| Dört Kişili Düş (original) | Dört Kişili Düş (translation) |
|---|---|
| Dört yanımda dört kişi | four people around me |
| Hepsi de başka | All other |
| Hepsinin elleri benim üstümde | All their hands on me |
| Hepsi de der ki | All of them say |
| ''Sen, sen değilsin.'' | "You are not you." |
| ''Biz olmasak ne yaparsın?'' | "What would you do without us?" |
| Dört yanımda dört kişinin | Four people around me |
| Dört yanında | all around |
| Aman, dizilmişiz petek şeklinde | Oh, we're lined up like a honeycomb |
| Suyun en üstündeki damla gibi | Like a drop on the top of the water |
| Ayağımızda bin kilo | A thousand kilos on our feet |
| Uzadıkça uzamakta | getting longer |
| Dört kişili düşüm | four person dream |
| İçimdeki sancım | my pain inside |
| Büyüdükçe büyümekte | growing as it grows |
| Uzadıkça uzamakta | getting longer |
| Dört kişili düşüm | four person dream |
| İçimdeki sancım | my pain inside |
| Büyümekte | growing |
| Aynı eve tıkılmışız tepeleme | We're stuck in the same house |
| Herkesin ağzında ayrı bir şarkı | A different song for everyone |
| Neden bilinmez, kim yapmış | Don't know why, who did it |
| Kulaklarım yok olmuş | my ears are gone |
| Uzadıkça uzamakta | getting longer |
| Dört kişili düşüm | four person dream |
| İçimdeki sancım | my pain inside |
| Büyümekte | growing |
| Bir şeyler çoğaldıkça | As something grows |
| Bir şey eksiliyor | Something is missing |
| Özgürlüğüm artık onlarla beraber | My freedom is with them now |
| Etime yapışan | sticking to my flesh |
| Ah o eller | oh those hands |
| Hep isterler | They always want |
| İstiyorlar | they want |
