| Yangınlar
| fires
|
| Kahpe fakları
| whore fags
|
| Korku cığlıkları
| screams of fear
|
| Ve irin selleri, aç yırtıcılar
| And torrents of pus, hungry predators
|
| Suyu zehir bıçaklar ortasındasın
| You're in the middle of poison knives
|
| Bir cana, bir başa kalmışsın vay, vay
| You're stuck with a soul, wow, wow
|
| Pusatsız, duldasız, üryan
| Pussless, widowless, free
|
| Bir cana, bir de başa
| One soul and one head
|
| Seher vakti leylim, leylim
| At dawn, my lady, my lady
|
| Cellat nişangahlar aynasındasın
| Executioner you are in the mirror of sights
|
| Oy sevmişem ben seni
| Oy I loved you
|
| Üsküdar'dan bu yana lo kimin yurdu?
| Whose home has it been since Üsküdar?
|
| He canım
| Yes Dear
|
| Çiçek dağı kıtlık kıran
| flower mountain famine breaker
|
| Gül açmaz, çağla dökmez
| A rose does not bloom, a waterfall does not shed
|
| Vurur anının çatına, vurur çakmaktaşı kayalarıyla küfrünü medetsiz Munzur
| Munzur hits the roof of his memory, with flint rocks
|
| Şahmurat suyu kan akar
| Shahmurat water flows blood
|
| Ve ben şairim
| And I am a poet
|
| Namus işçisiyim yani
| So I'm an honor worker
|
| Yürek işçisi
| heart worker
|
| Korkusuz, pazarlıksız
| Fearless, non-negotiable
|
| Kül elenmemiş
| Ash not sifted
|
| Ne salkım bir bakış resmin çekeyim
| What a bunch, let me take a picture of you
|
| Ne kinsiz bir rüzgâr mısra dökeyim
| What a wind without hatred let me chant
|
| Oy sevmişem ben seni
| Oy I loved you
|
| Ve sen daha demincek
| And you will say more
|
| Yıllar da geçse demincek
| Even if the years pass
|
| Bıcaklanmış dal gibi ayrı düştüğüm
| I fell apart like a stabbed branch
|
| Ömrümüm sebebi ustam, sevgilim
| The reason for my life is my master, my darling
|
| Yaran derine gitmiş
| Your wound went deep
|
| Fitil tutmaz bilirim
| I know it won't hold a wick
|
| Ama hesap dağlarladır
| But the reckoning is with the mountains
|
| Umut dağlarla
| Hope with mountains
|
| Düşün uzay cağında bir ayağımız
| Think we have one foot in the space age
|
| Ham carık, kıl çorapta olsa da biri
| Raw furrow, even if it's in a hairy sock
|
| Düşün olasılık, atom fiziği
| Think probability, atomic physics
|
| Ve bizi biz eden amansız sevda
| And the unrelenting love that makes us who we are
|
| Atıp bir kıyıya iki zamanı
| Throw two times to one shore
|
| Yarının çocukları, gülleri için
| Tomorrow's children, for their roses
|
| Herbirinin ayva tüyü için çilleri için
| For each of their freckles for a quince feather
|
| Koymuş postasını
| He put his mail
|
| Görmüş restini
| have seen the restin
|
| He canım
| Yes Dear
|
| Sen getir üstünü
| You bring your top
|
| Oy Havar
| Vote
|
| Muhammed, İsa aşkına
| Mohammed, for Christ's sake
|
| Yattığım ranza aşkına
| For the love of the bunk bed I slept on
|
| Deeey dağları un eder ferhadın gürzü
| Deeey mountains flourish, ferhad's mace
|
| Benim de boş yanım hançer yalımı
| My empty side is dagger blade
|
| Ve zulamda kan ter içinde asi
| And in my stash, blood and sweat, rebel
|
| He desem koparacak dizginlerini
| If I say he will break the reins
|
| Yediveren gül kardeşi bir arzu
| The seven-year-old rose brother is a desire
|
| Oy sevmişem ben seni | Oy I loved you |