| Kaldırınca tabancasını
| Raise your gun
|
| Nişan almak için sarı saçlıya
| To the blonde to get engaged
|
| Parıldayıverdi gözleri
| His eyes gleamed
|
| Koru kendini!
| Protect yourself!
|
| Kaldırınca tabancasını
| Raise your gun
|
| Nişan almak için sarı saçlıya
| To the blonde to get engaged
|
| Parıldayıverdi gözleri
| His eyes gleamed
|
| Koru kendini!
| Protect yourself!
|
| Kırlangıçlar uçuştular
| swallows flew
|
| Korkudan çığrışıp
| screaming with fear
|
| Kanat çırparak koru kendini!
| Protect yourself by flapping your wings!
|
| Hadi söyle bana müziği seversin sen
| Come on tell me you like music
|
| Nasıl çalar insan hapishanede?
| How does one steal in prison?
|
| Hadi söyle bana müziği seversin sen
| Come on tell me you like music
|
| Nasıl çalar insan hapishanede?
| How does one steal in prison?
|
| Ağrılardan, sızılardan sonra
| After aches and pains
|
| Romatizmanın zincirleri kemirdi elleriyle
| The chains of rheumatism gnawed with their hands
|
| İşte nişan aldı tam
| Here he got engaged
|
| Kemanının üstüne
| on your violin
|
| Iskalamaz iyi nişancıdır
| Can't miss is a good marksman
|
| Koru kendini!
| Protect yourself!
|
| İşte nişan aldı tam
| Here he got engaged
|
| Kemanının üstüne
| on your violin
|
| Iskalamaz iyi nişancıdır
| Can't miss is a good marksman
|
| Koru kendini!
| Protect yourself!
|
| Ama teller gene şakıdılar
| But the strings sang again
|
| Doldurdular havayı titrek titrek hiç umursamadan
| They filled the air tremblingly without a care
|
| Hadi söyle bana müziği seversin sen
| Come on tell me you like music
|
| Nasıl çalar insan hapishanede?
| How does one steal in prison?
|
| Hadi söyle bana müziği seversin sen
| Come on tell me you like music
|
| Nasıl çalar insan hapishanede?
| How does one steal in prison?
|
| Ağrılardan, sızılardan sonra
| After aches and pains
|
| Romatizmanın zincirleri kemirdi elleriyle
| The chains of rheumatism gnawed with their hands
|
| Havasız bir delikte
| in an airless hole
|
| Gıcırdayan somya üstünde yatakta
| In bed on creaking mattress
|
| Yakalanmışsın berbat bir öksürüğe
| you got a terrible cough
|
| Hıh gel de şarkı söyle
| Come on and sing
|
| Ama yine de sarı saçlı adam
| But still the blond haired man
|
| Devam etti kemanı çalmaya
| He continued to play the violin
|
| Dirildi içimizde ölü düşler | Resurrected dead dreams within us |