| Moruk hastaydım, yeni iyileştim
| I was sick old man, I just got better
|
| Bak delirince neler oluyor sana göstereyim
| Let me show you what happens when you go crazy
|
| Ben daha sana diss atmadım dostum
| I haven't dissed you yet dude
|
| Sadece doğruları anlatıp yarattığın algıyı bozucam
| I'll just tell the truth and break the perception you created
|
| Markaya ve Label’a çöküp haberim olmadan kime sattın bunu anlat
| Tell the brand and Label, to whom did you sell it without my knowledge?
|
| Benim kanalıma attığın teliflerin sonucunda silinen işlerimizden kimsenin
| No one of our works deleted as a result of the copyrights you put on my channel.
|
| haberi yok!
| she doesn't know!
|
| Sürtük gibi Twitter’da paylaşacağına arasaydın telifleri kaldırırdım lan!
| If you had called instead of sharing it on Twitter like a bitch, I would have removed the copyright!
|
| Ama sende ner’de o göt?!
| But where is that ass in you?!
|
| Deli bu deli (Skkrt skrrt skrrt)
| Crazy this crazy (Skkrt skrrt skrrt)
|
| Deli, deli bu deli
| Crazy, crazy this crazy
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Deli bu deli (Skkrt skrrt skrrt)
| Crazy this crazy (Skkrt skrrt skrrt)
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Deli bu deli (Skkrt skrrt skrrt)
| Crazy this crazy (Skkrt skrrt skrrt)
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Çıkar o gözlüğünü gözüme bak
| Take off those glasses and look into my eyes
|
| Yaptığın her şeyin bi' özürü var
| There's an excuse for everything you've done
|
| Çek benden aptal ol iki duman
| Take it away from me, be a fool
|
| İnanıyo' iftiralarına bi' sürü mal
| I believe it's a lot of money for their slander
|
| Hem alkoliksin, hem paranoyak
| You're both alcoholic and paranoid
|
| Gel seni yatıralım yan odaya
| Come let's put you in the next room
|
| Bura tımarhane
| This is madhouse
|
| Oturup konuşalım mı?
| Shall we sit and talk?
|
| Ne bahanen anlat gider ayak
| Tell me what excuse
|
| İzledin öylece tepkisiz
| You just watched, unresponsive
|
| Bana «hain"dediler bekledin
| They called me "traitor", you waited
|
| Yaptığım işlerin altına üstelik
| Besides the things I've done
|
| Ben de bastım telifi bekledim
| I also pressed and waited for the copyright
|
| İstedim ki piç dön bana dön!
| I wanted, you bastard, come back to me!
|
| Paradan gözleri kör kalan (Kör!)
| Blind from money (Blind!)
|
| Ağzında ne varsa koy tabağa moruk
| Put whatever's in your mouth on the plate, old man
|
| Bi' daha da benimle oynama
| Don't play with me again
|
| Ama kesinlikle değil tweet’le diye
| But definitely not because of tweeting
|
| At telifi kanalıma klipleri ye
| Eat clips to my horse copyright channel
|
| Hiçbi' dak’ka sordun mu durup da: «Niye?»
| Have you ever stopped to ask: “Why?”
|
| Kaç cambaz oynadınız bir ipte?
| How many acrobats have you played on a tightrope?
|
| Yine sustum dostum bilip de
| I was silent again, my friend, knowing it
|
| Kime sattın kanalımı gidip de?
| Who did you sell my channel to?
|
| Bize anlat bunları gelip
| Come and tell us
|
| Yala, yala-yalandan ortamı gerin
| Lick, lick-lie stretch the atmosphere
|
| «İlahi"dedin OL’a enayi
| You said "Divine" to OL you sucker
|
| Ben hâlâ senden fenayım kro
| I'm still worse than you kro
|
| Seninki yanında bela bi' flow
| Trouble next to yours is flow
|
| Ama helali var onun her hâli klon
| But it's halal, it's a clone anyway
|
| Yine boş olma gel sen helalim ol
| Don't be empty again, come and be my halal
|
| Yâr her hâlim iyi, bunun her hâli foss
| Dear, I'm fine, all of this is foss
|
| Evet işçiyim! | Yes, I am a worker! |
| Hani göt nerende boss?
| Where is the ass boss?
|
| Penaltı, goal, ilk kural saygı
| Penalty, goal, respect the first rule
|
| Vurma bel altı bro
| Don't hit the waist bro
|
| Sen ettin, ben etmem
| You did, I don't
|
| Niye bastım T-shirt'ü anlatayım;
| Let me tell you why I printed the T-shirt;
|
| Ağzından çıkartıp üstüne giysin veletler (Basemode, Basemode)
| Get it out of your mouth and put it on you brats (Basemode, Basemode)
|
| Bana küfret ya da tebrik et
| Curse me or congratulate me
|
| Görmem fark, göremem tehlike!
| I can't see the difference, I can't see the danger!
|
| Delirdiniz «koklicez"diye
| You're crazy "koklicez"
|
| Küfrü kes piç, karalarım sadece ehl-î keyf
| Cut off the disbelief, bastard, my scribbles are only people of pleasure.
|
| Aramızda beş yaş var, kes taşşağı, oku on beş yıl
| There are five years between us, cut the balls, read fifteen years
|
| Öğreneme yazmayı bomboş göt
| Empty ass to learn how to write
|
| Sanayi, kuyumcu, konfeksiyon
| Industry, jewellery, garment
|
| Çalıştım inan ki on beş yıl
| Believe that I worked for fifteen years
|
| Paralarım Hip-Hop'la son beş sene
| Last five years with my money hip-hop
|
| Bağışladım onları da sana boş yere!
| I have forgiven them to you in vain!
|
| Kapkaççı, eş dost ele, yanındaki piçler hep kof kelek!
| The pickpocket, the mate, the bastards next to you are always empty!
|
| Benim gibi vuramaz Maradona Pele
| Can't hit like me Maradona Pele
|
| Bile size! | Even you! |
| Yönetirim melodileri
| I rule melodies
|
| Allah’a şükür ki düşmanıyım
| thank god i'm your enemy
|
| Yaradanın değil ama pedofilinin
| Not the creator but pedophile
|
| Sor çevreme, bu da bilinir
| Ask me, this is also known
|
| Titre (Hıdıdı) gelebilirim
| tremble (Hıdıdı) I can come
|
| Bir gece ansızın gelebilirim
| I can come suddenly one night
|
| Vurulup sokakta ölebilirim
| I could get shot and die in the street
|
| Ama efsaneyim bro bu da bilinir
| But I'm a legend bro this is also known
|
| Bitecek devrin devril!
| Your turn will end, turn over!
|
| Kodumun hayvanı evril (Hahaha, evril)
| Animal of my code evril (Hahaha, evril)
|
| Beni duyunca dönüyor mu nevrin?
| Does your nevrin turn when you hear me?
|
| İçimdeki gücün adı devrim
| The name of the power inside me is revolution
|
| Seni dinlemiyo' bile abin, boş ol!
| I don't even listen to you, brother, be empty!
|
| Hayk Hip-Hop'la evli
| Married to Hayk Hip-Hop
|
| Deli bu deli (Skkrt skrrt skrrt)
| Crazy this crazy (Skkrt skrrt skrrt)
|
| Deli, deli bu deli
| Crazy, crazy this crazy
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Deli bu deli (Skkrt skrrt skrrt)
| Crazy this crazy (Skkrt skrrt skrrt)
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Deli bu deli (Skkrt skrrt skrrt)
| Crazy this crazy (Skkrt skrrt skrrt)
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Deli bu deli
| This is crazy
|
| Şimdi de imam olmuş der: «Boş ol, boş ol!»
| Now he has become an imam, he says: "Be empty, be empty!"
|
| Çamura bulandı paçan boşa
| You're covered in mud, in vain
|
| Babanız doktor, ananız hoca
| Your father is a doctor, your mother is a teacher.
|
| Neyi başardın acaba lan? | What have you accomplished? |
| Boş at!
| Empty horse!
|
| Bana soracaksın: «Kanka kaça locan?"Baca-ğına sı-ça'm!
| You'll ask me: "Bro, how much is your box?"
|
| Hak yerken oldun şişip fıçı
| You're right, you swelled up
|
| Hayk sanki Müfettiş Gadget
| Hey, like Inspector Gadget
|
| Kariyer düşünsem olurum müşavir
| If I thought of a career, I would be a consultant
|
| Mühendis ya da müteahhit
| Engineer or contractor
|
| Kral olmayı seçtim, bu daha iyi
| I chose to be king, that's better
|
| Şu yaptığıma bakın bi' dâhiyim
| Look what I've done, I'm a genius
|
| Sıçıp sıçıp bi' daha yiyin
| Take a shit and eat again
|
| Biliyorum hepiniz müdavimim
| I know you all are my regulars
|
| Kalemim eğitiyo' bi' cahili
| My pen educates the ignorant
|
| Hoop ödedim kalamarı, pilakiyi
| Hoop I paid the calamari, the stew
|
| Bi' adam Eypio çıktı
| A man Eypio came out
|
| Beni affet abim Ceza
| Forgive me brother Punishment
|
| Sana kuruldum kaç yıl keza
| How many years have I been built for you
|
| Aralara giriyor paralar fesat
| Money goes in between, mischief
|
| Mangıra okuyor rapçiler ezan
| Rappers reciting azan
|
| Nedense hiçbiri çekmiyor azap
| For some reason, none of them suffer
|
| Al kazmayı eline Patron (Kazma)
| Take the pickaxe, Boss (Pickax)
|
| Dostumu gömdüğün yerden çıkart kazıp (Yazık)
| Dig out my friend from where you buried (Pity)
|
| Öldüm sanıp üşüşün, seni yükseltirdi düşüşüm
| You think I'm dead and you're cold, my fall would raise you
|
| Hâlâ hızlı öfkeli bi' çocuğum
| I'm still a fast furious boy
|
| Rap beni hep bi' prens yapan öpücüktü (Muck)
| Rap was the kiss that always made me a prince (Muck)
|
| Düşmanın mıyım, idolün mü?
| Am I your enemy or your idol?
|
| Olmuş bi' karga yine bülbül
| A crow became a nightingale again
|
| Rap’lerin geliyor bize ninni
| Your raps come to us lullabies
|
| Ben Red Kit sen Dü-dü-dü-dü-düldül (Skrrt skrrt skrrt)
| I'm Red Kit, you are Du-du-du-du-duldul (Skrrt skrrt skrrt)
|
| Düşmanın sarıyordu yaralarımı sen dolandırılırken (Ukrayna)
| Your enemy was covering my wounds while you were swindled (Ukraine)
|
| Üç solo albüm parasını yedin bro ben ölürken (Konuş)
| You paid for three solo albums bro while I'm dying (Talk)
|
| Back bile çıkarım yanında, «Yürü», derdin sen, «önümden.»
| Even Back comes out next to you, "Walk", you would say, "in front of me."
|
| Haberin mi yok piç?
| Don't you know, bastard?
|
| Basemode’a giderken yol paralarımı da sen öderdin!
| You used to pay my travel tolls while going to Basemode!
|
| Bunun için miydi lan? | Was it for this? |
| Sırtımdan vur diye mi?
| For hitting me in the back?
|
| 2012'de VEMedya yapım Ender Çabuker Birkaç Milyar Soluk’u rehin aldığında | In 2012, when VEMedya production Ender Çabuker took A Few Billion Soluks hostage |
| onlarla oturup albüm anlaşması yaptın, sesim bile çıkmadı yanında durdum.
| You sat down with them and made a record deal, I didn't even hear anything, I stood next to you.
|
| Benim albümlerimin üzerine oturup söz yazmış olmalısın puşt. | You must have sat down and wrote lyrics on my albums, asshole. |
| Seni hiç
| you ever
|
| kıskanmadım tüm imkânlarımı seninle paylaştım. | I'm not jealous, I shared all my opportunities with you. |
| Yeri geldi ben klip çekmedim
| It's okay, I didn't shoot a clip
|
| senin klibini çektirdim. | I shot your clip. |
| Sen kötüsün kardeşim, içindeki saf kötülük.
| You are evil brother, pure evil within you.
|
| Ben o kötülüğü öldürüce'm. | I will kill that evil. |
| Yıllarca piyasayı çakma ürünlerinle dolandırdın
| For years you scammed the market with your knock-offs
|
| şimdi de çakma raplerinle mi dolandırıyorsun lan?
| are you cheating now with your fake raps?
|
| Festus Okey senin yüzünden on ay hapis cezası yedi
| Festus Okey was sentenced to ten months in prison because of you
|
| Bitch! | Bitch! |
| Sürtük! | Slut! |
| Fahişe! | Whore! |
| Orospu!
| Bitch!
|
| Bunlardan başka söyleyecek bir şeyiniz var mı bana?
| Do you have anything else to say to me other than these?
|
| Beni kendime ettiğim hatalarla mı vurmaya kalkıyo’sun göt? | Are you trying to hit me with the mistakes I made to myself, ass? |
| Beni aşağılamaya mı
| to humiliate me
|
| çalışıyorsun? | are you working? |
| Size ne yaptım oğlum, size?
| What did I do to you, son?
|
| Sakalımı polisler değil, ben kestim işe girmek için, onları bulup suratına
| It's not the cops, I cut my beard to get a job, find them and slap them in the face.
|
| yapıştırmışsın, yakışmamış hayvan!
| you glued it, unsuitable animal!
|
| Düşmanlarım bile bana saygı duyar göt! | Even my enemies respect me ass! |
| Mahallemde katiller ve polislerle oturup
| Sitting with murderers and cops in my neighborhood
|
| kalkarım, sana dostların bile saygı duymuyor moruk, sövdüklerim benim fanlarım
| I'll get up, even your friends don't respect you old man, the ones I curse are my fans
|
| değil senin köpeklerin. | not your dogs. |
| Ben fanlarıma durumları yok diye albümleri bedavaya
| I give my fans free albums just because they don't have status
|
| kargolamış adamım
| shipped man
|
| Sadece gerçekleri söylediğim hâlde tutup bana üç saat içinde aceleyle «sürtük orospu"diye diss attın, iyi ki de yaptın. Bana bu fırsatı tanıdığın için
| You just kept telling the truth and hurriedly dissed me "slut bitch" in three hours, and I'm glad you did. Thank you for giving me this opportunity.
|
| sağ ol kanka! | Thanks dude! |
| Bıraksan susar kendi içimde delirirdim
| If you let me shut up, I'd go crazy inside myself
|
| Şaşırtma Deli! | Surprise Crazy! |