| Yudum Yudum (original) | Yudum Yudum (translation) |
|---|---|
| Dön bir bak nasıl gülerdik eskiden | Turn around and see how we used to laugh |
| Karanlık bu aşkın tabiatında yokken | When darkness is not in the nature of this love |
| Tarifsiz acılar bile hep sende son bulurken | Even the indescribable pain always ends in you |
| İkimiz de bak aşkı içimizde yaşıyor olduk | We both have been living the love inside of us |
| Bir yanım sana fena kızgın, bir yanım sana hala feda | Part of me is so angry with you, part of me is still sacrificed for you. |
| E arada bir sor bari, gereklerini yerine getirelim aşkın | At least ask once in a while, let's fulfill your requirements, love |
| Sana çok kızmış olsam da seni geri çeviremiyorum | Even though I'm very angry with you, I can't turn you down |
| Öfkeyle kalkıp otursam da zararını seviyorum | Even if I get up and sit down in anger, I love the harm |
| Yar elinden aşk canımı yaksa da yudum yudum | Even if love hurts my hand, I sip sip |
| Bu çıldırmış hikâyelerin bir mutlu sonu var mı? | Do these crazy stories have a happy ending? |
| E o bize uyar mı? | Does it suit us? |
