| Teninle Konuşmak (original) | Teninle Konuşmak (translation) |
|---|---|
| Parmak uçlarım tanımak istiyor seni | My fingertips want to know you |
| Dokunmak istiyor çocuklar gibi | Wants to touch like children |
| Parmak uçlarım tanımak istiyor seni | My fingertips want to know you |
| Dokunmak istiyor çocuklar gibi | Wants to touch like children |
| Önümde uzayıp aksın bir su gibi | Let it stretch out in front of me like a water |
| Merak ettiğim gövden | Your body I wonder |
| Ateşte çaydanlık, camda yağmur | Teapot on the fire, rain on the glass |
| Bahçede ıhlamur | linden in the garden |
| Masamda incir rakısı, yatağımda ten kokusu | Fig raki on my table, the smell of skin on my bed |
| Teninle tanışmanın zamanı | Time to meet your skin |
| Teninle konuşmanın zamanı | It's time to talk to your skin |
| Teninle tanışmanın zamanı | Time to meet your skin |
| Teninle konuşmanın zamanı | It's time to talk to your skin |
| Senin tenin sıcak | your skin is hot |
| Benim içimde bir kedi | a cat inside me |
| Yumdu gözlerini «İşte aşk» dedi | He closed his eyes and said "Here is love" |
