| Bu gece zincirlerimi çözmedin hiç |
| Sanki gittiğinden bu yana zaman geçmedi hiç |
| Nedense ölmedik hiç |
| Sanırım yalnızlığa alıştık diye geriye dönmedik hiç |
| O saçları nasılda örmedim hiç |
| Nasıl gözlerim doluyken yaşım akmadı hiç |
| Güneş doğudan doğup batıdan batmadı hiç |
| Her şey tersine, acayip, ilginç |
| İçim okyanus dibi |
| Yüzeye çıkmaz oldum, acım hortlamış gibi |
| Sanki gökyüzünden yıldızları toplamış biri |
| Sürekli bulutluyuz ömrümüz gri |
| Ne acı sesinden ismimi bile duymadım hiç |
| Sanki hüzün güzeldi hep mutluluk uymadı hiç |
| Gün aymadı, gece doğmadı hiç |
| Aslında hepsi yalan, sesin odama dolmadı hiç |
| İlginç… |
| Nakarat: |
| Gözümle gördüğüm yok ömür çok taze daha |
| Sesimi duyduğun yok çözüm çok uzak hala |
| Seni de yazdığım 'RİSALE" hayli vardı ama |
| Seni ve güneşi sığdırdım bu gün ve haftalara |
| Hüzün var dolunayımda, ölüm çok ani daha |
| Gözüm yok ekmeğin suyunda, acıya doydum ama |
| Yolladığım son risale o tozlu rafta daha |
| Seni ve güneşi sığdırdım bugün yanaklarıma |
| Yalandan sevmeyi bile bilmedik hiç |
| Yalandan gülmeyi. |
| Gariptir, yalandan hasretliği tatmadık hiç |
| İncildikte azar azar, ilginç. |
| Yolladığım son mektubu candan almadın |
| Kesiklerim kabardı bana cam dayanmadı |
| Söz de yandın, gerçekte yanmadın |
| Bunu gördüm inkar etme, can dayanmadı |
| Kapalı kapılar ardındayım, ölüm taktiğim |
| Beni bıraktığın dikenli yollar hiç rahat değil |
| Ve eskiyor dar sokaklardan umut lastiğim |
| İlginç, Temmuz ama yaz değil |
| Ki sırılsıklam üşüyorum, bedenim gevşedi lan |
| Görürsen bir gün beni boynumda dilek cevşeni var |
| Gelmesen de koyu bir çaya bağladığım acılarımla |
| Görmek için açılarım var |
| Bizi yalanlarına yazmadın |
| Samimiydin hep, severdim asla surat asmadın |
| Sen gittiğinden bu yana tek yaş daha basmadım |
| 24'de kaldım, yüzümü başka birine satmadım |
| Hakettik biz bizi |
| Sana yazdığım her şiir sanki yüreği sonsuz bir dizi |
| Şimdi elim sen de bir travma yaşıyorum |
| Gizliyorum RİSALE’nin bahşettiği son izi |
| Nedensiz sahillere vur bizi |
| Yüreği biz gibi tüm insanlara sor bizi |
| Seni milyonlarca insana dinletiyor kalbim ki Milyonlarca insan sevgini anlıyor zor gibi |
| Ateş altındayken hüzün gözüme kaçtı |
| Hüzün yüzümü aştı, gelen keyfim kaçtı |
| Ruhumu teslim ettim okyanuslar taştı |
| Sana yolladığım son RİSALE’yi ciğerlerime saçtım |
| Küllerinden doğdu acım tam bir ilkti |
| Acımı yollar, dağlar, ovalardan biriktir |
| Komalardan çıkıp sevmiştim sen de gittin |
| Güzelce gittin sahi ne güzel gittin |
| Kırık bir kapıyım artık yakılmayı bekleyen |
| Ağlıyor benim yerime saygıdan gökle yer |
| Eski bir bina yüzüm yıkılmayı dileyen |
| Şarkılar söyle yerime, dinliyor bilmeyen |
| Neyse konu dağıldı |
| Seni yazmaktan elim ağırdı |
| Gözün yüksekteydi, bakarken gözümü aldın |
| Ayıp ettin seninle ölüme vardım |
| Ne bir gün üzdüm seni bir gün kırdım |
| Bugün kızgınım sana ve kırgın |
| Ne bir gün üzdüm seni bir gün kırdım |
| Bugün kızgınım sana ve kırgın |
| İlginç… |
| Nakarat: |
| Gözümle gördüğüm yok ömür çok taze daha |
| Sesimi duyduğun yok çözüm çok uzak hala |
| Seni de yazdığım 'RİSALE" hayli vardı ama |
| Seni ve güneşi sığdırdım bu gün ve haftalara |
| Hüzün var dolunayımda, ölüm çok ani daha |
| Gözüm yok ekmeğin suyunda, acıya doydum ama |
| Yolladığım son risale o tozlu rafta daha |
| Seni ve güneşi sığdırdım bugün yanaklarıma |