| + Ah, kızlar… bilirsin
| + Ah, girls… you know
|
| Ben onları seviyorum, seviyorum ve nefret ediyorum
| I love, love and hate them
|
| Anlıyor musun? | Do you understand? |
| Seviyorum ve nefret ediyorum he-he-he
| I love and I hate he-he-he
|
| — Hep öyle değil mi?
| — Isn't it always like that?
|
| Kader mi yazmış?
| Did fate write it?
|
| Silinsin tüm günahlarım
| Erase all my sins
|
| Drama yollarında köprü istikametindeyim
| I'm in the direction of the bridge on the roads of drama
|
| Ben hüzündüm, beni sen seçtin
| I was sad, you chose me
|
| Varır mı şahıma son lütuflarım?
| Will there be my last favors to my king?
|
| Kimsede aramadım gönlümün pamuk prensesini
| I didn't look for anyone, the snow princess of my heart
|
| Sen yüzümdün, beni kahrettin
| You were my face, you fucked me up
|
| (Sago konuya girer)
| (Sago gets to the point)
|
| Yaşanmışlık kolumda büyüyen bebeğin ergenlik hali
| Puberty of the baby growing on my arm
|
| Kim yırttı vesikalıkları mı (Kim?!)?
| Who tore the headshots (Who?!)?
|
| Kalbin kal köşelerinden alamazsın platonik evlatlarımı
| You can't take my platonic children from the heart corners of the heart
|
| Yarattığım turkuaz derinliğinde yüzüyorum ben
| I'm swimming in the turquoise depth I created
|
| Korkarım derinlik sarhoşluğunda vurgun yolcusuyum
| I'm afraid I'm a hitman in the deep intoxication
|
| Sonsuzluğum beni tanımadı, yalnızlığım fırtınalı
| My eternity didn't know me, my loneliness is stormy
|
| Kuklalar sepette, çek al egolarını (Çek elini!)!
| Puppets are in the basket, take away your egos (Get your hand out!)!
|
| Asi ruhum sahi geç mi kaldı yarına söyle (Kapa çeneni!)?
| Is my rebellious soul really late, tell tomorrow (Shut up!)?
|
| Ben bugünlerde evcilim
| I'm home these days
|
| Sencil olmanın sakıncasında düşün nöbetleri
| Thinking fits when you don't mind being selfish
|
| Voltasını atar vardiyalı bir işçi
| A shift worker who throws his volts
|
| Devir vakti gece yarısı böldüm uykularımın nadide hediyelerini (Böl!)
| At midnight I split the precious gifts of my sleep (Divide!)
|
| Bende saklı sırların, ki içime sindi hırslarım
| Your secrets hidden in me, that my ambitions permeated me
|
| Cephanelikte mermi bitti, belki bundandır ki tırsarım
| I ran out of bullets in the arsenal, maybe that's why I'm afraid
|
| Kansere yenik düşmesin umutlarım
| I hope not to succumb to cancer
|
| Hücrelerimi yerine koy, şakası yok savunmasızlığın!
| Put my cells back, your vulnerability is no joke!
|
| Yalancının konuştuğu lisan daim yalanca
| The language the liar speaks is always a lie
|
| Kancamı taktığım gerçekler mi palavra?
| Is it the facts that I'm hooked on?
|
| Bu espiride yok şaka, insanlık kadavra
| No joke in this joke, humanity is a cadaver
|
| Şiirbazın sopası elinde «Abrakadabra!»
| "Abrakadabra!"
|
| Kader mi yazmış?
| Did fate write it?
|
| Silinsin tüm günahlarım
| Erase all my sins
|
| Drama yollarında köprü istikametindeyim
| I'm in the direction of the bridge on the roads of drama
|
| Ben hüzündüm, beni sen seçtin
| I was sad, you chose me
|
| Varır mı şahıma son lütuflarım?
| Will there be my last favors to my king?
|
| Kimsede aramadım gönlümün pamuk prensesini
| I didn't look for anyone, the snow princess of my heart
|
| Sen yüzümdün, beni kahrettin
| You were my face, you fucked me up
|
| Drama yolları taşlı, geliyor kara kaşlı
| The paths of drama are stony, it's coming with black eyebrows
|
| Arkadaşlıklar neden en az bir çıkara dayalı?
| Why are friendships based on at least one interest?
|
| Yırtık kalbim yamalı
| My torn heart is patched
|
| Dostlarımın ücreti pahalı
| My friends are expensive
|
| Ödemek zor geride kalan tüm hesapları
| Hard to pay all accounts left behind
|
| Şu günlerde pamuk prensesin gözleri yaşlı
| Snow White's eyes are old these days
|
| Özrüm içinde pranga yemiş zanlı
| Suspect in shackles in apology
|
| Yine de sahipliğim içinde varolan duygularım canlı
| Still, the feelings that exist in my possession are alive.
|
| Sanırım en son Karadeniz’de gemilerim battı
| I think my ships sank in the Black Sea for the last time.
|
| Kanımca her şey yapmacıktı
| I thought everything was fake
|
| İstila komandoların bedenimi sardı
| Invasion commandos engulfed my body
|
| Askerlerim silahsızdı, bu nedenle kalelerim az zamanda hırpalandı
| My soldiers were unarmed, so my castles were battered in a short time
|
| Kara listem okunaklı, sonuçlar dokunaklı
| My blacklist is legit, the results are poignant
|
| Son celsede boşadım aşkımı
| I divorced my love in the last session
|
| Elimin tersiyle düz ettim tüm kırışıklıkları
| I smoothed all the wrinkles with the back of my hand
|
| Tadilatta kalbimin boş beyaz sarayları
| Empty white palaces of my heart in renovation
|
| Yaşlı, taş çocuk kırdı sevdiği tüm oyuncakları
| The old stone boy broke all the toys he loved
|
| Kader mi yazmış?
| Did fate write it?
|
| Silinsin tüm günahlarım
| Erase all my sins
|
| Drama yollarında köprü istikametindeyim
| I'm in the direction of the bridge on the roads of drama
|
| Ben hüzündüm, beni sen seçtin
| I was sad, you chose me
|
| Varır mı şahıma son lütuflarım?
| Will there be my last favors to my king?
|
| Kimsede aramadım gönlümün pamuk prensesini
| I didn't look for anyone, the snow princess of my heart
|
| Sen yüzümdün, beni kahrettin
| You were my face, you fucked me up
|
| Kader mi yazmış?
| Did fate write it?
|
| Silinsin tüm günahlarım
| Erase all my sins
|
| Drama yollarında köprü istikametindeyim
| I'm in the direction of the bridge on the roads of drama
|
| Ben hüzündüm, beni sen seçtin
| I was sad, you chose me
|
| Varır mı şahıma son lütuflarım?
| Will there be my last favors to my king?
|
| Kimsede aramadım gönlümün pamuk prensesini
| I didn't look for anyone, the snow princess of my heart
|
| Sen yüzümdün, beni kahrettin
| You were my face, you fucked me up
|
| Rap Genius Türkiye | Rap Genius Turkey |