| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme!
| Don't be nervous when the one with the mouth speaks!
|
| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme!
| Don't be nervous when the one with the mouth speaks!
|
| Sabrım yok, sabrım yok, sınanmak yok
| No patience, no patience, no testing
|
| Vakit çalan hırsız bol
| Lots of thieves stealing time
|
| Filmin sonu kötü yol
| The end of the movie is bad road
|
| Senelerdir söylüyo'm
| I've been saying for years
|
| Parti boy, sakin ol
| Party boy, take it easy
|
| Kesin sonun overdose
| sure end overdose
|
| IG pislik pozla dolu
| IG is full of scumbag posing
|
| Gerçekte kaşarlı tost
| Real Cheddar Toast
|
| Üstüm kir toz
| My dust is dust
|
| Beynim psikoz gibi bir sor bana
| My brain is like psychosis ask me
|
| Kin dolu nefretim içi bir ton
| A ton for my vindictive hatred
|
| Kendi kendinize King Kong’sunuz
| You yourself are King Kong
|
| Ama benim için sadece pinpon topu
| But for me it's just ping pong ball
|
| Sanarsın cepleri trilyon dolu
| You think their pockets are full of trillions
|
| Yetenek, özveri, vizyon konu
| Talent, dedication, vision
|
| Bunu gördü on iki sene mikrofonum
| He saw this twelve years my microphone
|
| Beni ünlü yapan belki TikTok olur
| Maybe TikTok will make me famous
|
| Ama hislerim en büyük hipnoz yolum
| But my feelings are my greatest hypnosis way
|
| Piyasanız bir sürü sikko dolu
| Your market is full of coins
|
| Beni dışında tutun aga girmiyorum
| Keep me out but I'm not getting in
|
| Kendi iç sesimi dinliyorum
| I'm listening to my own inner voice
|
| Kendi hislerimi dinliyorum
| I'm listening to my own feelings
|
| Kendi kendimeyim her daim
| I'm on my own all the time
|
| Açıp sizi değil kendimi dinliyorum
| I'm listening to myself, not you
|
| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme!
| Don't be nervous when the one with the mouth speaks!
|
| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme!
| Don't be nervous when the one with the mouth speaks!
|
| Sadık ol, sadık ol
| be faithful, be faithful
|
| Geçmişinden kaçtın korkup
| You ran away from your past
|
| Sandın dost, herkes aldı birden yol
| You thought, friend, everyone suddenly took the road
|
| Kaldırmıyor midem bro
| My stomach can't take it bro
|
| Taviz yok, şükür karnım tok
| No compromise, thank god I'm full
|
| Stokta bir sürü mermim bol
| I have lots of bullets in stock
|
| Arabamlayım her gün son gaz
| I'm in my car every day at the last gas
|
| Artık kira gibi derdim yok
| I don't have to worry about rent anymore
|
| Hatta minimumdayım
| I'm even at the minimum
|
| Hiç düşünmüyorum park yeri bulmayı falan
| I don't even think about finding a parking space or anything.
|
| Aga hayatımla baş başayım
| But I'm alone with my life
|
| Benimle plan kurmayın
| Don't make plans with me
|
| Patladı mayınlar elinle dizdiğin
| The mines exploded with your hand.
|
| Kopardım ipi olacakları izleyin
| I cut the rope watch what happens
|
| Sırtım pek yere gelmez düzdeyim
| My back doesn't go anywhere, I'm straight
|
| Sabır sınırı; | the limit of patience; |
| doksan dokuz, yüzdeyim
| ninety-nine percent
|
| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme!
| Don't be nervous when the one with the mouth speaks!
|
| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme!
| Don't be nervous when the one with the mouth speaks!
|
| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme!
| Don't be nervous when the one with the mouth speaks!
|
| Korktuğun bütün her şey başa geldiğinde
| When all that you fear is over
|
| Lazım olan herkes başka biriyle
| Anyone who needs someone else
|
| Tutmayacağını bildiklerin sözler verdiğinde
| When you make promises you know you won't keep
|
| Ağzı olan konuşunca gerilme! | Don't be nervous when the one with the mouth speaks! |