| Dünya (original) | Dünya (translation) |
|---|---|
| Yazın meyveleri eteğimde asılı | The fruits of summer hang on my skirt |
| Kıpkırmızı binbir kiraz | Crimson thousand and one cherries |
| Binbir aşk yollara vurduruyor | A thousand and one loves hit the roads |
| Dünya her güne başka | The world is different every day |
| Her güne başka. | Every day is different. |
| Dönüyorum altında | I'm turning under |
| Binbir güne binbir rüya | A thousand and one dreams for a thousand and one days |
| Dönüyorum altında | I'm turning under |
| Durma durma dünya. | Don't stop, world. |
| Elimde günün aynası var | I have the mirror of the day in my hand |
| Kışkırtıyor dört bir yana parlar | It provokes, it shines in all directions |
| Dön dünya oyna yansımamı oyna | turn world play play my reflection |
| Hergüne baştan | every day all over again |
| Hergüne baştan. | Every day over. |
| Dönüyorum altında | I'm turning under |
| Binbir güne binbir rüya | A thousand and one dreams for a thousand and one days |
| Dönüyorum altında | I'm turning under |
| Durma durma dünya dünya dünya. | Don't stop, world, world, world. |
