| Sevgilim, sarılıp yatmak mümkün değil
| Darling, it's impossible to snuggle
|
| Bende senden kalan hayaller
| I have dreams of you
|
| Hâlbuki sen or’da, şehrimde gerçekten varsın
| Whereas you really exist in my city
|
| Etinle, kemiğinle ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağızın
| Your red mouth, from which I am deprived of your flesh, bone and honey
|
| Kocaman gözlerin gerçekten var
| You really have big eyes
|
| Ve asi bir su gibi teslim oluşun
| And surrender like a rebellious water
|
| Ve beyazlığın ki
| And that of whiteness
|
| Dokunamıyorum bile
| I can't even touch
|
| Bugün nazlı sevdiğimin allı günüdür
| Today is the six days of my coy lover
|
| Taze gelin sevdiğimin pulu gülüdür
| Fresh bride is the stamp rose of my beloved
|
| Fidan boynun yuvasından uçma günüdür
| It is the day to fly from the nest of the sapling neck
|
| Allı gelin gidişlerin yanma günümdür
| Six brides are my burning day
|
| Gelino, hoy gelino
| Gelino, hoy brideo
|
| Yolun açık olsun canım gelino
| May your way be clear, my dear bride
|
| Gelino, hoy gelino
| Gelino, hoy brideo
|
| Bahtın açık olsun canım gelino
| Good luck my dear bride
|
| Yola çıktın gidiyorsun taze gelinim
| You're on your way, my fresh bride
|
| Bugün bahar kokuyorsun pullu gelinim
| You smell spring today, my scaly bride
|
| Fidan boynun yuvasından uçmak günüdür
| It is the day to fly from the nest of the sapling neck
|
| Eller gibi vedalaşmak olmaz gelinim
| No goodbye like hands, my bride
|
| Gelino, hoy gelino
| Gelino, hoy brideo
|
| Yolun açık olsun canım gelino
| May your way be clear, my dear bride
|
| Gelino, hoy gelino
| Gelino, hoy brideo
|
| Bahtın açık olsun canım gelino
| Good luck my dear bride
|
| Gelino, hoy gelino
| Gelino, hoy brideo
|
| Yolun açık olsun canım gelino
| May your way be clear, my dear bride
|
| Gelino, hoy gelino
| Gelino, hoy brideo
|
| Bahtın açık olsun… | Good luck… |