| Sıkıldım artık, zaman aksak
| I'm bored now, time is slow
|
| Kerem Aslı’ya dursun, ihtiyacı yok kalbimin aşka
| Forget Kerem Aslı, my heart doesn't need love
|
| Bu baş döndürüşten haz alırsam aşka gel
| Come to love if I enjoy this dizzying
|
| Adım Esen, alış bur’da eser yel
| My name is Esen.
|
| Rüzgârıma dayanamaz herkes, der «yeter»
| Everyone can't stand my wind, says "enough"
|
| Başı dumanlı her dağ beni mest ederken seni terkeder
| Every mountain with a smoky head leaves you while enchanting me
|
| Mimikleri kurusun, kalemi kanla dolsun
| Let their gestures dry, let their pen be filled with blood
|
| Yazar el bilmez kendini vursun, gol olsun
| Let the author recklessly shoot himself, get a goal
|
| Kendini kurutsun. | Dry yourself. |
| Adam olamayan densiz, şopar olsun
| A man who can't be a man
|
| Düşmanı bana muzaffer kılmayan Rabbime hamd olsun
| Praise be to my Lord, who did not make the enemy victorious over me.
|
| Çek silahını vursun, Rap’im inkâr olsun
| Let him shoot his gun, my rap be in denial
|
| Dört yol ağzında Rab pusulam olsun
| Let the Lord be my compass at the crossroads
|
| Dişimi kıracağım, birisi de haddini bilsin
| I'm going to break my tooth, someone should know his place
|
| Kirli ruhlarını mis gibi parfüm gizlesin
| Let perfume hide their dirty souls
|
| Sütyene katkı verilsin, gerçek gizlensin
| Contribute to the bra, hide the truth
|
| Sahteleşsin, kızaran her göz visinelensin
| Fake it, make every red eye tinkle
|
| Ve de kızaran her yüz ödüllensin
| And may every blushing face be rewarded
|
| Namlu kurşunu içsin, benden seksin
| Let the barrel drink the bullet, you have sex on me
|
| Kesince kalbi, dışarı taşan insan sürüsü
| Cut the heart, the crowd of people overflowing
|
| Sert söz yüzeylerini itinayla temizleyen
| Carefully cleaning hard speech surfaces
|
| Kem göz sahiplerini inleten insan güdüsü
| The human instinct that makes the evil eye owners moan
|
| Lakin zalim haine tayin olan her narin
| But every delicate person appointed to the cruel traitor
|
| Ver yakayım bir tütün
| Give me a tobacco
|
| Dişî kişiklere fiş keser tribin
| Tribin that cuts plugs for females
|
| Doldumu tribün üstübüde tüter ün
| The tribune is smoking on top of it.
|
| Mutluluk öldü açlıktan edildi mağlup
| Happiness died starved defeated
|
| Yüzünde tahrip izleri malum
| The marks of destruction on his face are known.
|
| Dilim atik, anlattıklarım akik
| My tongue is wasted, what I'm talking about is agate
|
| Herkese bulunur talip
| Available to everyone
|
| Herkese var bir sahip, sor O’na, sıkışma
| Everyone has an owner, ask him, don't get stuck
|
| Sen bilmezsen bilir Halik
| If you don't know, you know Halik
|
| Bu bir gerçek kesit, çok basit
| This is a real slice, it's very simple
|
| Ben buyum, ruhum mücahit
| That's what I am, my soul is a mujahideen
|
| Mutluluk öldü açlıktan edildi mağlup
| Happiness died starved defeated
|
| Yüzünde tahrip izleri malum
| The marks of destruction on his face are known.
|
| Dilim atik, anlattıklarım akik
| My tongue is wasted, what I'm talking about is agate
|
| Herkese bulunur talip
| Available to everyone
|
| Herkese var bir sahip, sor O’na, sıkışma
| Everyone has an owner, ask him, don't get stuck
|
| Sen bilmezsen bilir Halik
| If you don't know, you know Halik
|
| Bu bir gerçek kesit, çok basit
| This is a real slice, it's very simple
|
| Ben buyum, ruhum mücahit
| That's what I am, my soul is a mujahideen
|
| (Sago gaz ver)
| (Sago gas)
|
| Kaz kuyuları, bul madeni
| Goose wells, bul mine
|
| Yaz medeni insanca hâlini, kâğıdın bedenine
| Write your civilized human condition on the body of the paper
|
| Nedeni ne olursa olsun, problemin kefeni beyninde bekler
| Whatever the reason, the shroud of the problem awaits in your brain.
|
| Kalbine inen acı gülmekle geçer
| The pain in your heart goes away with a smile
|
| İlacını bulmalısın
| You must find your passion
|
| Tacını takmalı, ağacını sulamalısın
| You should wear your crown, water your tree
|
| Bağcıklarını bağlamalı, yola koyulmalısın
| You gotta tie your laces, you gotta hit the road
|
| Tahriklerine aldanma şeytanın
| Do not be deceived by the devil's provocations
|
| İrade muhafızına seslen emret!
| Shout out to the guardian of will, command!
|
| Tuhaf olan iktidarı aklında yok et!
| Destroy the strange power in your mind!
|
| Servetin paha biçilmez kısmet (yo)
| Your wealth is priceless destiny (yo)
|
| Hasret, üzerine bal katılmış acılıktır
| Longing is bitterness with honey added to it.
|
| Kavuşmanın meselesi andır
| It's a matter of meeting
|
| Kapım açıktır ardına kadar, ahım göğe varan mihmandır
| My door is wide open, my soul is the mihman that reaches the sky
|
| Yapılan gaftır
| It's a blunder
|
| Çok bilen yanılır, bok yiyen anırır
| He who knows much is mistaken, the one who eats shit brays
|
| Tok fert acıkır, hokkabaz yaratır
| A full person gets hungry, creates a juggler
|
| Kelimelerimin üzerine döktüğüm sos kulağına yapışır
| The sauce I pour on my words sticks in your ear
|
| Apışırsın!
| you're gonna sneeze!
|
| Çat kaşlarını zaman gelince, diş göster iblise
| When the time comes, show your teeth to the demon
|
| Hadise ergeç çözülecek mazide kalan sis bugüne iz bırakacak
| The event will eventually be resolved, the fog of the past will leave its mark on today
|
| Giz gömülecek, his denizinde kulaç at!
| Hide will be buried, swim in the sea of feeling!
|
| Yeri gelince bat!
| Go down when appropriate!
|
| Birisi hakeder, kimisi kahreder
| Someone deserves, someone is devastated
|
| Birisi mahveder günleri
| Someone ruins the days
|
| Ez, geç kasveti!
| Crush, late gloom!
|
| Mutluluk öldü açlıktan edildi mağlup
| Happiness died starved defeated
|
| Yüzünde tahrip izleri malum
| The marks of destruction on his face are known.
|
| Dilim atik, anlattıklarım akik
| My tongue is wasted, what I'm talking about is agate
|
| Herkese bulunur talip
| Available to everyone
|
| Herkese var bir sahip, sor O’na, sıkışma
| Everyone has an owner, ask him, don't get stuck
|
| Sen bilmezsen bilir Halik
| If you don't know, you know Halik
|
| Bu bir gerçek kesit, çok basit
| This is a real slice, it's very simple
|
| Ben buyum, ruhum mücahit
| That's what I am, my soul is a mujahideen
|
| Mutluluk öldü açlıktan edildi mağlup
| Happiness died starved defeated
|
| Yüzünde tahrip izleri malum
| The marks of destruction on his face are known.
|
| Dilim atik, anlattıklarım akik
| My tongue is wasted, what I'm talking about is agate
|
| Herkese bulunur talip
| Available to everyone
|
| Herkese var bir sahip, sor O’na, sıkışma
| Everyone has an owner, ask him, don't get stuck
|
| Sen bilmezsen bilir Halik
| If you don't know, you know Halik
|
| Bu bir gerçek kesit, çok basit
| This is a real slice, it's very simple
|
| Ben buyum, ruhum mücahit
| That's what I am, my soul is a mujahideen
|
| Yeah
| yeah
|
| Benim adım Sagopa Kajmer
| My name is Sagopa Kajmer
|
| Onun adı Kolera
| His name is Cholera
|
| Burası Melankolia
| This is Melancholia
|
| İki, çift sıfır, yedi kuzen
| Two, double zero, seven cousins
|
| Yeah
| yeah
|
| İkimizi anlatan bir şey, bu şey
| Something that tells us both, this thing
|
| Hip-Hop
| Hip Hop
|
| Rap
| rap
|
| Do-re-mi-fa-sol-la
| Do-re-mi-fa-sol-la
|
| Si-do-re-mi-fa
| Si-do-re-mi-fa
|
| Fa-la-sol-la
| Fa-la-sol-la
|
| Mi-mi-la-sol
| Mi-mi-la-left
|
| Do-re-mi-fa-sol-la (fa-sol-la) | Do-re-mi-fa-sol-la (fa-sol-la) |