| Zamanla (original) | Zamanla (translation) |
|---|---|
| Sana yazıp sana çizip söylediğim bu cümleler | These sentences that I wrote to you and drew and said to you |
| Gömer beni karanlığa üstümü örter | Buries me, covers me in the dark |
| Bilmiyorsun nasıl yanar kalbim nasıl söner | You don't know how it burns how my heart goes out |
| Sevmek ne tuhaf eylemmiş bitmezken mesafeler | What a strange act to love, the distances are endless |
| Zamanla alışabilirim | I can get used to it in time |
| Zamanla tanıyabilirim | I can know in time |
| Dün sabah resmini duvarıma astım | I hung your picture on my wall yesterday morning |
| Uyanınca ilk seni görebilmek için | To see you first when you wake up |
| Dün sabah yüzde yetmişim dalgalı uyandım | I woke up with seventy percent waves yesterday morning |
| Mutfağa koştum yanarak için için | I ran to the kitchen burning to sigh |
| Zamanla alışabilirim | I can get used to it in time |
| Zamanla tanıyabilirim | I can know in time |
