| Malatya’dan çıktım yola, yollar yanıyor
| I left Malatya on the road, the roads are on fire
|
| Düşman sarmış dört yanımı, kurşun saçıyor
| The enemy has surrounded me on all sides, scattering bullets.
|
| Düşmüşüm bir çukura, canım yanıyor
| I fell into a hole, it hurts
|
| Yaşasam mı, ölsem mi?
| Shall I live or die?
|
| Karar vermek zor!
| It's difficult to decide!
|
| Düşmüşüm bir çukura, canım yanıyor
| I fell into a hole, it hurts
|
| Yaşasam mı, ölsem mi?
| Shall I live or die?
|
| Karar vermek zor!
| It's difficult to decide!
|
| Beyler deresinde kardaş, pusu kurdular
| Brothers, they set up an ambush in Beyler's creek
|
| Dağda çadır çadır açtılar, tüfek çaktılar
| They opened a tent on the mountain, they fired a rifle
|
| İlker kardeşi canımdan, canımdan vurdular
| İlker's brother, they shot me through my life
|
| Yaşasak mı, ölsek mi?
| Shall we live or die?
|
| Karar vermek zor!
| It's difficult to decide!
|
| İlker kardeşi canımdan, canımdan vurdular
| İlker's brother, they shot me through my life
|
| Yaşasam mı, ölsem mi?
| Shall I live or die?
|
| Karar vermek zor! | It's difficult to decide! |