| Kırk Yılda Bir Gibisin (original) | Kırk Yılda Bir Gibisin (translation) |
|---|---|
| Bu saatten sonra fark etmez, | It doesn't matter after this time, |
| Doğrusu yordamıyla, | Indeed, by the way |
| Çözeriz biz artık, | We will solve it now, |
| Geçmişindeki hikaye beni üzmez, | The story in your past does not upset me, |
| Nasılsa yenisini yazıyoruz artık, | Anyway, we're writing a new one now, |
| Gözümün önünde binbir,, | A thousand and one before my eyes, |
| İnandığım aşk var ki | I believe there is love |
| Devirmez mi dağları | Doesn't it topple the mountains |
| Sen yaz yeter ki akılda kalanları | You just write the ones that stay in mind |
| Tamamlarız eksiğini | We make up for your lack |
| Gediğini ayrı ayrı | Separately, |
| Ve her şeye tepki diye | And in response to everything |
| Dünyaya gelmişsin | you were born |
| Nasıl zarafet allah’ım çok güzelsin | How graceful my god you are so beautiful |
| Biraz kusur be bari olan var olmayan var | There is a little fault |
| Ayarı yok harbi kırk | There's no setting, it's forty |
| Yılda bir gibisin | You're like once a year |
