| Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım
| I don't know how my beautiful years passed
|
| Bazen gözyaşı oldu, bazen içli bir şarkı
| Sometimes it was a tear, sometimes a heartfelt song
|
| Her anını eksiksiz, dün gibi hatırlarım
| I remember every moment of it like it was yesterday
|
| Dudaklarımda tuzu, içimde durur aşkı
| Salt on my lips, love stays inside me
|
| Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler
| You know those flowers whose hair I crowned
|
| Hani o güzel gözlü ceylanların pınarı
| You know, that fountain of beautiful-eyed gazelles
|
| Hani kuşlar, ağaçlar, binbir renkli çiçekler?
| What about the birds, the trees, the thousands of colorful flowers?
|
| Nasıl yakalamıştım saçlarından baharı?
| How did I catch the spring by your hair?
|
| Ben hâlâ o günleri anarsam yaşıyorum
| I still live if I remember those days
|
| Sanki mutluluğumuz geri gelecek gibi
| As if our happiness will come back
|
| Hâlâ güzelliğini kalbimde taşıyorum
| I still carry your beauty in my heart
|
| Dalından koparılmış beyaz bir çiçek gibi | Like a white flower plucked from its branch |