| Sıfır Tolerans (original) | Sıfır Tolerans (translation) |
|---|---|
| Her şey burada bitti | it's all over here |
| Toparlan gidiyorsun | pack up, you're leaving |
| Zamana bırakmadım | I didn't leave time |
| Tehlike arz ediyorsun | you are dangerous |
| Suçüstü tövbeler | repentance of guilt |
| Kalbe ağır darbeler | heavy blows to the heart |
| İlahi sevgilim | my divine darling |
| Sen kimi kandırıyorsun | who are you kidding |
| Yalnızlık bu ilişki | Loneliness this relationship |
| Bu ne yaman çelişki | What a terrible contradiction |
| Ki senden sakınmadım | That I did not avoid you |
| Ben hep gözü karaydım | I was always blind |
| Bir tatlı tesadüfken | A sweet coincidence |
| Şimdi acı tecrüben oldum | Now I've been your bitter experience |
| Ben de yanıldım | I was wrong too |
| Sen hep biraz yalandın | You were always a little lie |
| Sıfır tolerans, hadi git durma | Zero tolerance, let's go don't stop |
| Yüreğim soğudu, yakamam bir daha | My heart is cold, I can't burn again |
| Kısasa kısas, aşk alır verdiğini | Take tit for love, love takes and gives |
| Acısı kalır son sözü söyleyenin | The one who has the last word will suffer |
| Sıfır tolerans, hadi git durma | Zero tolerance, let's go don't stop |
| Yüreğim soğudu, yakamam bir daha | My heart is cold, I can't burn again |
| Kısasa kısas, aşk alır verdiğini | Take tit for love, love takes and gives |
| Acısı kalır son sözü söyleyenin | The one who has the last word will suffer |
