| Benim porselen kalbim
| my porcelain heart
|
| Karanlık bir çağa düşmüş
| fallen into a dark age
|
| Tek başına savaşırken
| When you fight alone
|
| Bir aşka esir olmuş
| Captured by a love
|
| Yüz bin parça, hepsi sevgisiz
| One hundred thousand pieces, all without love
|
| Benim porselen kalbim
| my porcelain heart
|
| Herkese duvar örmüş
| He built a wall for everyone.
|
| Büyük bir kumar ortasında
| In the middle of a big gamble
|
| Gerçeğe göğüs germiş
| faced the truth
|
| Yüz bin parça, hepsi çaresiz
| One hundred thousand pieces, all helpless
|
| Benimle oyunlar oynadın
| you played games with me
|
| Kırıldıktan sonra topladın
| You picked it up after it broke
|
| Aynı olmadı
| it was not the same
|
| Sen hatırlamazsın, ben unutmam
| You don't remember, I don't forget
|
| Nasıl yandım
| how i burned
|
| Yüreğim kandı sana
| my heart bled for you
|
| Bir umut avunmaya
| To seek a hope
|
| Sen hatırlamazsın, ben unutmam
| You don't remember, I don't forget
|
| Nasıl kıydın
| how did you cut
|
| Yüreğim kandı sana
| my heart bled for you
|
| Bir umut avunmaya
| To seek a hope
|
| Benim porselen kalbim
| my porcelain heart
|
| Yalandan bir tenha olmuş
| It's been a secluded lie
|
| Öfke dolup taşıyorken
| When anger is overflowing
|
| Bir aşka esir olmuş
| Captured by a love
|
| Yüz bin parça
| one hundred thousand pieces
|
| Hepsi sevgisiz
| all without love
|
| Benim porselen kalbim
| my porcelain heart
|
| Kendine de duvar örmüş
| He also built a wall for himself
|
| Çürük bir köprü ortasında
| In the middle of a rotten bridge
|
| Ruhuna veda etmiş
| bid farewell to his soul
|
| Yüz bin parça hepsi çaresiz
| One hundred thousand pieces all helpless
|
| Benimle oyunlar oynadın
| you played games with me
|
| Kırıldıktan sonra topladın
| You picked it up after it broke
|
| Aynı olmadı
| it was not the same
|
| Sen hatırlamazsın, ben unutmam
| You don't remember, I don't forget
|
| Nasıl yandım
| how i burned
|
| Yüreğim kandı sana
| my heart bled for you
|
| Bir umut avunmaya
| To seek a hope
|
| Sen hatırlamazsın, ben unutmam
| You don't remember, I don't forget
|
| Nasıl kıydın
| how did you cut
|
| Yüreğim kandı sana
| my heart bled for you
|
| Bir umut avunmaya
| To seek a hope
|
| Porselen kalbim, ne yapsan alınır
| My porcelain heart, whatever you do is taken
|
| Porselen kalbim, kendine de kırılır
| My porcelain heart breaks for itself too
|
| Sen hatırlamazsın, ben unutmam
| You don't remember, I don't forget
|
| Nasıl yandım
| how i burned
|
| Yüreğim kandı sana
| my heart bled for you
|
| Bir umut avunmaya
| To seek a hope
|
| Sen hatırlamazsın, ben unutmam
| You don't remember, I don't forget
|
| Nasıl kıydın
| how did you cut
|
| Yüreğim kandı sana
| my heart bled for you
|
| Bir umut avunmaya
| To seek a hope
|
| Porselen kalbim, ne yapsan alınır
| My porcelain heart, whatever you do is taken
|
| Porselen kalbim, kendine de kırılır | My porcelain heart breaks for itself too |