| Güneş battı yine
| the sun went down again
|
| Kollarımda bir boşluk kaldı
| There's a space left in my arms
|
| Bu bankta zamanında gülümseyen biri vardı
| There used to be someone smiling on this bench
|
| Simit attım yine
| I threw a bagel again
|
| Besleyip baktığım martılara
| To the seagulls that I feed and care for
|
| Bir daha bakmam yanımda yoksan
| I won't look again if you're not with me
|
| Ah elini tutsam bir soru sorsam bir daha baksan
| Ah, if I hold your hand and ask a question, if you look again
|
| Günahıma girmeden beni tekrar sever misin
| Will you love me again without sinning
|
| Vah sakın konuşma cevap hayırsa dönmüyorsan
| Wow don't talk if the answer is no if you don't come back
|
| Yüzüme bile bakmadan ne olur gider misin
| What would you do without even looking at my face?
|
| Dönüp baktım yine elimde bir tek resmin vardı
| I turned and looked again, I had only one picture in my hand
|
| Gülüşüne baktıkça içimi hüzünler sardı
| As I looked at your smile, I was filled with sadness.
|
| Bilet aldım yine izleyip de ağladığın aşk filmine
| I bought a ticket to the love movie that you watched and cried again
|
| Bir daha almam yanımda yoksan
| I won't take it again if you're not with me
|
| Ah elini tutsam bir soru sorsam bir daha baksan
| Ah, if I hold your hand and ask a question, if you look again
|
| Günahıma girmeden beni tekrar sever misin
| Will you love me again without sinning
|
| Vah sakın konuşma cevap hayırsa dönmüyorsan
| Wow don't talk if the answer is no if you don't come back
|
| Yüzüme bile bakmadan ne olur gider misin | What would you do without even looking at my face? |