| Kendime gelmem gerek, bu savaşı mutlak kazanmak gerek!
| I need to come to my senses, it is absolutely necessary to win this war!
|
| Ama halim yok (Halim yok!), hiç halim yok!
| But I have no mood (I have no mood!), I have no mood!
|
| Pes edemem asla, başaracağım elbet, ama bugün halim yok!
| I can never give up, of course I will succeed, but today I am not in a good mood!
|
| Artık uzaklaşmak istiyorum, sahte gülüşlerden
| Now I want to get away from fake smiles
|
| Yalanlardan, ortamcılardan, sınırsız çıkarçılıktan
| From the lies, the media, the limitless self-interest
|
| Uzaklaşmak istiyorum bela ve çoğu dertten
| I want to get away from trouble and most troubles
|
| Uzak kalsın sahte gülüşler şimdi benden
| Stay away from fake smiles from me now
|
| Suskun kalmak zor, sen çığlık at kolayca
| It's hard to be silent, you scream easily
|
| Ve hüsrana davet eder seni her gece bir rüya
| And disappointment invites you every night is a dream
|
| Kül yağmurlarından kaçmak gibiyse hayat
| If life is like running away from ash showers
|
| Nuh’un gemisinde tutsak olmak gibidir bu dünya
| This world is like being a prisoner in Noah's ark
|
| Nedir sebep? | What is the reason? |
| Nedir, ne değildir bu halin?
| What is this, what is not?
|
| Ani kararların vebalini çeker körpe halim
| Sudden decisions take the blame, my young soul
|
| Varis hayatında sabit bir yol bulmayan bir kahin
| The heir is a seer who does not find a fixed path in life
|
| Gibi ruhum yani duygusuz ve bir o kadar zalim
| Like my soul, so callous and so cruel
|
| Kendi yolumdayım sorumluluk onun payı
| I'm on my way, it's his share of responsibility
|
| Onurlu bir sonum olsun istiyorum somurtmayın
| I want an honorable end, don't sulk
|
| Soluk borumdan geçen o kirli hava eşliğinde
| Accompanied by that dirty air passing through my windpipe
|
| Öğreniyorum olur olmaz hallerimden korunmayı
| I'm learning to be protected from my situations as soon as I can
|
| Bana bak kendimi soyutladım!
| Look at me, I've isolated myself!
|
| Aslında bütün mesele anlaşılmamaktan
| Actually, it's all about not being understood.
|
| Ruhumun aksettiği karmaşık taraflar
| The complex sides my soul reflects on
|
| Bir de tutsak etti çevredeyse ardışık yalanlar
| And if he's caught in the environment, consecutive lies
|
| Satılmış duyguları arkadaş sananlar
| Those who think that sold feelings are friends
|
| Hatalı tarafların yoğun olduğu dünyada
| In a world where the wrong parties are concentrated
|
| Abartılı yanları hep doğru adım sananlar
| Those who always think the exaggerated side is the right step
|
| Yoğun bir karın ağrısıyla güne başlarken
| Starting the day with an intense stomachache
|
| Anlamazlar dışarısı kadar içeride de savaş var
| They don't understand, there is war inside as much as outside.
|
| Yerimde olmak istemezsin, çok eminim
| You don't want to be in my shoes, I'm pretty sure
|
| Ve kefilim, bu halim için oynamadım sefili
| And I vouch, I didn't play for this miserable state
|
| Kesin bir bakış açısından bakmak gerekse
| From a strict point of view,
|
| Herkes kendi dünyasında, bir milletvekili
| Everyone is in their own world, a deputy
|
| İşim olmaz yalan politikalarla
| I can't do business with false policies
|
| Sahte gülücükte olur olmaz komiklik yapanlar
| People who make jokes as soon as they have a fake smile
|
| Uzaklaştım artık karektersizliklere
| I've moved away from characterlessness now
|
| Tam özgürlükle söylüyorum, hayatım savaşmak
| I say with complete freedom, my life is to fight
|
| Bana bak çatıştım yalanla!
| Look at me, I clashed with lies!
|
| Rap Genius Türkiye | Rap Genius Turkey |