun goes down today tomorrow
|
| Gidiyorum dağlara bağırıp
| I'm going to the mountains shouting
|
| Tek tek başıma, tek tek başıma
| alone, alone
|
| Sona yaklaşan bi dünyanın
| A world approaching the end
|
| Güneşi batar bugün yarın
| The sun goes down today tomorrow
|
| Gidiyorum dağlara bağırıp ey
| I'm going to the mountains shouting oh
|
| Tek başıma, tek tek başıma
| alone, alone
|
| Sona yaklaşan bi dünyanın
| A world approaching the end
|
| Güneşi batar bugün yarın
| The sun goes down today tomorrow
|
| Gidiyorum dağlara bağırıp
| I'm going to the mountains shouting
|
| Tek başıma, tek tek başıma
| alone, alone
|
| Sona yaklaşan bi dünyanın
| A world approaching the end
|
| Güneşi batar bugün yarın
| The sun goes down today tomorrow
|
| Gidiyorum dağlara bağırıp ey
| I'm going to the mountains shouting oh
|
| Tek başıma, tek tek başıma | alone, alone |